www.acikistihbarat.com

24 Aralık 2004 Cuma





OYUN
BOZAN
MOSSAD ve MOSHA'DAN RİCAM VAR : KALİTEYİ ARTTIRIN

Kıvanç Değirmenli




100. Yıl Mutabakatı


"Aptallığın en açık kanıtı; aynı şeyi defalarca yapıp, değişik sonuç almayı beklemektir"

Einstein




Biliyor muydunuz?

Türkiye'yi bölme planını içeren Sevr anlaşmasının gerekçesini anlatan girişinde ; hiç kimsenin itiraz edemeyeceği evrensel değerler olan; "Uluslararasında işbirliğini geliştirmek ve uluslararası barışı ve güvenliği sağlamak için" ve "Gizlilikten uzak, onurlu, ve adaletli uluslararası ilişkiler sürdürmek, hükümetlerce uluslararası hukuk kurallarına kesinlikle uymak" gibi süslü cümleler bulunduğunu

Dezenformasyon sanatı yanlış besleme değil; eksik doğruyu en doğru zannettirip, bu eksik doğru üzerinden yanlış kulvar üzerinden harekete geçirme sanatıdır. (Bkz: AB hayali)




 

 

 

 

 

 

 

 

 

İsrail-Türkiye ilişkilerinin "az buçuk" soğumasını kendine dert edinen Musevi bir vatandaşımızın kurduğu ISRATURK e-posta grubu üzerinden İsrail başkonsolosluğuna yönelttiği sorulara verilen cevaplar; İsrail'in Türkiye'deki dezenformasyon operasyonlarında standardı tutturamadığının en net kanıtı.

 

 

 

 

 

 

 


 

Musevi vatandaşımızın İstanbul Başkonsolos yardımcısı Moshe Kanfi'ye sorulan sorular; "Çanak Soru Yarışması" olsa; Fatih Altaylı'nın Tayyip Erdoğan'a sorduğu sorularla fotofinişe gidecek cinsten.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 











 

 

 

 

Sorulan sorular Türk halkını "hikayelere inanan" bir konuma soktu diye üzülürken; Moshe Kanfi'nin sorulara verdiği cevaplara baktığınızda kaygı yerini gülümsemeye bırakıyor...
.
.
.İstanbul Başkonsolos yardımcısı; Türk kamuoyunu ABD kamuoyu ile karıştırıp; DÜPEDÜZ YALAN söyleyerek dezenforme etmeye çalışıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 





MOSSAD'ın kamuoyunu dezenforme etmekten; kendi diplomatlarını dezenformasyon sanatının incelikleri ile ilgili eğitmeyi ihnmal ettiğinin daha net bir kanıtı olabilir mi?


İsrail kanadından ilginç bir dezenformasyon esintisi başladı...

MOSSAD; NewYork - Kudüs koridorunde bir kaç kapı pencereyi açık bırakmış olacak ki; biz Türkler arada kaldık ve cereyan yaptığı her halinden belli oluyor...

Bu o kadar ince bir dezenformasyon esintisi ki; dikkatli olmazsanız farkına bile varmazsınız ve siz neden üşütüp, hastalandığınızı anlamaya çalışırken; elinde ilaçlarla yardımınıza ilk koşan da yine İsrail olur. İnsanın da; derdine deva olanı doktor diye belleme zaafı yok mu...

İstihbarat birimlerinin en fazla suistimal ettiği zaaflardan biridir.

Önce üşüt; sonra derde deva diye kendi ilaçlarını yuttur.

Buradaki dezenformasyon ise iki çatallı...

Birinci çatalda; ABD'de yönetimin Yahudilerle bir sorunu olduğu ve yönetimde Yahudilere yönelik bir tepkinin olduğu yönünde bir sis perdesi yaratılmak isteniyor.

ABD'deki devlet yapısında Yahudiler ve İsrail yüzünden derin çatlaklar olduğu doğru fakat bu iç savaşın İsrail aleyhine geliştiği kısmı yanlış.

Hele hele "John Kerry seçilseydi; Yahudiler kontrolü iyice geliştirecekti" tarzı tespitler; dünya kamuoyunda ABD Başkan adaylarının ayrı cephelerin adamları olduğu yolunda başarı ile beyinlere nüfuz ettirilmiş KÖK DEZENFORMASYON'un başarısı kadar; bu tarz tespitlere çok çabuk inananların kolaycılığını da simgeliyor.

Ayrıca MOSSAD'ın çok ilginç bir huyu vardır :

Anti-İsrail bilgilerini, kendi elleri ile Anti-İsrail yazarlar üzerinden beslemeye bayılırlar.

Yanlışın da; doğrunun da bu kadar çok kulvarının olduğu bir dünyada; önemli olan insanların doğruyu öğrenmesi değil; kendi bulundukları doğru kulvarının EN DOĞRU zannetmeleridir.

Hassas ve karmaşık operasyonlar; EN DOĞRU'yu bildiklerini zannedenlerin; DAHA DOĞRU şeridi üzerinden sollanıp yaya bırakılması sonucu gerçekleşir.

Veri ve bilgi kanallarının bu kadar çeşitlendiği bir dünyada; DEZENFORMASYON SANATI; YANLIŞ BESLEME DEĞİL EKSİK DOĞRUYU EN DOĞRU ZANNETTİRME ve EKSİK DOĞRU ÜZERİNDEN YANLIŞ KULVARDA HAREKETE GEÇİRME SANATIDIR:

MOSSAD'a hakkını vermek lazım, bunu iyi yapar.

Türk basınında ve Internet gruplarında belli köşelerden sahneye sürülen; "ABD İsrail'le cepheleşiyor" DEZENFORMASYONU bu noktada iki işe yarar.

  • AKP hükümetinin; ABD kadroları ile manevra alanını genişletir (Tabana; "Ortadoğu'da İsrail'e karşı ABD ile işbirliği yaparak; İsrail'i sıkıştırıyoruz" mesajı çok daha inandırıcı olur)

  • Güvenlik bürokrasisinde İsrail'e soğuk bakanların ABD'ye olan eğilimleri artar ve dolaylı yoldan yine İsrail'in eline düşürür.

Ele aldığımız dezenformasyon esintisinin iki çatalı olduğunu söylemiştik...Gelelim ikinci çatala...

Bir Musevi vatandaşımız; Türkiye - İsrail arasında son zamanlarda soğuyan ilişkileri --- (KÖK DEZENFORMASYON)

kendisine dert edinmiş ve kendi deyimi ile

"az bucuk soğumaya yüz tutan ilişkileri daha düzgün bir zemin oturtmak için"


ISRATURK isimli bir e-posta grubu kurmuş.

Bu Musevi vatandaşımız hakkında henüz elimde bir bilgi olmadığı için; kendisinin kaygıları konusunda samimi olduğunu varsaymak ve inancı itibarı ile kendini yakın hissettiği İsrail'le Türkiye arasındaki; "az buçuk soğuyan" ilişkileri düzeltmeyi dert edinmesini normal karşılamak durumundayım.

Kurduğu grubu; "TÜRKISRA" değil de, "ISRATURK" olarak adlandırmasının psikolojik zemin analizlerine girmeyeceğim. Şimdilik gereksiz.

"ISRATURK" grubunun konumuzla bağlantılı posta trafiği ise hayli ilginç.

Grubun sahibi; İsrail hakkında Türk kamuoyunda yeralan ve

"Israil Devleti olarak nerede ise tepkisiz kaldiginiz veya tepkilerinizin basina aksetmedigi konulari" açıklığa kavuşturması için; adeta "bir şeyler söyleyin; ben İsrail'in böyle şeyler yaptığına inanmak istemiyorum" diye bas bas bağıran bir ruhla yazılan yazıyı; cevaplanmasını istediği iddialar ile birlikte İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Moshe Kanfi'ye yollamış

Sorular şöyle :

1)" İsrail Kuzey Irak'ta ne yapıyor hakkaten? Kürt birlikleri Türkiye'ye karşı eğitiyor veya başka işlere karıştırıyor musunuz?"

2)
"Turk Basininda gun gecmiyor ki Israillilerin ve Israilli sirketlerinGAP bolgesi ve Mardin Diyarbakir ,Urfa bolgelerinde buyuk miktarda arazi satin aldiklari ve bu arazileri satin almalarinin ardinda ise BUYUK ISRAIL PROJESI ve Tevratta sozu edilen Firat ile Dicle'nin ciktigi yerden Nil Nehrinin denize dokuldugu yer'e kadar kurulmasi ongorulen bir Israil Devleti hulyasinin yuruluge konmasi hedflendigi iddia edilmekte ve Israil devleti ile Israilli isadamlari Turkiye'nin topraklarinin calinmasi ile suclanmaktadir. Israil Devleti olarak bu sizi hic rahatsiz etmiyor mu? "

3) Bir baska iddia ise Israilli Hamile kadinlarin Urfa'ya dogurmak icin gittiklerini ve son bir yilda 20 bin'e yakin Israilli kadinin dogum maksadi ile Urfa'ya geldigi yazilip iddia ediliyor. Elinizde bu konuda bildigniz rakkamlar var mi ? Israilli kadinlar ne diye Urfa'ya cocuklarini dogurmaya gelirler?

Ne kadar masum değil mi...

Öncelikle şunu belirtelim. Üçüncü maddede yeralan haber; KOLAY YALANLANABİLİR ve KOLAY DAMGALANABİLİR özelliği ile kamuoyunda İsrail'le ilgili iddiaları sulandırmaya yönelik bir hamledir. Bu haberin yayılması ile birlikte; "İsrail'le ilgili her şeye inanmaya hazır hale gelmiş" kitleler bir anda ofsayta düşürülmüş ve haberin yalan çıkması ile birlikte; "acaba İsrail toprak alıyor iddiaları da mı sahte" imajı oluşturulmuştur. Böylece; doğru bilgiler sürüsü ; yanlış ve abuk subuk bir bilginin hırçınlığı üzerinden dezenformasyon alanına doğru sürülmüştür.

Zaten ISRATURK grubunun sahibi bu iddiayı sona yerleştirip; yazıyı;

"Guldugunuzu ve benimle dalga mi geciyorsun dediginizi gorur gibiyim. Ama Turk basininda bu haberlerin dolastigini ve Turk Halkinin buyuk bir kisminin bu hikayelere inandigini siz'de biliyorsunuz. Lutfen bu sorulari buyuk bir ciddiyet ve resmi verilerle cevaplandirmanizi rica ederim."

cümlesi ile bitiriyor.

İstanbul Başkonsolosunu bilmem ama biz gülüyoruz...

Soruların içeriğinden çok; gösterilen çabanın naifliğine...Ne kadar masum bir çaba değil mi...

"hikayelere inanan Türk halkı"...lütfen bizi "ciddiyet ve resmi verilerle" bu hikayelerden kurtarın diye yalvarıyor...

Ama kahkahanızı sona saklayın...

Istanbul Başkonsolos Yardımcısı bakın bütün ciddiyeti ile neler yazmış...neler yok ki.

  • Israil Irak'ın hiç bir bölgesinde yoktur

  • En güvenilir ve bilgi sahibi kurumlara danıştıktan sonra sizi temin ederim ki İsrail'in katiyyen bu bölgede mevcudiyeti yoktur

  • İsrail vatandaşlarının toprak satın almadıklarını, ve bölgede yabancılar tarafından alınan toprağın %90 ının Suriyelilere ait olduğunu gözler önüne serdik

  • YAPTIĞIMIZ MEDYA OPERASYONUNDAN SONRA , Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Zeki Adlı bir basın toplantısı düzenleyerek bölgede hiç bir İsraillinin toprak almadığını resmi kaynaklara dayanarak duyurdu..


İNSAF....

Tek kelime ile insaf...

Bir YALAN ancak bu kadar fütursuzca söylenebilir ve

insanın bilinçaltı ancak bu kadar net konuşabilir :

"YAPTIĞIMIZ MEDYA OPERASYONUNDAN SONRA"

Mosha Kanfi;

Medya çalışmasını OPERASYON olarak tanımlamakla kalmıyor bir de utanmadan "en güvenilir ve bilgi sahibi kurumlara" (MOSSAD diyememiş) danıştığını belirttikten sonra buyuruyor:

"İsrail Irak'ın hiç bir bölgesinde yoktur"

MOSSAD'ın kamuoyunu dezenforme etmekten; kendi diplomatlarını dezenformasyon sanatı konusunda eğitmeyi ihmal ettiğinin daha net bir kanıtı olabilir mi?

Türk kamuoyunun zeka seviyesini ABD kamuoyu ile karıştıran Mosha Kanfi'nin durumuna gerçekten çok üzüldüm.

Ben ona; MOSSAD'ın Bağdat'ın zenginlerin oturduğu semtteki kullandığı villadan; Kuzey Irak'taki mekanlarına kadar söylerdim nerede olduklarını...

ya da Tapu Kadastro müdürünün bilgilerini değil ama; İsrail'in emekli generallerinin Türkiye'de hangi isimler üzerinden Güneydoğu'da dönüm dönüm arsa aldığını da iletirdim kendisine...

Niye öyle; "en güvenilir ve bilgi sahibi kurumlara" başvurup zaman kaybediyor...

Mosha'dan ve MOSSAD'dan birer ricam var...

Mosha;

MEDYA OPERASYONU yapmana gerek yok güzel kardeşim. Bilgiye ihtiyacın olduğunda bana bir e-posta at; ben sana bizim "en güvenilir ve bilgi sahibi kurumlardan" İsrail nerede ne yapıyoru öğrenip iletirim...

Filistin'den Florida'ya insanların ve milletlerin kanına girmekle meşgul devletini Türkiye'de halk doğru bilgilenecek diye boş yere meşgul edip Siyonizm hedefinden saptırma...daha dur Allah'ıın izni ve AKP 'nin midesi ile nice Siyonizm konferansları yapacağız Ankara'da!

MOSSAD;

Lütfen şu diplomatlarına verdiğin eğitime; İstanbul'da iş adamı koruması eğitmek için zaman ayırdığın kadar zaman ayır. Dezenformasyonun inceliklerini biraz daha iyi kavrasınlar.

Yoksa korkarım bizi iyice salak yerine koyup

"İsrail devleti kendi içinde Yahudilere karşı tavır koymaya başlayıp; Filistinlileri göreve getiriyor"

diye haberler salacaksınız medyaya.

Bizde ;

"doğrunun L dönüşüne" karşı bile eğitimli Türk halkı; ABD kamuoyuna ayarlı DÜPEDÜZ YALAN seviyesinde dezenforme ediliyor diye hayıflanıp duracağız.


K.D.