ABD'den Org. Başbuğ'a Açık Mesaj - Hasan Salih Gündüz
ABD, Başbuğ’un restini görmüştür. Bu arada… Yiğitliği tartışılır Bulut Efendi, Başbuğ’un hiçbir şey bilmediğini felsefi göndermeyle ima ederek, aklı sıra onu hafife almakta ve biat ettiği güçler adına “hodri meydan” demektedir. Bulut’un bu taraf oluşu, kayınpederi Zeybek Bey’in ABD’ye gidip Amerikalı Hocanın elini öpüşünden sonra hiç de tesadüfi görünmemektedir. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenaabilify abilify alkohol abilifymicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgkamagra kamagra wikipedia kamagra gel
|
Türkiye’de usulsüz ve hukuksuz dinleme olayları eskiden beri şikayet edilen ve bitmeyen bir sorundu. Ancak TİB’in (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) kurulmasını müteakiben bırakın sorunun hallolmasını, suistimal iddiaları daha da artarak içinden çıkılmaz bir hâl aldı.
ABD, Başbuğ’un restini görmüştür. Bu arada… Yiğitliği tartışılır Bulut Efendi, Başbuğ’un hiçbir şey bilmediğini felsefi göndermeyle ima ederek, aklı sıra onu hafife almakta ve biat ettiği güçler adına “hodri meydan” demektedir. Bulut’un bu taraf oluşu, kayınpederi Zeybek Bey’in ABD’ye gidip Amerikalı Hocanın elini öpüşünden sonra hiç de tesadüfi görünmemektedir. Toparlarsak efendim… ABD, yeni planları çerçevesinde NATO konsepti içindeki Türk Ordusu’nun yapısını ve temel dinamiklerini değiştirmek istemektedir. Çünkü TSK ilkeleri ve duruşuyla ABD’nin bölgesel çıkarları ve hedefleri için bir engel ve tehdit olarak görülmektedir. Bu çok açıktır. Bunun için yerli taşeronlar vasıtasıyla yaptıkları saldırılar bitmeyecektir. NATO çatısı
altında gerçekleştirilen bu son komplo ortaya koymuştur ki, Sayın
Başbuğ’un bir karar vermesi gerekmektedir. Sayın Başbuğ genç subaylara “şövalye gibi olmalısınız” dediğine göre, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de Cumhuriyet’in “Son Lejyon”u olduğunun sanırım farkındadır.
Türk Milleti Karar Aşamasında Sayın Bülent Arınç, yargı kriziyle ilgili olarak Hükümet adına yaptığı açıklamada “Türkiye Cumhuriyeti, yargıçlar devleti değildir.” demiş. Zat-ı âlileri haklıdır. Fakat görünen itibariyle yargıçların da bu tür iddia ve talepleri söz konusu değil. Ancak Sayın Arınç’a sormak lazım gelir: Türkiye şeyhler, dervişler, müritler devleti midir? Yoksa sizce böyle mi olması gerekmektedir? Hani cemaati soruşturulan Mahmut Hoca’nın elini eteğini öptüğünüze göre, sizin gibi bir hukukçu da bu sürece dair “ihsas-ı rey”de bulunmuş olmuyor mu?... Peki vatandaşın reyi, millî ve tam bağımsız bir hukuk devletinden yana mı, yoksa Batı güdümlü ılımlı ruhban sınıfının örtülü egemenliğindeki bir rejimden yana mı?... Zannediyorum ki, devlet sistemimizin geleceğine dair karar aşamasında cevaplanması gereken temel soru budur.
|