Siyaset21 Mart 2005 00:00

Yuh olsun bize - Behiç Kılıç

Mersin'de Türk Bayrağı'nın üstünde tepinen eşkiyaların peşinden koşup onları yakalamaya çalışan, bayrağı yerden kaldıran, bayrağımıza saldırıyı korkmuş gözlerle izleme gafletindeki ahaliye, saldırganlara karşı durmadıkları için sitem eden polis memurunun kafasını kopartıverin!.. Görevden açığa alın... Nasıl olsa bu konuda da AB'den uyarı gelecektir!.. Öyle ya, Sevr'in patronları taşeron olarak Türkiye'ye sürdükleri eşkiyanın 'demokratik gösteri hakkının gasp edilmesi'ne nasıl izin verebilir !?. Bu işlerin sonunda ulaşılacak hedefe milletçe rıza gösterdiğimiz için mi olan biteni sorgulamıyoruz?!.. buscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify idippedut.dk abilifydiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cardsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Artık o hale getirildik ki; yüzümüze tükürüyorlar, leş içerisinde kalıyoruz ama yutkunup 'yağmur yağıyor' diyebiliyoruz helal olsun valla!..

Hiç bu yazıya lehte yorum gönderip kimse kendisini tatmin etmeye falan kalkmasın..! 'Ulan PKK'lılar biz istesek sizi paramparça ederiz' diye yüreğini buralarda soğutup kulağının üstüne yatmasın, hele yaşı kırkı bulmamış olanlar bunu hiç yapmasın. Zaman makale döşenmek zamanı değildir ve biz bu yaştan sonra yorgun bedenimizle elimizden başka bir iş gelmediği için, elimizdekti bilgileri aktarmanın bir hizmete yarayacağı kanısıyla bu yolda yürümeye çalışmaktayız.

Akşam televizyonun başında, haberlerde bayrağımıza, Apo sloganları ile yapılan saldırıyı seyrettikten sonra, kaynana yarışmalarını, televoleleri, aşiret dizilerini hüşu içerisinde izleyip, rahat uykuya dalan aziz milletimize söyleyecek söz nedir ?..

İstiklalinden vazgeçip istikbalini Apo'nun çakalları eliyle AB'ye ihale eden teslimiyete ne denebilir ki!?.

Türk milleti bundan daha iyi 'uyuşturulmuş' hale nasıl getirilebilir ki?..

PKK, kucaklarında ağzı emzikli bebekleri ile kadınlı çocuklu militanlarını, 20 binler, ellibinler, yüz binler halinde şehir meydanlarına sürüyorsa...

Beş yaşında çocuklara zafer işaretleri yapacak biçimde eğitim verebiliyorsa..
Apo'ya selam sloganları, bu meydanlardan taşıp şehit mezarlarının üstünde bile yayılışorsa...

Olan biteni tepkisiz karşılıyorsak!..

Tepki vermek için ancak birkaç yüz kişi bir araya gelebiliyorsak...

Yuh olsun bize.

Ülkenin büyük şehirlerinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kellesini isteyen, Türk bayrağının üstünde tepinen güruhu, vakayi adiye diye kabul eden devlet temsilcilerine...

Çankaya Köşkü'nde Mustafa Kemal Paşa adına devlet nöbeti tutan
Sayın Cumhurbaşkanı'na da...

Daha birkaç gün önce Harp Okulu'ndaki anma töreninde Atatürk için and için askeri okul öğrencilerinin ve O'nun kurduğu Cumhuriyet'in koruyucusu olmaya yeminli birliklerin başı olan ...

Sayın Genel Kurmay Başkanı'na da...

Çanakkale'de şehitlere göz yaşı döküp vatan yemini veren Başbakan'a da ...

İçlerindeki huzurun daim olmasını niyaz ediyorum!..

Bu arada unutmadan...

Hadi bakalım göreyim sizi...

Mersin'de Türk Bayrağı'nın üstünde tepinen eşkiyaların peşinden koşup onları yakalamaya çalışan, bayrağı yerden kaldıran, bayrağımıza saldırıyı korkmuş gözlerle izleme gafletindeki ahaliye, saldırganlara karşı durmadıkları için sitem eden polis memurunun kafasını kopartıverin!..

Görevden açığa alın...

Nasıl olsa bu konuda da AB'den uyarı gelecektir!..

Öyle ya, Sevr'in patronları taşeron olarak Türkiye'ye sürdükleri eşkiyanın
'demokratik gösteri hakkının gasp edilmesi'ne nasıl izin verebilir !?.

Bu işlerin sonunda ulaşılacak hedefe milletçe rıza gösterdiğimiz için mi olan biteni sorgulamıyoruz?!..

Bu şehirlerde bu kadar organize gösteriler nasıl yapılabiliyor?..

Apo'nun posterleri, PKK'nın afişleri, bayrakları nerelerde basılıp hazırlanıyor?..

Beşbin kişilik mitingleri organize edebilmek için yüzbinlerce dolar harcamak gerekirken, PKK mitinglerindeki kalabalıklar için harcanan paranın kaynağı nereden bulunuyor.

Kurtarılmış bölgeler haline getirilen şehir varoşları, PKK karargahları gibi nasıl kullanılabiliyor.

PKK mitinglerine Avrupa'dan gelen 'heyet'lerin bölücüye desteğine neden direnilemiyor.

Apo'nun talimatıyla sokakrlara sürülen kadınlara müdahale eden polis için Türkiye'yi tehdit eden Avrupa Birliği'ne saldırıya uğrayan bayrağımız ve çetenin 'demokratik gösteri'sinde ele geçirilen molotof kokteyleri, silahlar neden gösterilmiyor.

Bu işin sonu nereye gidiyor?..

Avrupa Birliği diye nereye götürüyoruz Türkiye'yi?..