Erken
Seçim Yolda - Varan 1
Krizden Ran'ta;
Rant'tan İktidara
Dayanan Merdiven
Zina Krizi'nin Anatomisi
Askerinin başına
çuval geçirilirken bile milli değerlerini hatırlayamayan
kadroların; zina üzerinden Türklüğünü hatırlaması ile başlatılan
sahte krizle yaratılan rant; AB üyelik tarihi ile artacak
kamuoyu desteğini baskın seçimle nakde çevirerek
hem Meclis'i, hem de kendi kadrolarını daha sıkı kontrol
altına almak isteyecek AKP liderleri için bulunmaz bir fırsat
sundu.
Sahte krizlerin peşi sıra; polemik havuzunda oyalanan Necip
Türk Milleti'ne duyurulur.
Yazının
tam metni
Erken
Seçim - Varan 2
Erdoğan AKP'yi Kontrol Altına Almaya Çalışıyor
Kızılcahamam Toplantıları
AKP'ye yönelik
dış sondajların arttığı bir dönemde; Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam'da
milletvekillerini yakın markaja aldı ve kabine değişikliği
havası yaratarak, iç rahatsızlığın gazını almaya çalıştı.
Bu taktik hamle; ABD, İngiltere ve İsrail gibi büyükelçilerin
yakın markajındaki isimlerin AKP içindeki "ayrışma"
dinamiklerini ciddi anlamda kaşımaya başladığı dönemde gerçekleşti.
Ve tabi Tayyip Erdoğan'a, iktidarını güçlendirme yolunda
yine kritik bir destek eski bir dosttan; bir eski paşadan
geldi.
Yazının
tam metni
|
Her Dönüşüm Sürecinin
Bir "Sabah"'a
ve Bir "Mehmet Barlas"'a
İhtiyacı Bulunur
|
Son dönemlerde;
"Türk" sıfatını taşıyan medyada ciddi bir
"siyonist-Kürtçülük" eğilimin ağır
bastığını gözlemliyoruz.
Kaleye "Türk" bayrağı asıp; kalede İngiliz
mallarının satıldığı Sevr günleri misali; birilerinin
"Türk" sözcüğünü afyon niyetine kullanmasına
alışığız.
Toplumu dönüştürmek için medyaya; "entellektüelleri"
dönüştürmek için seçme adamlara ihtiyaç duyanların
etkileri şu günlerde belli kurumlarda daha fazla hissedilmeye
başlandı.
İşte size bir CNN Türk, bir Zaman, bir de Haber Türk
örneği...
Yazının
tam metni
|
|
Mini Analiz
İsrail Başka Nereleri Dinliyor?
|
Bir önceki Jeo-Kritik bülteninde;
Mernis Projesi bünyesinde; İsrailli firmaların
nasıl dışarıdan müdahaleye imkan tanımayan "black
box" (kapalı kutu) sistemler kurduklarını ve
bu tür sistemlerin Mernis gibi kritik projeler sözkonusu
olduğunda ülke açısından ne tür ciddi zaaflar içerdiğini
ortaya koymuştuk.
Bazıları bu olayı anlamamazlıktan geliyor ve "İsrail'in
müdahalesi sözkonusu değil" gibi teminatlar
veriyor. Bu boş teminatlar, teknik ayrıntılara hakim
olmayan bürokrat kafaların nasıl yönlendirilebileceğinin
somut bir kanıtı olarak karşımızda duruyor. Başlarında
durdukları teknik sistemlerin; sözkonusu "blackbox"
yapılarla ne tür suistimale açık hale getirilebileceğini
görmek için dürüst bir bakış açısı yeterli.
Bu konuyla ilgilenen kadrolara bir ipucu daha verelim.
Bugün; Türkiye'de ses pazarına soyunan özel şirketlerin
kullandığı merkezi bir yazılım sözkonusu. Bu
yazılım; bütün ses iletişiminin merkezinde duran
"switching" (anahtar) yazılımı. Ve tahmin
edin bakalım; bütün firmaların kullandığı yazılımın
firması nereli :
Bildiniz : İsrail
Teknik ayrıntısına hakim olmayınca bilemeyeceğiniz
bir başka ayrıntı verelim :
Sözkonusu İsrail yazılımı; istenildiği takdirde
içinden geçen herhangi bir konuşmanın bir kopyasını
sadece 8Kb bant genişliği kullanarak (bugün cep
telefonlarının kullandığı bant genişliğinden bile
az) istenilen bir başka noktaya aktarabiiliyor.
Yani; İsrail'li firma istediği takdirde; Türkiye'de
ses pazarına soyunan özel telekom firmaları bünyesinde
gerçekleşen konuşmaları dinleme yeteneğine sahip.
Yapmaz mı diyorsunuz? Desenize; bazı kilit mevkiler
için ideal bir adaysınız.
|
Bağlantıya
Geçmek İçin
Bu e-bülteni başkalarına
da yollayabilirsiniz
Bültene üye olmak için
jeokritik@sesar.com.tr
adresine bir e-posta yollamanız yeterli.
Sorularınız, yorumlarınız
ve eleştirileriniz için
jeokritik@sesar.com.tr
|
|
ABD BÜYÜKELÇİSİ
EDELMAN'A AÇIK MEKTUP
"Biz mi Size Hakaret Ediyoruz; Siz mi Bize?"
|
|
Sayın Büyükelçi;
17 Ağustos Depremi'nin 4. yıldönümünde yayınladığımız
özel rapor sizi hayli rahatsız etmiş olacak ki;
11 Eylül'ün yıldönümü vesilesi ile Hürriyet gazetesine
yazdığınız yazıda; "tektonik silah"
iddiaları ile yıpratılmaktan ve bu tür iddiaların
ABD halkına hakaret olduğundan sözetmişsiniz.
Hatta; "bizim gücümüzü abartıyorlar"
şeklinde bir cümle bile kullanmışsınız.
Biz sizin gücünüzü abartmıyoruz. Sizin gücünüzü
abartanlara, sizden destek almayı bir marifet
sayanlara, sizin ne olduğunuzu bütün gerçekliği
ile gösterip, ülkemize karşı kurmaya çalıştığınız
oyunu deşifre ediyoruz o kadar. Deşifre edildikçe
hareket alanınız kısıtlanıyor; özel buluşmalarınızı
ve mekanlarınızı gizlemek için daha fazla çabalamak
zorunda kalıyorsunuz diye bu kadar sinirlenmenizi
ise anlıyoruz. Ne de olsa sizi buraya Türkiye
operasyonunu yönetmek için yollayanların güvenini
boşa çıkarmak istemezsiniz.
Öncelikle; şunu vurgulamak isteriz. O raporda;
ABD'yi doğrudan 17 Ağustos depremi ile ilişkilendirilen
bir yaklaşım olmadığı gibi; sadece olasılıklar
ortaya konuyor ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin
bu iddiaları gereği gibi araştırmadığı vurgulanıyordu.
. Ama siz nedense; raporda ABD suçlu sandalyesine
oturtulmadığı halde bu raporu üstünüze alma gafletinde
bulundunuz. Aklımıza; "yarası olan gocunur"
sözünden başka bir söz gelmiyor.
Bu gafletinizi; size, raporun doğru tercüme edilmediği
hatasına bağlıyoruz. Türkiye'nin sosyal ve siyasal
yapısını ayrıştırmak için sahaya saldığınız ajan
kadroları kadar; büyükelçilikteki idari personelin
de sayısını ve kalitesini yükseltirseniz; bu tür
tercüme hatalarını daha az yaşar ve böyle hataları
yapmazsınız.
Esas konuya gelirsek;
ABD halkına en büyük hakaretin kimler tarafından
yapıldığı konusunda bir fikir sahibi olabilmeniz
için; kalenizden çıkıp, 9/11 Fahrenheit filmini
Türk kamuoyu ile bir sinemada seyretmenizi tavsiye
ederiz. Nihayetinde iyiniyetli ve dost canlısı
bir ABD halkının; diğer milletler nezdinde ne
konuma düşürüldüğünü o filmi izlerken çok daha
net görebilir ve esas hakaretin, temsilcisi olduğunuz
misyon tarafından yapıldığını, entellektüel dürüstlüğe
sahipseniz siz de kavrayabilirsiniz.
Sizin faaliyetlerinize gelince;
ABD Büyükelçiliği olarak Türk Milleti'nin misafiri
olmanız gerekirken; valiliğine soyunduğunuz faaliyetlerinizi
her zaman deşifre ettik ve etmeye devam edeceğiz.
Bu faaliyetleriniz ve bu topraklardaki rolünüzün
masumiyetinden bu kadar eminseniz; HODRİ MEYDAN.
Kamuoyuna açık bir platformda; siz ne kadar "Türkiye'nin
dostu" olduğunuzu anlatın; biz de sizin bütün
faaliyetlerinizi bütün ayrıntıları ile tek tek
ortaya koyalım.
Ve bırakalım o dostu olduğunuzu iddia ettiğiniz
millet karar versin :
Biz mi ABD halkına hakaret ediyoruz; siz mi Türk
Milleti'ne?
Saygılar
SESAR
|
|
|
Biz
Duyduk, Siz de Duydunuz mu?
|
|
Elimize ulaşan fakat doğruluğundan %100 emin olamadığımız
bilgi ve bulguları; sizin de kendi kaynaklarınızdan
araştırıp, teyit etmeniz için dikkatinize sunmaya
devam ediyoruz.
- Alaattin Çakıcı krizi patlamadan önce;
Nazlı Ilıcak'ın Alaattin Çakıcı ile yalısında
özel bir görüşme yaptığını ve bu görüşmenin
içeriğinin, daha sonra kamuoyuna düşen olayların
sebeblerini de bünyesinde barındırdığını?
,
- Haydarpaşa Limanı ihalesinin şimdiden küçük
bir yatırım bankası olan bir gruba verildiğini
ve bu grubun; bir Türki Cumhuriyeti'nin başkanının
parasını Türkiye'ye getirip, bu para ile bu
alanda yatırım yapacağını?
- Hükümetin; Kuzey Irak'lı Kürtlerin başkent
olarak gördükleri Süleymaniye'ye konsolosluk
açmaya kalktığı ve bu girişimin Genelkurmay
tarafından engellendiğini?
|
Bilgi
Bankamızı Denediniz mi?
SESAR olarak web sayfamızda
yeni bir hizmetin test yayına başladık.
Elimizdeki yazı ve veri arşivini web üzerinden aramaya açtık.
İstediğiniz kişi veya konuyu bilgi bankamızdan araştırın.
Eğer elimizde bulunuyorsa; size ulaştıralım.
Bilgi
Bankamıza ulaşmak için tıklayın
|