Siyaset29 Temmuz 2005 00:00

BEN Mİ APTALIM YOKSA?

ABD’nin düşmanı İran şu anda PKK ile savaş halinde...Bu bir şey ifade etmiyor mu Allah aşkına? Genelkurmay 2. Başkanı da açıklama yapıyor (Elbette ABD’li muhataplarından aldığı bilgilerle), ABD PKK’nın lider kadrosunu yakalayıp bize verecek diye... Hemen peşinden ABD bunu yalanlıyor... Derken ardından Genelkurmay Başkanımız, “Yok denmesi olmadığı anlamına gelmiyor” ... Burada birileri yalan söylüyor ama... naproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvat

 Ben mi aptalım yoksa?


Türkiye, Çiller-Karayalçın ikilisi döneminde AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını imzalamak uğruna öyle bir taviz vermişti ki, nerdeyse vatan hainliği... O taviz sayesinde, Türkiye uluslar arası anlaşmalara rağmen Kıbrıs Rum kesiminin AB’ne tam üyeliğine ses çıkaramadı. Oysa anlaşmalar emrediyor ki Kıbrıs (her anlamda) garantörler Türkiye ve Yunanistan’ın aynı anda üyesi olmadığı bir uluslar arası birliğe katılamaz...

Ancak bu tavizden sonra gerisi de çorap söküğü gibi geliyor... Kıbrıs Rum Kesimi, tüm adayı temsilen Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB’ne giriyor... Türkiye de bunu seyrediyor...

Ardından Türkiye’nin AB üyeliği tartışmaları başlıyor... AKP iktidarı, daha seçilmeden hem içerde hem dışarda herkese vaadler veriyor. ABD’ye Irak konusunda koşulsuz destek vaad edince Türkiye’de önündeki engeller de kaldırılıyor...

Ancak tek başına iktidara gelen AKP’den ilk darbeyi ABD yiyor... Tezkere TBMM’den geçemiyor, siyasetin gırtlağına takılıyor... Bunun üzerine ABD^de karşı harekete geçiyor. Sen misin bunu yapan? Kuzey Irak’lı Kürt aşiretleri ve PKK iyice ön plana çıkarılıyor. Öcalan’ı Türkiye’ye veren ABD, silahlı teröristleri korumaya alıyor... Önce Afganistan’da Taliban’ı ve El Kaide’yi düşmanlarına karşı besleyip büyüten ABD şimdi de İran, Türkiye ve Suriye’ye karşı kullanmak üzere liderinden koparttığı başsız terör organizasyonunu kullanıyor...

ABD’nin düşmanı İran şu anda PKK ile savaş halinde... Bu bir şey ifade etmiyor mu Allah aşkına? Genelkurmay 2. Başkanı da açıklama yapıyor (Elbette ABD’li muhataplarından aldığı bilgilerle), ABD PKK’nın lider kadrosunu yakalayıp bize verecek diye... Hemen peşinden ABD bunu yalanlıyor... Derken ardından Genelkurmay Başkanımız, “Yok denmesi olmadığı anlamına gelmiyor” ... Burada birileri yalan söylüyor ama...

Haa bu arada Türkiye Kuzey Irak’a asla giremez, giremeyecek... Zaten böyle bir niyeti de yok, sadece tribünlere oynuyor... Zira Türkiye bu operasyonu yapabilmesi için şart olan bazı işlemleri yerine getirmedi haila. Bunların başında da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne başvurarak durumu iletmesi gerekiyor. BM’in konuyla ilgili karar verme ve uygulama sürecinde ise Türkiye bu başvuruya dayanarak sınırötesi harekata girişebilir ancak... Operasyınun uluslar arası yasallığı için bu şart...

Türkiye ise bu konuda daha kılını kıpırdatmadı. Bunu bilen ABD ise Türkiye’nin açıklamalarını gülerek izliyor. Türkiye bu işlemi yapmadan Irak’a giremez, girerse uluslar arası hukuku çiğnemiş olur...

Bu süreçte AB ile de benzeri gelişmeler yaşanıyor... Türkiye, tam üyesi, ortağı olmak istediği AB’nin üyelerinden biri olan Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığını ilan ediyor. Aslında tanıyor da tanımıyor... Türkiye sayesinde diplomasi labirentlerine yeni koridorlar ekleniyor. Bir ülke b,r başka ülkeyi hem tanıyıp hem de tanımamış oluyor.. Hadi bu palavrayı bize yutturdular, AB Dönem Başkanı İngiltere Başbakanı Tony Blair de benzeri bir açıklama yapmaz mı? Sanırım ben aptalım, anlamıyorum...

Türkiye ya hep ya hiç noktasına sürükleniyor... Biz aptallar anlamayız nasıl olsa!