AÇIK İSTİHBARAT

Düşünen Beyinlere Bilginin Adresi...
GURU DEMOKRAT HİLMİ ÖZKÖK NEDEN YARGILANMALI? - Behiç Gürcihan

Behiç Gürcihan
bgurcihan@superonline.com


Hilmi Özkök 'e methiye yazan odaklar arasında kimler yok ki...

2005 sonunda yazdığı yazılarda
Bu bakimdan size tavsiyem, bir an önce Genelkurmay Baskanligi görevinden istifa edip, AKP’ye kaydinizi yaptirmaniz yönünde olacaktir.

Çünkü TSK’nin basina “Pollyannaci” bir Genelkurmay Baskani hiç yakismiyor. Sayin Özkök, hem Atatürk Türkiyesi’ne hem de demokrasiye gölge düsürüyorsunuz. (29 Ekim 2005)

www.acikistihbarat.com

04 Eylül 2006 Pazartesi





OYUN
BOZAN

GURU DEMOKRAT HİLMİ ÖZKÖK NEDEN YARGILANMALI?

Behiç Gürcihan
(Kıvanç Değirmenli)



100. Yıl Mutabakatı


Irak Tuzağı Yazıları


Diğer Seçme Yazı ve Raporlar

Yazarın Yazı Arşivi

Yazarın Rapor Arşivi


Hilmi Özkök 'e methiye yazan odaklar arasında kimler yok ki...

2005 sonunda yazdığı yazılarda

Bu bakimdan size tavsiyem, bir an önce Genelkurmay Baskanligi görevinden istifa edip, AKP’ye kaydinizi yaptirmaniz yönünde olacaktir.

Çünkü TSK’nin basina “Pollyannaci” bir Genelkurmay Baskani hiç yakismiyor. Sayin Özkök, hem Atatürk Türkiyesi’ne hem de demokrasiye gölge düsürüyorsunuz. (29 Ekim 2005)

Hilmi Özkök'ü istifaya davet edip; demokrasiye gölge düşürmekle ve AKP'ye hizmet etmekle suçlayan...

5 Mart 2005'te yazdığı yazıda;

Neo Con’larin Kara Kuvvetleri Komutani Orgeneral Yasar Büyükanit, “Semdinli iddianamesi”nin kamuoyunda gündeme gelmesi üzerine, habercilere su ünlü beyanatini verir: “Ben giderim, mahkemede, avukata bile gerek olmaksizin, kendimi gururla savunurum!” Ardindan… Neo Con Büyükanit&Türkeri&Erdogan’in hazirladiklari “Semdinli Matruskasi”nin, Türk Devleti’nin “çekirdek”i tarafindan, her boyutu ile desifre edildiginin ortaya çikmasi üzerine, bir anda fikir degistirilir.

Yaşar Büyükanıt'ı; "Neo-Conların Kara Kuvvetleri Komutanı" olmakla itham eden;

Uzanların eski gazetecisi Hayrullah Mahmud gibilerinin; son aylarda Internet'teki yazılarında 180 derece dönüp Hilmi Özkök'ü;

"BOP'u çökerten demokrat Paşa", "aklı ile masaya vuran Paşa" olarak yere göğe sığdıramamasını mı istersiniz;

yoksa Brüksel merkezli adaşının, Hilmi Özkök'e AB yolunda başından beri verdiği desteği; emekliliğine yakın yeni sinyallerle güçlendirmesini mi..

Oturdukları masaların ve geçtikleri kapıların şeklini alan sıvı zihniyetlerin Özkök desteği bizi şaşırtmıyor.

Bu coğrafyada; BOP projesini, sadece ortaya koyacağı tavırla rayından çıkarma yeteneği olan tek kurum olan,

koskoca TSK'yı;

askerinin başına çuval geçirilirken seyreden...
"BOP takdire şayandır" gibi incilerle donatılmış bir zekayla yönetilen koca bir STK'ya dönüştürerek,

BOP'un en değerli sessizliği Oscar'ının sahibi
Hilmi Özkök'ün bu desteğe ihtiyacı olduğu ise gün gibi aşikar.

Sorun aslında normal şartlarda çok iyi bir müsteşar, çok iyi bir bürokrat, çok iyi bir diplomat veya çok iyi bir işadamı olabilecek Hilmi Özkök karakterinin kendisi değil. Hatta Hilmi Özkök'ü sade bir vatandaş olarak sevmekte zorlanacak çok az kişi olduğunu düşünüyoruz.

Sorun Hilmi Özkök'ün temsil ettiği duruşun/duruş eksikliğinin TSK gibi bir ASKER ocağı ile uyumsuzluğunun net bir şekilde ortaya konması.

Kişilerin temsil ettiği duruşlara karşı tavır almak;

TSK'yı; Pentagonize edecek Atlantik meyilli şahinlerin de;

STK'laştıracak Brüksel meyilli güvercinlerin de hareket alanının kısıtlanması açısından büyük önem taşıyor.

YOLSUZLUKLA MÜCADELE ettiği iddia edilen ve DEMOKRAT, ŞEFFAF ve ENTELLEKTÜEL olarak lanse edilen Hilmi Özkök'ün yargı önünde hesap vermesi işte bu yüzden
Hilmi Özkök'ün kişiliğinden bağımsız bir gereklilik olarak karşımızda durmaktadır.

Önce Hilmi Özkök'ün gerçekten

Yolsuzluklarla Mücadele Etmiş; Demokrat ; Entellektüel bir ASKER olup olmadığını soralım kendimize...

Hilmi Özkök Yolsuzluklarla Nasıl Mücadele Etmiştir?

Hilmi Özkök zamanında toplum iki türlü yolsuzlukla mücadele görmüştür...

1) İlhami Erdil vakası
2) Internet üzerinde TSK'daki yolsuzluklarla ilgili, çoğu asılsız ama azı asıllı iddialarla yayın yapan sitelerin kapattırılması

Bunlar "cambaza bak" oyunu için yeterli olabilir ama kapsamlı bir değerlendirme için asla.

Kendisine bir kaç soru soralım :


a) Genelkurmay Başkanlığınız döneminde TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun da raporuna dahil edilen, 4 AWACS uçağının ihalesi gerçekleşti.

Toplam maliyeti 1 milyar 84 milyon dolar olan bir ihale.

ABD'nin yüzölçümü 9 milyon kilometrekaredir
Türkiye'nin yüzölçümü 814 bin kilometre kare


Dolayısı ile ABD'nin savunması gereken hava sahası; iki tarafındaki devasa okyanusları ve küre çapındaki işgal operasyonlarını saymasanız dahi; Türkiye'nin 11 katı büyüklüğündedir.

ABD'nin 28 tane çeşitli boylarda AWACS uçağı vardır ve kriz anlarında NATO'nun kaynaklarını kullanır (En son 11 Eylül saldırısı sonrasında NATO ABD'ye 7 AWACS ile destek verdi)

ABD'nin yüzölçümü ; ordusunun ve bütçesinin büyüklüğü; küresel bazda giriştiği operasyonların çapı ve bütçesini de bu hesaba kattığınızda;

ve hele hele Genelkurmay Başkanlığınız döneminde TSK'nın NATO onaylı görevler dışında bırakın burnunu sınırlarından dışarı çıkarmayı; Güneydoğu ve Kuzey Kıbrıs'ta bile kışlasına mahkum edildiği gözönüne alındığında;

DÖRT AWACS alımı hangi akla, misyona ve stratejiye hizmettir?

Millet'in parasının karakter yetmezliği sonucu çarçur edilmesi ile;

muhakeme ve irade yetmezliği sonucu çarçur edilmesi arasında bir fark var mıdır?


b) Genelkurmay Başkanlığınız döneminde;

emekli generallerden, general çocuklarına kadar TSK nezdinde iş takipçiliği yapan isimlere karşı hangi tedbirleri aldınız?

c) 1. Ordu Komutanlığındaki devir teslim törenlerine şehit anaları davet edilmezken; Ali Koç, Aziz Yıldırım gibi isimlerin davet edilmesini sağlayan ilişkiler ağının oluşturabileceği zaaflarla ilgili neler yaptınız?

d) Toplumun her kesiminin askerliği eşit şartlarda yapmamasının da bir tür YOLSUZLUK olduğunu, hele hele o sizin çok önem verdiğiniz DEMOKRASİ ile bağdaşmayacağını sanırım kabul edersiniz? Sizin Genelkurmay Başkanlığı'nız döneminde; Türkiye'deki elitlerin ( Örnekleme olarak; 1. Ordu Devir Teslim Törenine davet edilenleri alabilirsiniz. ) oğulları nerelerde askerlik yapmıştır? Sözkonusu kişilerle üst düzey paşalar arasındaki kişisel ilişkilerin; araştırdığınız takdirde ortaya çıkacak bu çarpık tabloya katkıda bulunduğunu düşünüyor musunuz? YOLSUZLUKLA mücadele eden DEMOKRAT birisi olarak bu çarpıklığı gidermek adına neler yaptınız?

e) TSK'yı yıpratıyor gerekçesi ile kapattırılan sitelerdeki yolsuzluk ihbarlarının hepsinin asılsız olmadığını siz de bal gibi biliyorsunuz.

Döneminizde;

kışlalardaki yolsuzluklardan, deprem bölgesindeki yolsuzluklara kadar
kaç tane dava sonuçlanmış, kaç kişi cezalandırılmış ve bu Millet'in iç edilen hangi kaynakları geri kazanılmıştır?

(Size bu konuda bir de kitap tavsiye edebilirim - Boyalı Bank Nöbetini Terk Etmek - Murat Papuç.

Kendisi emekli bir meslektaşınız olur.
Aranızdaki tek fark;

sizin midenizi feda etmekten şikayetçi ama huzurlu bir ifade ile "şeref madalyası" aldığınız günlerde; onun meslektaşlarının başına çuval geçirilmesini gururuna yediremeyen bir ASKER olarak İNCİRLİK üssünü protesto etmek için Adana'dan İstanbul'a yürüyor olmasıdır; ayaklarından bir kez olsun bile şikayet etmeden)

 


Hilmi Özkök Demokrat mıdır?

Demokratlık;

içinde demokrasi geçen cümleler kurmaksa,

Hilmi Özkök, George Bush kadar demokrattır.

Demokratlık;

"Değişimle", "Mutasyon" arasındaki farkı algılamadan, ülkeyi bağımlı kılacak süreçleri "modernlik" adına geçer akçe kılmaksa;

Hilmi Özkök Damat Ferit kadar demokrattır;

Demokratlık;

peşinizdeki kitleye; o kitlenin savunma reflekslerini azaltacak fikirleri/dinamikleri; "asimetrik düşünce", "zenginlik" , "değişim", "diyalog" gibi gibi şaşalı terimlerle pazarlama sanatı ise;

Hilmi Özkök Fethullah Gülen kadar demokrattır.

Fakat;

bir kişi için DEMOKRATLIK ;

şeffaflık, hesap verme, düşünsel ve duygusal empati ise Hilmi Özkök'e bir kaç sorumuz var :

  • Döneminizde; astsubayların, bizzat her ay maaşlarından kesilen kesintilerle sermayesini oluşturdukları OYAK'ın yönetiminde daha fazla rol alma yönündeki talepleri kamuoyuna yansımıştır. Bir DEMOKRAT olarak bu konuda ne yaptınız?

  • Yıllardan beri YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması gündemde. AB sözkonusu oldu mu birilerinin çok işine yarayan BİR DEMOKRAT olarak bu alanda niye en ufak bir adım bile atmadınız?

  • Ülkemizin ABD üsleri ile donatıldığı ve bunlarda 56 adet nükleer başlık olduğu artık açık bilgi haline geldi. Kamuoyunun bu konudaki kaygılarını da gördüğünüze göre; bir DEMOKRAT olarak bu kaygıları gidermek adına ne yaptınız? Yoksa sizin DEMOKRATLIĞINIZIN sınırları AB-D müttefikliğinin gizli anlaşmaları ile mi sınırlı?

  • Bir şehit anasına sarfettiğiniz, "sadece sizin oğlunuz şehit olmadı ki" cümlesi ile tarihe geçtiniz. Fakat askerlerinizin başına çuval geçiren "müttefikin" büyükelçisi ile olaydan iki gün sonra buluşurken neşeniz yerindeydi. Bu iki olay empati konusunda ciddi sorunlar yaşadığınızın göstergesi. Genelkurmay Başkanlığı'nız döneminde şehitlerimizin geride bıraktıklarının durumunu iyileştirmek adına zaten süregelen süreçlerin ötesinde hangi projeleri yürürlüğe koydunuz?

  • Son iki ayda sorumlusu olduğunuz 50'inin üzerinde Mehmetçik şehit olmuştur? Bir DEMOKRAT olarak; bu MİLLET'e evlatlarının nasıl bu kadar kolay şehit edilebildiğinin bir hesabını vermeyi düşünmüyor musunuz?

Hilmi Özkök Entellektüel midir?

Dünya;

Mısır'ın bilgelik tanrıçısı Maat'tan; Hint "veda" metinlerine;

Laozi(Tao)'nin "Yol ve Erdem Kitabı"ndan; Yenisey yazıtlarına;

Pitagor'dan, Epikurosçulara,

Eski Ahit'ten, Kuran-ı Kerim'e kadar;

binlerce yıldır insanlığın ruhuna nakşedilmiş olan Bilgi ve Bilgeliğin;

içinin boşaltarak, yutulacak haplara dönüştürüldüğü bir "New Age kavramları" curcunası ve bunun çevresinde örülen, "seçilmişlerin ekonomisine" yönelik bir "Yeni Fetişizmi" ile karşı karşıyadır.

Sosyal, ekonomik ve kültürel mukayase boyutlarından ve eleştirel düşünceden arındırılarak;

boşluğa düşmüş ve kendini anlamlandırmaya çalışan bireye DEĞİŞİMİ,

değişimin içeriğini sorgulamadan ve "YENİ'"yi;
"İYİ" ve "DOĞRU"'nun yerine ikame ederek başlatılan bu

Haçlı Pazarlama Seferlerinin
iki ayağı vardır: Öncüler ve Hedefler.

Öncüler;


moda olan pazarlama(marketing), markalaşma, girişimcilik seminerlerindeki "GURU" lakaplı sözde uzmanlar ve medyaya yerleştirilen "kamuoyu oluşturucular" (opinion makers - Bkz: Ertuğrul Özkök)

Hedefler ise ;

matematiksel ve analitik beceriden yoksun;
derinlikli bir okuma yapacak fırsatı bulamadan,
karar verici mekanizmaların koşullandırıcı düşünsel süreçlerine mahkum kalmış ve önlerine yığılan sorunu çözme iddiasındaki her YENİLİĞİ, DOĞRU olarak algılama zaafına sahip, toplumu yönlendiren üst düzey yöneticilerdir.

Ülkeyi gereksiz yazılım ve donanım cennetine çeviren üst düzey şirket yöneticilerinden;

Ülkeyi içi boş kavramların peşi sıra deneme tahtasına çeviren üst düzey kamu yöneticilerine kadar;

Herkes bu entellektüellik eksikliğin kurbanıdır.

Hilmi Özkök bunun çok tipik bir örneğidir.

Tekamül algılamasındaki tek boyutluluk;

Eskiden astsubaylarımızın arabası yoktu; şimdi hepsinin altında araba var

cümlesinden;

Mantık silsilesindeki boşluklar;

Güney Kore'yi ziyaretim esnasinda Koreli bir gezi rehberinin sordugu su soruyu unutmuyorum;

      1=5, 2=25, 3=125, 4=625 ise 5 nedir?

      Bu soru aslinda bir matematik sorusu gibi görünse de, bir matematik sorusu degildir. Tamamen bir algilama ve soruya bakis açisiyla ilgilidir. Sorunun cevabi bir çogunun düsündügü gibi 3125 degil, 1'dir. Çünkü 1=5 ise 5=1'dir.

      Sartlanmalarin zincirini kirmadan unutulmaz kisiler olamazsiniz.

örneğinden;
(Hilmi Özkök'ün bu örnekteki temel muhakeme hatası için bkz : Yine Yanılıyorsunuz Hilmi Bey; Tarihe Tayyip Bey'le Beraber Geçeceksiniz başlıklı yazı)

Tarih algılamasındaki sistematik zaaf ise;

bu ülkenin kurmaylarına; "Liderlik" üzerine konuşma yaparken;

Guggenheim'den İngiliz tasarımcı Ross Lovegrove'a kadar örnek verip, Mustafa Kemal'i unutmasından bellidir.

Hilmi Bey;

"Ferrasini Satan Bilge" kitabı örneğinde olduğu gibi ortalığa saçılan GURU GÜRÜLTÜNÜN prim yaptığı bir ortamda;

"davet ederlerse konferanslara konuşmacı olarak katılırım"

cümlesi ile ortaya koyduğu özlemine fazlası ile kavuşacaktır.

Fatih Terim'den ve Hülya Avşar'dan "Liderlik" öğrenmek için için bir kaç yüz dolar verenlerin, bunu Hilmi Özkök'ten esirgeyeceklerini hiç sanmıyor ve kendisine GURU DEMOKRAT olarak katılacağı konferanslarda başarılar diliyoruz.

Gelelim kritik soruya...

Hilmi Özkök'ün ASKER'liği...

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 17. maddesi şunu der :

Amir; maiyetine hürmet ve itimat hisleri verir.

Maiyetin; ahlaki, ruhi ve bedeni hallerini daima nezaret ve himayesi altında bulundurur.

Amirin maiyetine karşı daima bitaraflık ve hakkaniyet muhafazası esastır.

Genelkurmay Başkanlığı döneminde;

  • askerinin başına çuval geçirilmesine
  • Türk Bayrağı'nın yakılmasına(Mersin, Kerkük) ve aşağılanmasına (Yunanistan)
  • askerinin ABD kontrolündeki üslerde kelepçelenmesine(İncirlik)
  • askerinin yurtdışındaki görevinde tartaklanmasına(Saraybosna)

seyirci ve tepkisiz kalan...

Seyirci kalmakla kalmayıp; askerinin başına çuval geçirenlere en ufak bir karşı mukabelede bulunmayan...

Türkiye'nin tehdit algılamasını ve ordunun harbe hazırlık seviyesini tartışmaya açtığı günlerin hemen ertesinde;

PKK ile mücadelenin en yoğun zamanlarını aratacak şekilde;

maiyetindeki 50 Mehmetçiğin ard arda şehit edilmesine tanıklık eden...

"Üstün Hizmet ve Şeref Madalyası"nı aldığında yaptığı konuşmada,

"TSK'nin harbe hazırlık seviyesi nasıl bu kadar düşmüştür ki; en olağanüstü şartlarda dahi verilmeyen sayıda şehit verilmiştir?"

sorusunun kıyısından bile geçmeyen...

Askerlerini şehit eden PKK örgütüne yataklık eden ABD ile "Terörle Mücadele Konferansları" düzenleyen...

birinin ne kadar ASKER olduğunu takdirinize bırakıyorum.

Hilmi Özkök'ün bir Amir olarak;

TSK'nın İç Hizmet Kanunu'nun 17. Maddesi'nde MİLLET adına emredildiği üzere,

Maiyetine ne kadar hürmet ve itimat hissi verdiği...

Maiyetinin ahlaki, ruhi ve bedeni hallerini daima nezaret ve himayesi altında bulunup bulundurmadığı...

Maiyetine karşı birtaraf davranıp, hakkaniyeti sağlayıp sağlamadığına ise yargı karar verecek.

Pentagon-Soros-Brüksel üçgeninde;
TSK'yı Pentagonize etmeyi amaç edinmiş STK'ların her zaman GURU DEMOKRATLARA...

TSK'nın ise her zaman bir ASKER'e ihtiyacı olacaktır.


B.G.



 


Bu yazı 2995 kez okunmuştur.
YORUMLAR:
Henüz yorum yapılmamış.
YAZARIN SON 20 YAZISI
16.02.2014 08:05 "Çirkin Bir Kadın" Olarak Tayyip Erdoğan - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
23.08.2013 18:24 Deccal'in Tövbesi : Sen Ancak Kendine Ağlarsın - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
03.04.2013 03:34 Bir Ermeni'de Türk'ü Görmek ve Türk'ün Kimlik Sorunu - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
15.03.2013 16:34 Sahtekar Milletin "Esir" Evlatları - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
28.10.2012 18:46 Ar Damarı Çatlamış Millet'in Şah Damarı ile İmtihanı - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
22.09.2012 20:02 Tolga Örnek'e Açık Mektup:Her Sakallıyı Hacı; Her Üniformalıyı Amca Zannetme - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
13.06.2012 16:23 "Taaaaa AMK" - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
30.12.2011 20:14 2012'de Neler Olacak; Hangi Şehir İkonik Terörle Vurulacak? - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
02.12.2011 18:40 Bu Süreçte; Avukatına Güvenen Hapishaneden, Doktoruna Güvenen Hastaneden Çıkamaz - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
23.08.2011 18:50 Emniyet'e Mektuplar - I : Vesayetin Yeni Paşaları - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
03.08.2011 15:30 Ramazan Fest'in İfrat iftarları - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
12.07.2011 19:19 Şike Operasyonu "Öcalan Affını" Kitleselleştirme Operasyonudur - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
27.04.2011 18:16 İstanbul'u Türksüzleştirme Projesi: Yeni Boğaz (City of Istanbul'a Yer Açılıyor) - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
28.03.2011 17:03 Genç Sivillerin Arkasındaki Derin ABD - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
12.01.2011 19:33 Yorgo Papandreou'ya Nasıl Hareket Çekilir? - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
09.11.2010 16:08 Türbanın Matematiği : Karşıysan Serbest Bırak - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
20.10.2010 17:21 Fetullah Gülen'i Kırpıp Kırpıp Eyüp Can Yapacaklar - Behiç Gürcihan/Açık İstihbarat
15.07.2010 19:11 Uğur'un Anlatmadıkları, "A. Abla" ve Öcalan'a "Sayın" Diyen General - Behiç Gürcihan
18.06.2010 04:35 Erken Doğum Yaptırılan "Yeni Devlet" ve Hayalperest Ebeleri - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
03.06.2010 17:34 MİT Siyasetten Elini Çekmeli - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat
TÜM YAZILARI
2004-2014
Açık İstihbarat