Siyaset7 Mayıs 2007 00:00

Sancak ve Kılıç - Hüseyin Mümtaz

O teğmen o yıllar gönlündeki coğrafyanın sınırlarını kılıcıyla çizerdi. Yerküre, hayallerine dar gelirdi. O yıllar her teğmen öyleydi.. Tıpkı şimdikiler gibi.. Rütbesi ne olursa olsun her subayın gönlünde Harbiye'den yeni mezun olduğu günün teğmen ruhu yaşar.. new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponscoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscleocin 150 mg read cleocin 300 mg

Sancak ve Kılıç

Hüseyin Mümtaz
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  07.05.2007
   

Türkiye göz gözü görmeyen Cumhurbaşkanlığı seçim süreci içinde çok önemli bir noktayı gözden kaçırıyor.. Alay Sancakları…

Ne ilgisi var diyorsanız, biraz ayrıntı..

“Sancak, Silahlı Kuvvetlerin şeref timsalidir. Sancağın muhafazası Silahlı Kuvvetlerin mukaddes vazifesidir. Sancak hiçbir sebep ve bahane ile terk edilemez. Kuruluşunda alay teşkilatı (hudut alayları hariç) bulunmayan her tugay ile her alaya bir sancak verilir”. (TSK Tören Talimnamesi)

Sancakların sancağı Harbokulu Alay Sancağı'dır. Her yıl 30 Ağustos günü Sancağı devreden “sancaktar”, teslim alana şöyle hitabeder:

“Silah arkadaşım, Mukaddes alay sancağının nöbet sırası sende. Rengi; mübarek ecdat kanının rengidir. Kumaşı; şehit tenidir. Parıltısı; zaferin ışığıdır. Ayyıldızı; hürriyet ve istiklaldir. Yazısı; kahramanlık ve fazilettir. Gönderi; milli iradedir. Sırması; şeref ve mesuliyettir. Bütün bunlar, Türk milletinden sana emanettir. Bu büyük emaneti sana teslim ediyorum. Demir bileğinle onu sımsıkı kavra, kanının son damlasına kadar daima yükseklerde tut. Onu senden sonra sağ kalanın eline teslim etmek için, son nefesini vermeyeceksin. Bu sancak nesiller boyunca ve ebediyen elden ele verilerek daima göklerde dalgalanacaktır. Sancak nöbetçiliği, nöbet hizmetlerinin en şereflisi, en kutsalıdır. Bu şanlı sancağı teslim aldığım gibi, lekesiz, tertemiz sana teslim ettiğimin işareti olarak öpüyor ve teslim ediyorum. Kutlu ve uğurlu olsun”

Teslim alanın söylediği sözler de şunlardır:

“Silah arkadaşım. Namusum üzerine and içerim ki; bu mukaddes nöbetin devamınca gözümü bir saniye olsun ondan ayırmayacağım, sancağımı canımdan aziz bilip onu daima yükseklerde tutacağım. Renginin bedeli; kanım olsun, Kumaşının bedeli; tenim olsun, Parıltısının bedeli; canım olsun, Ayyıldızına, varlığım feda olsun. Yazısını, vicdanımda tertemiz saklayacağım, Gönderini, milli imanımla sımsıkı tutacağım, Sırması; iman dolu göğsümde namus, çökmez omuzlarımda en şerefli sorumluluk olarak kalacaktır. Bu sancağı, benden sonra sağ kalana teslim etmeden ölmek bana haram olsun. Nöbetimi bir ibadet vecdi içinde tutacağım. İçtiğim bu and'a bağlı kalacağımın işareti olarak, sancağımı öpüyor ve teslim alıyorum.”

Bu satırların yazarı 1969-71 yılları arasında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümeni Gösteri Tatbikat Alayı Sancak Subayı idi..

Hipodrom'daki her geçit töreninde Şeref Tribünü'nün önünden geçerken kılıcını “yıldırımlar yaratan” bir şakırtıyla çeker, ağzı içeriye gelecek şekilde sağ öne doğru kırkbeş derece açıyla yerden bir karış yüksekliğe kadar eğerek Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ı selamlardı.

Arkasındaki Sancak da “Cumhurbaşkanı'nı selamladığı için” hafif eğilirdi..Alandaki herkes de ayakta cephe alarak Alay Sancağını..

O teğmen o an o kadar mesafeden “başkomutan”ın gözlerini görür, dünyaya nizam ve intizam getirecek bir emir vermesini bekler ve gözünü kırpmadan o emri yerine getirecek gücü kendinde bulurdu.

O teğmen o yıllar gönlündeki coğrafyanın sınırlarını kılıcıyla çizerdi.

Yerküre, hayallerine dar gelirdi.

O yıllar her teğmen öyleydi.. Tıpkı şimdikiler gibi..

Rütbesi ne olursa olsun her subayın gönlünde Harbiye'den yeni mezun olduğu günün teğmen ruhu yaşar..

TSK Tören Talimnamesinde o yıllar şöyle yazardı:

“Sancak Cumhurbaşkanından başka kimseye tazim yapmaz, sancağı; kılıfından çıkarılmış ve açılmış iken herkes selâmlar”.

Şimdi ne yazar bilmiyorum.

Türkiye 11'inci Cumhurbaşkanı'nı seçerken, belki küçük bir ayrıntı ama; Sancağın, kılıcın ve teğmenin “hâleti ruhiyesini” bir hatırlatalım dedik..

 

 

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007