Siyaset4 Nisan 2008 00:00

Açık İstihbarat Cemaat Pravdası Aksiyon'u Eğitiyor

Aksiyon Dergisi ; Açık İstihbarat yazarlarından Behiç Gürcihan'ın 2004 yılında kaleme aldığı Yeni Milis raporu üzerinden , "Ergenekon" soruşturmasını yönlendirmeye ve saptırmaya yönelik yeni bir "habere" imza attı. 2004 yılında kaleme alınan ve 2007 yılında geleceğimiz noktayı 3 sene önceden öngören rapor; vatanseverleri içlerine sızacak, "Can Polat" tiplemelerine ; "Kurtuluş Savaşı" romantizmine ve "kurşun geleneği"ne karşı uyararak sakin, meşru, uzun vadeli ve akla dayalı mücadele yöntemleri benimsemeleri gerektiği tespitinde bulunuyor. Bu raporu çarpıtan Aksiyon; Açık İstihbarat'ı "Ergenekon operasyonu" ile özdeşleştirmeye çalışanların şapkasından çıkardığı son tavşanla kamuoyuna niyet çektiriyor : ya çıkarsa! coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardscialis coupons printable link discount prescription drug cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectsmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Açık İstihbarat Cemaat Pravdası Aksiyon'u Eğitiyor

Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  04.04.2008
   

Aksiyon Dergisi ; Açık İstihbarat yazarlarından Behiç Gürcihan'ın 2004 yılında kaleme aldığı
Yeni Milis raporu üzerinden , "Ergenekon" soruşturmasını yönlendirmeye ve saptırmaya yönelik yeni bir "habere" imza attı.

2004 yılında kaleme alınan ve 2007 yılında geleceğimiz noktayı 3 sene önceden öngören rapor; vatanseverleri içlerine sızacak, "Can Polat" tiplemelerine ; "Kurtuluş Savaşı" romantizmine ve "kurşun geleneği"ne karşı uyararak sakin, meşru, uzun vadeli ve akla dayalı mücadele yöntemleri benimsemeleri gerektiği tespitinde bulunuyor. Bu raporu çarpıtan Aksiyon; Açık İstihbarat'ı "Ergenekon operasyonu" ile özdeşleştirmeye çalışanların şapkasından çıkardığı son tavşanla kamuoyuna niyet çektiriyor : ya çıkarsa!

Aşağıda tam metnini bulacağınız bölüm, Aksiyon'un son sayısında "Derin Sol Tertip" başlıklı haberde alt başlık olarak yeraldı.

Bazıları yaşanan sürecin; henüz güvenlik birimleri kendilerini dosya ile beslemeye başlamadığı için farkında değilken, okuyucularını "Gladio'ya Mektuplar" (bkz. Gladio'ya Mektup IV : Operasyon Fetullah'a ve Yalova'ya Uzanır mı?) başlığı altında doğrudan Gladio'yu hedef alan yazıları ile bilgilendiren Behiç Gürcihan'ın 2004 yılında kaleme aldığı "Yeni Milis" raporunu çarpıtarak mevcut sürecin kaynaklarından biri olarak göstermeye çalışan Aksiyon zihniyeti cahilliği ve ezberciliği ile okuyucularını yine yanlış bilgilendirdi.

Türk medyasının kalitesinin yükseltilmesinin vatanseverliğin/milliyetçiliğin/ulusalcılığın ana hedeflerinden birisi olması gerektiğine inanan Açık İstihbarat misyonu çerçevesinde Aksiyon'u eğitmek boynumuzun borcudur.

Aksiyon'un haber görüntüsü verdiğin propaganda parçasında aşağıdaki ifadeler yeralıyor :

Güvenlik güçlerine göre Ergenekon’u yöneten sol kanadın cümleleri bunlar. Örneğin bu raporu yazan şahıs hâlâ hukukî anlamda hakkında işlem başlamayan, deşifre olmayan sol kanattan.

Bunlar "Ergenekonu yönete sol kanadın" değil, 1998 yılından beri çeşitli mecralarda onlarca rapor ve yazı kaleme alan Behiç Gürcihan'ın cümleleri.

Behiç Gürcihan; bırakın bu örgütün sol kanadının üyesi olmayı , "Ergenekon" olarak kodlanan ve kuyruğundan tuttuğunuz için yılan sandığınız bu fili yıllardır sitesinde deşifre eden ; "Gladio'ya Mektuplar" başlıklı yazı serisinde de okuyucularını sürecin dinamiklerinin arka planı konusunda bilgilendiren bir isim.

Ne yazık ki; medyayı köşe bucak sarmış cahiller yüzünden birileri gerçek Gladio'yu, "Ergenekon" operasyonu ile perdelerken; kuruların yanında yaşlar da yanıyor "Yeni Nato, Yeni Gladio" safralarını atma fırsatı buluyor.

Ayrıca "raporu yazan şahıs hala hukuki anlamda hakkında işlem başlamayan biri" ifadesi kullanılmış.

Doğrudur.

Behiç Gürcihan hakkında 27 Haziran 2007'de hukuki değil gayr-i hukuki bir işlem başlatıldı; sokak ortasında kelepçelenerek gözaltına alındı ve dört gün gözaltında tutulduktan sonra sevkedildiği mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı ve şimdi Godot'yu bekler gibi o da neyle suçlanacağı öğreneceği iddianamenin hazırlanmasını beklemekte.

Aksiyonun haberinden bir diğer bölüm :

Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Zekeriya Öztürk gibi isimler operatif milisi, Sevgi Erenol gibi isimler sosyal milisleri temsil ediyor.

Güvenlik güçlerinin sermaye milisleri konusunda ise iki cevabı var.

Yerli tahsilât yapanlar (mafya ve çete yapılanmalarını kullananlar) ve dış kaynak temin edenler.

Rapordan alıntı yaptığımız son cümle de hayatî.

Güç birliği, yani Vatansever Kuvvetler Güç Birliği (VKGB) versiyonu yapılanmaların devrinin kapandığını düşünen bu ‘derin sol’ zihniyet, bunun yerine Vatansever Kuvvetler Güç Ağı (VKGA) aşamasında mücadeleyi öneriyor.

Aksiyon;

Muzaffer Tekin'le üç ; Sevgi Erenerol'la iki kez görüşmüş,

Zekeriya Öztürk'le kavgalı ve Muzaffer Tekin'le ilgili olay sırasında oynadığı rolü

Tekin İntihar Etmeden Bir Gece Önce, Bir Gece Sonra yazısı ile deşifre etmiş;


"Kuva-i Milliye Hareketi : Görüldü; Onaylandı (Vatanseverlikle Vatanhainliği arasında Vataneblehliği)

gibi yazıları ile her yerde türeyen bu tarz yapıların sakıncaları ve sahteliği konusunda kamuoyunu uyarmış bir ismin nasıl olup da bu isimler ve yapılara bir örgüt koçluğu yapmış olduğunu açıklamıyor tabi.

Sermaye milisliğini

klasik kar-zarar güdülerinden arınmış bir şekilde, ülkenin üretim altyapısının ülkenin geleceği için yeniden kurulması adına sermaye koalisyonları kuran bir vizyona sahip olmak

olmak olarak tanımlayan raporu ; kimilerin hangi akla hizmet "tahsilat yapan" ve "dış sermaye sağlayan" mafyöz yapılarla bağdaştırdığı ise Aksiyon'un cevaplamak zahmetinde bulunduğu bir diğer soru.

Niye cevaplasın ki; emir büyük yerden : "Yazılacak, yaz"

Yeni Milis raporunun;

vatanseverlerin içine sızılıp , manipule edilebilecek "güç birliği" yapıları yerine , manipule edilmesi ve provoke edilmesi daha zor "güç ağı" yapıları kurmaları gerektiği yolundaki tamamen mantıksal önerisini ;

"Vatansever Kuvvetler Güç Birliği" ve "Vatansever Kuvvetler Güç Ağı" gibi yapılarla özdeşleştirmeye çalışarak raporun içeriğini çarpıtan Aksiyon en önemli çarpıtmasını ise aşağıdaki satırlarla yapıyor :

Milislerin banka “hack” edecek kadar bilgili, infaz yapacak kadar soğukkanlı bir ‘Can Polat’ tiplemesi mantığıyla yetiştirilmesini salık veriyor.

Çarpıtmanın niteliğini net kavramanız adına Yeni Milis raporundaki ilgili bölümü aynen aşağıya alıyoruz :

Vatan için kurşun atmak veya yemenin “romantizmi” ve “kahramanlığı” bir yana; Kurtlar Vadisi gibi fenomenlerin halkın önüne servis ettiği imaj galerisi; bir yandan gerçekleri ortaya çıkarmak için banka “hack” edecek kadar bilgili, diğer taraftan infaz yapacak kadar soğukkanlı bir Can Polat tiplemesini önplana çıkarmaktadır.

Böyle bir ortamda; ortalıkta “kurşun” geleneğini savunanların sayısının artması ve bu yöntemin taraftar toplaması şaşırılacak bir şey olmayacaktır. Başta da uyardığımız üzere; küresel dönüşümün Türkiye ayağına “kanları” pahasına direnecek olanların haritası da işte bu zaaf üzerinden çıkarılmaya çalışılmaktadır.

“Kurşun” geleneğine sarılmaya meyilli olanların, nihayetinde ülkelerinden ve kendilerinden önce başkalarına hizmet edeceği tarih boyunca ortaya koyulmuş net bir gerçektir.

Görüldüğü üzere; Yeni Milis raporu "Kurtlar Vadisi" fenomeninin "banka hack edecek kadar bilgili , diğer taraftan infaz yapacak kadar soğukkanlı bir Can Polat" özendirmesi yaptığına dikkat çekerek, bunun getireceği tehlikenin altını çiziyor ve uyarıyor :

“Kurşun” geleneğine sarılmaya meyilli olanların, nihayetinde ülkelerinden ve kendilerinden önce başkalarına hizmet edeceği tarih boyunca ortaya koyulmuş net bir gerçektir.

Yeni Milis'in bu içeriğini alıp;

"Can Polat tiplemesi mantığı ile yetiştirilmesi salık veriliyor"

diye çarpıtmak için cemaat pravdası olmak gerekiyor.

Cemaat pravdası Aksiyon'un "haberi" Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Doç. Dr. Ümit Sayın'la ilgili yine bir çarpıtmayla son buluyor.

Aksiyon'a göre Doç. Dr. Ümit Sayın güvenlik güçlerinin not defterinde "Teknoloji ve bilgi milisi" kategorisinde.

Tabi Aksiyon ; Doç. Dr. Ümit Sayın ile Yeni Milis raporunun yazarı Behiç Gürcihan'ın mahkemelik olduğunu açıklamak gereği duymuyor.

Güvenlik güçlerinin not defterinde bu da var ama bunu açıklamak;

çoğu birbiri ile kavgalı,
çoğu birbirini bir kere bile görmemiş ;
çoğunun ilişkisi sohbetin ötesine geçmemiş insanları "Ergenekon" olarak kodlanan bir torba operasyonla "çete/terör örgütü" olarak damgalamak isteyenlerin işine gelmiyor.

"Birbirinden bağımsız hareket edebilen yüzlerce birimden oluşan"

tarzı ifadelerle dünyanın en ilginç "birbirinden habersiz bireylerden oluşan örgüt" tanımlamasını yapmaya çalışanların ;

"Yeni Milis" gibi vatanseverleri kurşuna değil akla ve meşruluğa davet eden bir metni çarpıtma çabaları Ergenekon soruşturmasını çarpıtmak ve yönlendirmek isteyenlerin gelip tıkandığı noktayı bir kez daha gözler önüne seriyor.

Son aylarda Açık İstihbarat'ı "Ergenekon" ile özdeşleştirmeye çalışan "haberlerin" altına imza atan diğer cemaat pravdası Zaman gazetesinin ardından Aksiyon'un bu yeni incisini aşağıda tam metni ile bilginize sunuyoruz.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BANKA HACK’LEYEN ‘CAN POLAT MİLİSLER’

Ergenekon dava dosyasına giren binlerce belgeden biri olan ‘Yeni Milis’ başlıklı raporda bu ‘ulusalcı’ meczediliş şu cümlelerle özetleniyor: “Türkiye, izleyenleri hayrete düşüren bir dönemeçten geçmekte, PKK’nın devletle muhatap edildiği, Leyla Zana’nın Diyarbakır’da lider gibi karşılandığı sahneler yaşanırken, millet, Türkiye’nin sürüklendiği küresel girdapta fındık kabuğuna dönüşmesine engel olacağı yönünde bazı kurumlara duyduğu güveni ya rafa kaldırdı ya da kaldırmak üzere. Böyle bir ortamda ‘vatanı kurtarmak’ gittikçe kahve sohbeti malzemesi olmaktan çıkıp, belli dinamiklere doğru kanalize edilen patlamaya hazır bir enerji olarak havada asılı duruyor.” Dört önemli başlığa dikkat çekilen bu raporun ilk bölümünde bugün karşı karşıya olduğumuz Ergenekon yapılanmasının adeta mantığı kurgulanıyor. Ve o dört tespit şöyle sıralanıyor: “Kurşun geleneği: En sona saklanmalı, vatanı kurtarmaya soyunanlar parçalamak isteyenlerin maşası haline gelir. Vatanperverler: Bir direniş/mücadele zemini şimdiden oluşturmalı; mücadele akıllı, uzun soluklu olmalı, iç ve dış meşruiyetini üretmeli. Midesi ile düşünen topluma, Kurtuluş Savaşı referansı yetmez, uygun parametrelerle yeni bir organizasyon inşa edilmeli. Kurşundan önce akıl devreye sokulmalı: Bilgi, teknoloji, sermaye ve sosyal ilişki alanında çalışacak özel yeni milisler oluşturulmalı. Vatanperver güçlerin, güçlerini asimetrik olarak uygulayabilecekleri nefeslerini zamana yayacakları bir mücadeleye girişilmeli. Güç birliği değil, güç ağı oluşturulmalı.”

Güvenlik güçlerine göre Ergenekon’u yöneten sol kanadın cümleleri bunlar. Örneğin bu raporu yazan şahıs hâlâ hukukî anlamda hakkında işlem başlamayan, deşifre olmayan sol kanattan. Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Zekeriya Öztürk gibi isimler operatif milisi, Sevgi Erenol gibi isimler sosyal milisleri temsil ediyor. Güvenlik güçlerinin sermaye milisleri konusunda ise iki cevabı var. Yerli tahsilât yapanlar (mafya ve çete yapılanmalarını kullananlar) ve dış kaynak temin edenler. Rapordan alıntı yaptığımız son cümle de hayatî. Güç birliği, yani Vatansever Kuvvetler Güç Birliği (VKGB) versiyonu yapılanmaların devrinin kapandığını düşünen bu ‘derin sol’ zihniyet, bunun yerine Vatansever Kuvvetler Güç Ağı (VKGA) aşamasında mücadeleyi öneriyor. “Psikolojik harekâtla profili düşürülemeyecek isimsiz, cisimsiz, parametrik iletişim ve hareket protokollerine göre, merkezi direktif ve koordinasyon olmadan hareket edecek yapılanmalar acilen oluşturulmalı.” deniliyor. Milislerin banka “hack” edecek kadar bilgili, infaz yapacak kadar soğukkanlı bir ‘Can Polat’ tiplemesi mantığıyla yetiştirilmesini salık veriyor. Ergenekon’dan başlamak üzere çete ve derin devlet unsurlarına operasyon yapan istihbarat birimleri, şimdilerde sessiz sedasız isimsiz-cisimsiz kurulan hemşehri ve spor dernekleri ile sivil toplum adıyla gerçek hayatta ve sanal âlemde oluşturulan grup, dernek ve oluşumları da yakından izliyor. Yani yeni stratejinin derinliği takip altında.

Yetkililer beş milis tipinin de Ergenekon etrafında rahatlıkla bulunduğu kanaatinde: “Bilgi, teknoloji, sermaye, sosyal ve operatif milisler.” Ve bunların içinde sadece sermaye ve operatif milis tiplemeleri sağcı, milliyetçi, ulusalcı, ülkücü çizgide. Sauna, Atabeyler, Danıştay ve Dink cinayeti, Malatya hadiselerinde ‘milliyetçi hassasiyetler’ ile ortaya çıkan tetikçi takımını bu kategoride görmek gerekiyor. Geri kalan yapı sol tandanslı. Örneğin Doç. Dr. Ümit Sayın’ın güvenlik güçlerinin not defterindeki yeri bilgi ve teknoloji milisliği kategorisine giriyor. İstihbarî bilgilere göre teknoloji milisi niteliğinde 4 bin 500 sanal kimlik var. Bunlar ulusalcı, vatansever siteler, mail grupları ve gazete haberlerinde yazdıkları ‘seri yorumlarla’ boy gösteriyor. Teknolojiyi iyi kullanan bu ekibin gerçek şahıs sayısının 30-35 olduğu tahmin ediliyor. ‘Eyleme’ bulaşmayan, ancak karar alıcı ya da karar alıcıları etkileyen bu tip kaç milis var sorusunun cevabı ise muhtelif.

(Aksiyon - 01 Nisan 2008)




 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008