
100.
Yıl Mutabakatı
|
"Aptallığın
en açık kanıtı; aynı şeyi defalarca yapıp,
değişik sonuç almayı beklemektir"
|
|
Einstein
|
|
Biliyor muydunuz?
|
Türkiye'yi bölme
planını içeren Sevr anlaşmasının gerekçesini
anlatan girişinde ; hiç kimsenin itiraz
edemeyeceği evrensel değerler olan;
"Uluslararasında
işbirliğini geliştirmek ve uluslararası
barışı ve güvenliği sağlamak için"
ve "Gizlilikten
uzak, onurlu, ve adaletli uluslararası
ilişkiler sürdürmek, hükümetlerce uluslararası
hukuk kurallarına kesinlikle uymak"
gibi süslü cümleler bulunduğunu
|
Dezenformasyon sanatı
yanlış besleme değil; eksik doğruyu en doğru
zannettirip, bu eksik doğru üzerinden yanlış
kulvar üzerinden harekete geçirme sanatıdır.
(Bkz: AB hayali)
İsrail-Türkiye ilişkilerinin "az buçuk"
soğumasını kendine dert edinen Musevi bir vatandaşımızın
kurduğu ISRATURK e-posta grubu üzerinden İsrail
başkonsolosluğuna yönelttiği sorulara verilen
cevaplar; İsrail'in Türkiye'deki dezenformasyon
operasyonlarında standardı tutturamadığının
en net kanıtı.
Musevi vatandaşımızın İstanbul Başkonsolos
yardımcısı Moshe Kanfi'ye sorulan sorular; "Çanak
Soru Yarışması" olsa; Fatih Altaylı'nın
Tayyip Erdoğan'a sorduğu sorularla fotofinişe
gidecek cinsten.
Sorulan sorular Türk halkını "hikayelere
inanan" bir konuma soktu diye üzülürken;
Moshe Kanfi'nin sorulara verdiği cevaplara baktığınızda
kaygı yerini gülümsemeye bırakıyor...
.
.
.İstanbul Başkonsolos yardımcısı; Türk kamuoyunu
ABD kamuoyu ile karıştırıp; DÜPEDÜZ YALAN söyleyerek
dezenforme etmeye çalışıyor.
MOSSAD'ın kamuoyunu dezenforme etmekten;
kendi diplomatlarını dezenformasyon sanatının
incelikleri ile ilgili eğitmeyi ihnmal ettiğinin
daha net bir kanıtı olabilir mi?
|
İsrail kanadından ilginç bir dezenformasyon
esintisi başladı...
MOSSAD; NewYork - Kudüs koridorunde bir
kaç kapı pencereyi açık bırakmış olacak ki; biz
Türkler arada kaldık ve cereyan yaptığı her halinden
belli oluyor...
Bu o kadar ince bir dezenformasyon esintisi ki;
dikkatli olmazsanız farkına bile varmazsınız ve
siz neden üşütüp, hastalandığınızı anlamaya çalışırken;
elinde ilaçlarla yardımınıza ilk koşan da yine
İsrail olur. İnsanın da; derdine deva olanı
doktor diye belleme zaafı yok mu...
İstihbarat birimlerinin en fazla suistimal ettiği
zaaflardan biridir.
Önce üşüt; sonra derde deva diye kendi ilaçlarını
yuttur.
Buradaki dezenformasyon ise iki çatallı...
Birinci çatalda; ABD'de yönetimin Yahudilerle
bir sorunu olduğu ve yönetimde Yahudilere yönelik
bir tepkinin olduğu yönünde bir sis perdesi yaratılmak
isteniyor.
ABD'deki devlet yapısında Yahudiler ve İsrail
yüzünden derin çatlaklar olduğu doğru fakat bu
iç savaşın İsrail aleyhine geliştiği kısmı yanlış.
Hele hele "John Kerry seçilseydi; Yahudiler
kontrolü iyice geliştirecekti" tarzı
tespitler; dünya kamuoyunda ABD Başkan adaylarının
ayrı cephelerin adamları olduğu yolunda başarı
ile beyinlere nüfuz ettirilmiş KÖK DEZENFORMASYON'un
başarısı kadar; bu tarz tespitlere çok çabuk inananların
kolaycılığını da simgeliyor.
Ayrıca MOSSAD'ın çok ilginç bir huyu vardır :
Anti-İsrail bilgilerini, kendi elleri ile Anti-İsrail
yazarlar üzerinden beslemeye bayılırlar.
Yanlışın da; doğrunun da bu kadar çok kulvarının
olduğu bir dünyada; önemli olan insanların
doğruyu öğrenmesi değil; kendi bulundukları doğru
kulvarının EN DOĞRU zannetmeleridir.
Hassas ve karmaşık operasyonlar; EN DOĞRU'yu
bildiklerini zannedenlerin; DAHA DOĞRU şeridi
üzerinden sollanıp yaya bırakılması sonucu
gerçekleşir.
Veri ve bilgi kanallarının bu kadar çeşitlendiği
bir dünyada; DEZENFORMASYON SANATI; YANLIŞ
BESLEME DEĞİL EKSİK DOĞRUYU EN DOĞRU ZANNETTİRME
ve EKSİK DOĞRU ÜZERİNDEN YANLIŞ KULVARDA HAREKETE
GEÇİRME SANATIDIR:
MOSSAD'a hakkını vermek lazım, bunu iyi yapar.
Türk basınında ve Internet gruplarında belli köşelerden
sahneye sürülen; "ABD İsrail'le cepheleşiyor"
DEZENFORMASYONU bu noktada iki işe yarar.
- AKP hükümetinin; ABD kadroları ile manevra
alanını genişletir (Tabana; "Ortadoğu'da
İsrail'e karşı ABD ile işbirliği yaparak;
İsrail'i sıkıştırıyoruz" mesajı çok
daha inandırıcı olur)
- Güvenlik bürokrasisinde İsrail'e soğuk
bakanların ABD'ye olan eğilimleri artar
ve dolaylı yoldan yine İsrail'in eline
düşürür.
|
Ele aldığımız dezenformasyon esintisinin iki
çatalı olduğunu söylemiştik...Gelelim ikinci çatala...
Bir Musevi vatandaşımız; Türkiye - İsrail arasında
son zamanlarda soğuyan ilişkileri --- (KÖK
DEZENFORMASYON)
kendisine dert edinmiş ve kendi deyimi ile
|
"az bucuk
soğumaya yüz tutan ilişkileri daha düzgün
bir zemin oturtmak için"
|
ISRATURK isimli bir e-posta grubu kurmuş.
Bu Musevi vatandaşımız hakkında henüz elimde
bir bilgi olmadığı için; kendisinin kaygıları
konusunda samimi olduğunu varsaymak ve inancı
itibarı ile kendini yakın hissettiği İsrail'le
Türkiye arasındaki; "az buçuk soğuyan"
ilişkileri düzeltmeyi dert edinmesini normal karşılamak
durumundayım.
Kurduğu grubu; "TÜRKISRA" değil de,
"ISRATURK" olarak adlandırmasının psikolojik
zemin analizlerine girmeyeceğim. Şimdilik gereksiz.
"ISRATURK" grubunun konumuzla bağlantılı
posta trafiği ise hayli ilginç.
Grubun sahibi; İsrail hakkında Türk kamuoyunda
yeralan ve
"Israil Devleti olarak nerede ise tepkisiz
kaldiginiz veya tepkilerinizin basina aksetmedigi
konulari" açıklığa kavuşturması için;
adeta "bir şeyler söyleyin; ben İsrail'in
böyle şeyler yaptığına inanmak istemiyorum"
diye bas bas bağıran bir ruhla yazılan yazıyı;
cevaplanmasını istediği iddialar ile birlikte
İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Moshe Kanfi'ye
yollamış
Sorular şöyle :
1)" İsrail Kuzey Irak'ta
ne yapıyor hakkaten? Kürt birlikleri
Türkiye'ye karşı eğitiyor veya başka
işlere karıştırıyor musunuz?"
2) "Turk Basininda gun gecmiyor
ki Israillilerin ve Israilli sirketlerinGAP
bolgesi ve Mardin Diyarbakir ,Urfa bolgelerinde
buyuk miktarda arazi satin aldiklari ve
bu arazileri satin almalarinin ardinda
ise BUYUK ISRAIL PROJESI ve Tevratta
sozu edilen Firat ile Dicle'nin ciktigi
yerden Nil Nehrinin denize dokuldugu yer'e
kadar kurulmasi ongorulen bir Israil Devleti
hulyasinin yuruluge konmasi hedflendigi
iddia edilmekte ve Israil devleti ile
Israilli isadamlari Turkiye'nin topraklarinin
calinmasi ile suclanmaktadir. Israil Devleti
olarak bu sizi hic rahatsiz etmiyor mu?
"
3) Bir baska iddia ise Israilli
Hamile kadinlarin Urfa'ya dogurmak icin
gittiklerini ve son bir yilda 20 bin'e
yakin Israilli kadinin dogum maksadi ile
Urfa'ya geldigi yazilip iddia ediliyor.
Elinizde bu konuda bildigniz rakkamlar
var mi ? Israilli kadinlar ne diye
Urfa'ya cocuklarini dogurmaya gelirler?
|
Ne kadar masum değil mi...
Öncelikle şunu belirtelim. Üçüncü maddede yeralan
haber; KOLAY YALANLANABİLİR ve KOLAY
DAMGALANABİLİR özelliği ile kamuoyunda İsrail'le
ilgili iddiaları sulandırmaya yönelik bir hamledir.
Bu haberin yayılması ile birlikte; "İsrail'le
ilgili her şeye inanmaya hazır hale gelmiş"
kitleler bir anda ofsayta düşürülmüş ve haberin
yalan çıkması ile birlikte; "acaba İsrail
toprak alıyor iddiaları da mı sahte" imajı
oluşturulmuştur. Böylece; doğru bilgiler sürüsü
; yanlış ve abuk subuk bir bilginin hırçınlığı
üzerinden dezenformasyon alanına doğru sürülmüştür.
Zaten ISRATURK grubunun sahibi bu iddiayı sona
yerleştirip; yazıyı;
|
"Guldugunuzu ve
benimle dalga mi geciyorsun dediginizi gorur
gibiyim. Ama Turk basininda bu haberlerin
dolastigini ve Turk Halkinin buyuk bir kisminin
bu hikayelere inandigini siz'de biliyorsunuz.
Lutfen bu sorulari buyuk bir ciddiyet ve
resmi verilerle cevaplandirmanizi rica ederim."
|
cümlesi ile bitiriyor.
İstanbul Başkonsolosunu bilmem ama biz gülüyoruz...
Soruların içeriğinden çok; gösterilen çabanın
naifliğine...Ne kadar masum bir çaba değil mi...
"hikayelere inanan Türk halkı"...lütfen
bizi "ciddiyet ve resmi verilerle"
bu hikayelerden kurtarın diye yalvarıyor...
Ama kahkahanızı sona saklayın...
Istanbul Başkonsolos Yardımcısı bakın bütün ciddiyeti
ile neler yazmış...neler yok ki.
- Israil Irak'ın hiç bir bölgesinde
yoktur
- En güvenilir ve bilgi sahibi kurumlara
danıştıktan sonra sizi temin ederim
ki İsrail'in katiyyen bu bölgede mevcudiyeti
yoktur
- İsrail vatandaşlarının toprak satın
almadıklarını, ve bölgede yabancılar
tarafından alınan toprağın %90 ının
Suriyelilere ait olduğunu gözler önüne
serdik
- YAPTIĞIMIZ MEDYA OPERASYONUNDAN
SONRA , Tapu ve Kadastro Genel Müdürü
Zeki Adlı bir basın toplantısı düzenleyerek
bölgede hiç bir İsraillinin toprak almadığını
resmi kaynaklara dayanarak duyurdu..
|
İNSAF....
Tek kelime ile insaf...
Bir YALAN ancak bu kadar
fütursuzca söylenebilir ve
insanın bilinçaltı ancak bu kadar net konuşabilir
:
"YAPTIĞIMIZ MEDYA OPERASYONUNDAN SONRA"
Mosha Kanfi;
Medya çalışmasını OPERASYON olarak tanımlamakla
kalmıyor bir de utanmadan "en güvenilir
ve bilgi sahibi kurumlara" (MOSSAD diyememiş)
danıştığını belirttikten sonra buyuruyor:
"İsrail Irak'ın hiç bir bölgesinde yoktur"
|
MOSSAD'ın kamuoyunu
dezenforme etmekten; kendi diplomatlarını
dezenformasyon sanatı konusunda eğitmeyi
ihmal ettiğinin daha net bir kanıtı olabilir
mi?
|
Türk kamuoyunun zeka seviyesini
ABD kamuoyu ile karıştıran Mosha Kanfi'nin durumuna
gerçekten çok üzüldüm.
Ben ona; MOSSAD'ın Bağdat'ın zenginlerin oturduğu
semtteki kullandığı villadan; Kuzey Irak'taki
mekanlarına kadar söylerdim nerede olduklarını...
ya da Tapu Kadastro müdürünün bilgilerini değil
ama; İsrail'in emekli generallerinin Türkiye'de
hangi isimler üzerinden Güneydoğu'da dönüm dönüm
arsa aldığını da iletirdim kendisine...
Niye öyle; "en güvenilir ve bilgi
sahibi kurumlara" başvurup zaman kaybediyor...
Mosha'dan ve MOSSAD'dan birer ricam var...
Mosha;
MEDYA OPERASYONU yapmana gerek yok güzel kardeşim.
Bilgiye ihtiyacın olduğunda bana bir e-posta at;
ben sana bizim "en güvenilir ve bilgi sahibi
kurumlardan" İsrail nerede ne yapıyoru öğrenip
iletirim...
Filistin'den Florida'ya insanların ve milletlerin
kanına girmekle meşgul devletini Türkiye'de halk
doğru bilgilenecek diye boş yere meşgul edip Siyonizm
hedefinden saptırma...daha dur Allah'ıın izni
ve AKP 'nin midesi ile nice Siyonizm konferansları
yapacağız Ankara'da!
MOSSAD;
Lütfen şu diplomatlarına verdiğin eğitime;
İstanbul'da iş adamı koruması eğitmek için zaman
ayırdığın kadar zaman ayır. Dezenformasyonun inceliklerini
biraz daha iyi kavrasınlar.
Yoksa korkarım bizi iyice salak yerine koyup
"İsrail devleti kendi içinde Yahudilere
karşı tavır koymaya başlayıp; Filistinlileri göreve
getiriyor"
diye haberler salacaksınız medyaya.
Bizde ;
"doğrunun L dönüşüne" karşı bile eğitimli
Türk halkı; ABD kamuoyuna ayarlı DÜPEDÜZ YALAN
seviyesinde dezenforme ediliyor diye hayıflanıp
duracağız.
K.D.
|