Erdoğan'ı
kim tehdit etti?

"Demiryollarınızı Kontrol Edemezsiniz"
"Marmaray projesini bize vermezseniz,
demiryollarınızı kontrol edemezsiniz"
Bu sözlerin Başbakan Erdoğan'a kimin tarafından,
ne zaman telafuz edildiğini biliyoruz.
Bu sözün telafuz edilmesinin üzerinden fazla zaman geçmeden
demiryollarında sadece "kötü idare" ve "basiretsiz
bakan" açıklaması ile geçiştirilemeyecek büyüklü, küçüklü
kazaların da meydana gelmeye başladığını da hep beraber
izliyoruz.
Daha da ilginci; bu irili-ufaklı kazalar serisi; 3. köprü
projesinin yeniden gündeme gelmesi ile durmuş durumda.
İstanbul'un ulaşım ekseni üzerinde yaşanan uluslararası
çatışma AKP iktidarının temellerini sarsarken; olan onlarca
masum vatandaşımıza oluyor.
Yazının
tam metni
ABD
Devleti ile Türk Devleti'nin
Ayrışmasındaki Paralellik ve
Yerel Ekollerin Narko-İktidar Savaşları
Van'daki "uyuşturucu" skandalı patlamadan
aylar önce 17 Mayısta yayınladığımız Jeo-Kritik'te Türkiye'nin
altındaki tektonik tabakalarda ciddi kaymalar meydana geldiği
ve bu hareketlenmenin ciddi depremlere gebe olduğu konusunda
uyarmıştık.
Bu tabakaları
a) Uyuşturucu trafiği
b) İhale trafiği
c) Kara/Gri para trafiği
d) Kayıtdışı ekonomi trafiği
olarak kategorilendiren analizimiz; Türkiye üzerinden
geçen ve bir kısmı Pentagon/CIA kontrolündeki uyuşturucu
yolları ve aktörleri arasında bir güç savaşının başladığını
ortaya koyuyordu.
Bu sayıdaki analizimiz; ABD devleti içindeki ayrışmanın
beraberinde Türk devletinin de çözülmesine neden olduğunu
ve küresel kuklacıların birbirlerine karşı cephe aldığı
bir dönemde; yerel kuklaların birbirleri ile iktidar kavgalarının
çok doğru analiz edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Son yaşanan skandallar serisinin; iç politikadaki Erdoğan,
Yılmaz ve 28 Şubat ekolü arasında ilerde daha da kızışacak
iktidar kavgasının ilk raundu olduğu da bu analizin bir
alt başlığı.
Yazının
tam metni
|
Biz
Duyduk - Siz de Duydunuz mu?
|
Bazen elimize öyle bilgiler
ulaşıyor ki; sizlerle paylaşıp paylaşmama konusunda
ciddi tereddütler yaşıyoruz.
Yaptığımız tetkikler elimizdeki bilginin %90 doğru olduğunu
gösterse de; bilginin hassasiyeti dolayısı ile %10'luk
yanlış olma riski bizi düşündürüyor.
Tam bir dezenformasyon sirkine dönen ülkemizde; eleştirdiğimiz
noktaya düşmek istemeyeceğimiz de açık.
Bu nedenle artık bu bilgileri "Biz Duyduk, Siz
de Duydunuz mu?" köşesinde dikkatinize sunup;
en azından kendi kaynaklarından bunları kontrol etme
şansını okuyucularımıza sunmanın doğru olacağını düşündük.
Bir de siz bakın bakalım; doğru muymuş?
- İsrail Genelkurmay Başkanı'nın Diyarbakır
doğumlu olduğunu ve Türkiye'de asker kaçağı konumunda
bulunduğunu biz duyduk, siz de duydunuz mu?
|
Bağlantıya
Geçmek İçin
Bu e-bülteni başkalarına
da yollayabilirsiniz
Sorularınız,
yorumlarınız ve eleştirileriniz için
Behiç Gürcihan ile 0 532 5959046 nolu telefondan bağlantıya
geçebilirsiniz.
|
|
|
2006'da
MESCİD-İ AKSA'YI YIKMAYI PLANLAYAN
İSRAİL
1000 F-16 İLE NEYİ HEDEFLİYOR?
|
|
İsrail'in Kuzey Irak'taki faaliyetleri nedense
yeni keşfedilmiş gibi basının her türlüsünün sayfalarını
süslemeye başladı.
Açık İstihbarat olarak aylardır Irak Günceli sayfamızda,
MOSSAD'ın Bağdat'daki ofislerinin yerleri dahil
onlarca kritik bilgiyi deşifre ederken kimsenin
görmediği gerçekler bir anda ortaya dökülüverdi.
Hele bir de haberlerde; TSK'nın İsrail'i Kuzey
Irak'ta dinleme istasyonu kurduğu için uyardığı
yolundaki haberleri okuyunca neşemiz yerine geldi.
İsrail'le imzaladığı "stratejik işbirliği"
anlaşmaları ile en hassas ve en stratejik/taktik
alanlarını ortak kullanıma açan bir ülkenin; Kuzey
Irak'ta dinleme istasyonu açtığı için İsrail'i
kınadığı haberi; Yahudilerle işbirliği iyice deşifre
edilince tabanına karşı bir "İsrail'e dayılanma
senaryosu" ortaya koyan AKP hükümetinin çabası
ile çok fazla benzerlik içeriyor. MERNİS gibi
demografik altyapısının bütün inceliklerini içeren
bir veritabanının güvenliğini bile İsrail'e devreden
bir devletin; İsrail'in Kuzey Irak'taki dinleme
istasyonundan duyduğu kaygının samimi olması sözkonusu
olamaz.
İsrail'e karşı duyulması gereken kaygı; zaten
yurtiçinde içine sızdıkları kurumların teknik
altyapısı üzerinden rahatça yapabildikleri dinleme
değildir.
Esas soru ve sorun şudur : İsrail ABD'den ilk
partide 400 ve ikinci partide 400 tane ve 200
tane de opsiyonlu olmak üzere 1000 tane F-16 I
serisi uçağı niye alıyor?
Yazının
Tam Metni.
|
|
| Aklımıza
Takıldı - Gazetecilik ve Etik |
|
Genelkurmay'ın gazetecilere ve gazetelere yönelik
farklı akreditasyon uygulamaları haklı tepkiler
çekiyor. Bu uygulamalara yönelik eleştiriler önceleri
Vakit gibi "İslamcı" gazetelerin tekelindeyken;
eleştiri yelpazesinin Ertuğrul Özkök gibi yazarları
da kapsayacak şekilde genişlemesi Özkök'ün "demokrasi
sevdası" ile açıklanamaz.
Yalnız bu tepkiler arasında en ilgi çekici olanı
Fehmi Koru'ya ait.
Kendisi "İlişkinin doğrusu" başlıklı
yazısında, gazetecilerin kurumlarla kurduğu "özel"
ilişkilerin sakıncalarına değinip; gazetecilik
etiği ve aşırı samimi ilişkilerin "haber
alma hakkını" nasıl zedeleyeceğine dair ahkam
kesiyor.
Abdullah Gül ile olan "dostluk" ilişkisini
bu eleştirinin kapsama alanı dışında tutup; kendisine
üç soru soracağız :
- Son zamanlarda kendi belirlediğiniz gazetecilik
etiği kapsamı dışında kalması gereken bir kurumun
koridorlarında çok sık görülmeye başladınız.
Bu görülmelerin bu kurumda "gazeteciler"
ile ilgili verdiğiniz "derslerle"
ilgisi olabilir mi?
- Bu "derslerde", gazetecilerle ilgili
"kurs katılımcılara" ne tür bilgiler
aktarıyorsunuz?
- Taha Kıvanç; Fehmi Koru'nun buralarda takıldığını
görse o meşhur müphem dolu sorularından birini
sormaz mıydı?
Merak ettik.
|
|