<%@language=vbscript codepage=1254%> <% Server.Execute("mt/track.asp") %> <% Response.Expires = -1000 Response.Buffer = TRUE Response.CacheControl ="private" %> Jeo-Kritik - 30 Eylül 2004
Düşünenler için
JEO - KRİTİK

Your Logo Here

Yazılmayanları yazmaya devam ediyoruz...
30 Eylül Perşembe

 


Erken Seçim Yolda - Varan 1

Place Your Graphic HereKrizden Ran'ta;
Rant'tan İktidara
Dayanan Merdiven

Zina Krizi'nin Anatomisi


Askerinin başına çuval geçirilirken bile milli değerlerini hatırlayamayan kadroların; zina üzerinden Türklüğünü hatırlaması ile başlatılan sahte krizle yaratılan rant; AB üyelik tarihi ile artacak kamuoyu desteğini baskın seçimle nakde çevirerek hem Meclis'i, hem de kendi kadrolarını daha sıkı kontrol altına almak isteyecek AKP liderleri için bulunmaz bir fırsat sundu.

Sahte krizlerin peşi sıra; polemik havuzunda oyalanan Necip Türk Milleti'ne duyurulur.

Yazının tam metni

Erken Seçim - Varan 2

Erdoğan AKP'yi Kontrol Altına Almaya Çalışıyor

Kızılcahamam Toplantıları


AKP'ye yönelik dış sondajların arttığı bir dönemde; Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam'da milletvekillerini yakın markaja aldı ve kabine değişikliği havası yaratarak, iç rahatsızlığın gazını almaya çalıştı.

Bu taktik hamle; ABD, İngiltere ve İsrail gibi büyükelçilerin yakın markajındaki isimlerin AKP içindeki "ayrışma" dinamiklerini ciddi anlamda kaşımaya başladığı dönemde gerçekleşti. Ve tabi Tayyip Erdoğan'a, iktidarını güçlendirme yolunda yine kritik bir destek eski bir dosttan; bir eski paşadan geldi.


Yazının tam metni



Her Dönüşüm Sürecinin

Bir "Sabah"'a

ve Bir "Mehmet Barlas"'a

İhtiyacı Bulunur



Son dönemlerde; "Türk" sıfatını taşıyan medyada ciddi bir "siyonist-Kürtçülük" eğilimin ağır bastığını gözlemliyoruz.

Kaleye "Türk" bayrağı asıp; kalede İngiliz mallarının satıldığı Sevr günleri misali; birilerinin "Türk" sözcüğünü afyon niyetine kullanmasına alışığız.

Toplumu dönüştürmek için medyaya; "entellektüelleri" dönüştürmek için seçme adamlara ihtiyaç duyanların etkileri şu günlerde belli kurumlarda daha fazla hissedilmeye başlandı.

İşte size bir CNN Türk, bir Zaman, bir de Haber Türk örneği...


Yazının tam metni



Mini Analiz

İsrail Başka Nereleri Dinliyor?


Bir önceki Jeo-Kritik bülteninde;

Mernis Projesi bünyesinde; İsrailli firmaların nasıl dışarıdan müdahaleye imkan tanımayan "black box" (kapalı kutu) sistemler kurduklarını ve bu tür sistemlerin Mernis gibi kritik projeler sözkonusu olduğunda ülke açısından ne tür ciddi zaaflar içerdiğini ortaya koymuştuk.

Bazıları bu olayı anlamamazlıktan geliyor ve "İsrail'in müdahalesi sözkonusu değil" gibi teminatlar veriyor. Bu boş teminatlar, teknik ayrıntılara hakim olmayan bürokrat kafaların nasıl yönlendirilebileceğinin somut bir kanıtı olarak karşımızda duruyor. Başlarında durdukları teknik sistemlerin; sözkonusu "blackbox" yapılarla ne tür suistimale açık hale getirilebileceğini görmek için dürüst bir bakış açısı yeterli.

Bu konuyla ilgilenen kadrolara bir ipucu daha verelim.

Bugün; Türkiye'de ses pazarına soyunan özel şirketlerin kullandığı merkezi bir yazılım sözkonusu. Bu yazılım; bütün ses iletişiminin merkezinde duran "switching" (anahtar) yazılımı. Ve tahmin edin bakalım; bütün firmaların kullandığı yazılımın firması nereli :

Bildiniz : İsrail

Teknik ayrıntısına hakim olmayınca bilemeyeceğiniz bir başka ayrıntı verelim :

Sözkonusu İsrail yazılımı; istenildiği takdirde içinden geçen herhangi bir konuşmanın bir kopyasını sadece 8Kb bant genişliği kullanarak (bugün cep telefonlarının kullandığı bant genişliğinden bile az) istenilen bir başka noktaya aktarabiiliyor.

Yani; İsrail'li firma istediği takdirde; Türkiye'de ses pazarına soyunan özel telekom firmaları bünyesinde gerçekleşen konuşmaları dinleme yeteneğine sahip.

Yapmaz mı diyorsunuz? Desenize; bazı kilit mevkiler için ideal bir adaysınız.


Bağlantıya Geçmek İçin

Bu e-bülteni başkalarına da yollayabilirsiniz

Bültene üye olmak için

jeokritik@sesar.com.tr


adresine
bir e-posta yollamanız yeterli.

Sorularınız, yorumlarınız ve eleştirileriniz için

jeokritik@sesar.com.tr

 


ABD BÜYÜKELÇİSİ

EDELMAN'A AÇIK MEKTUP

"Biz mi Size Hakaret Ediyoruz; Siz mi Bize?"


Sayın Büyükelçi;

17 Ağustos Depremi'nin 4. yıldönümünde yayınladığımız özel rapor sizi hayli rahatsız etmiş olacak ki; 11 Eylül'ün yıldönümü vesilesi ile Hürriyet gazetesine yazdığınız yazıda; "tektonik silah" iddiaları ile yıpratılmaktan ve bu tür iddiaların ABD halkına hakaret olduğundan sözetmişsiniz. Hatta; "bizim gücümüzü abartıyorlar" şeklinde bir cümle bile kullanmışsınız.

Biz sizin gücünüzü abartmıyoruz. Sizin gücünüzü abartanlara, sizden destek almayı bir marifet sayanlara, sizin ne olduğunuzu bütün gerçekliği ile gösterip, ülkemize karşı kurmaya çalıştığınız oyunu deşifre ediyoruz o kadar. Deşifre edildikçe hareket alanınız kısıtlanıyor; özel buluşmalarınızı ve mekanlarınızı gizlemek için daha fazla çabalamak zorunda kalıyorsunuz diye bu kadar sinirlenmenizi ise anlıyoruz. Ne de olsa sizi buraya Türkiye operasyonunu yönetmek için yollayanların güvenini boşa çıkarmak istemezsiniz.

Öncelikle; şunu vurgulamak isteriz. O raporda; ABD'yi doğrudan 17 Ağustos depremi ile ilişkilendirilen bir yaklaşım olmadığı gibi; sadece olasılıklar ortaya konuyor ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bu iddiaları gereği gibi araştırmadığı vurgulanıyordu. . Ama siz nedense; raporda ABD suçlu sandalyesine oturtulmadığı halde bu raporu üstünüze alma gafletinde bulundunuz. Aklımıza; "yarası olan gocunur" sözünden başka bir söz gelmiyor.

Bu gafletinizi; size, raporun doğru tercüme edilmediği hatasına bağlıyoruz. Türkiye'nin sosyal ve siyasal yapısını ayrıştırmak için sahaya saldığınız ajan kadroları kadar; büyükelçilikteki idari personelin de sayısını ve kalitesini yükseltirseniz; bu tür tercüme hatalarını daha az yaşar ve böyle hataları yapmazsınız.

Esas konuya gelirsek;

ABD halkına en büyük hakaretin kimler tarafından yapıldığı konusunda bir fikir sahibi olabilmeniz için; kalenizden çıkıp, 9/11 Fahrenheit filmini Türk kamuoyu ile bir sinemada seyretmenizi tavsiye ederiz. Nihayetinde iyiniyetli ve dost canlısı bir ABD halkının; diğer milletler nezdinde ne konuma düşürüldüğünü o filmi izlerken çok daha net görebilir ve esas hakaretin, temsilcisi olduğunuz misyon tarafından yapıldığını, entellektüel dürüstlüğe sahipseniz siz de kavrayabilirsiniz.

Sizin faaliyetlerinize gelince;

ABD Büyükelçiliği olarak Türk Milleti'nin misafiri olmanız gerekirken; valiliğine soyunduğunuz faaliyetlerinizi her zaman deşifre ettik ve etmeye devam edeceğiz.

Bu faaliyetleriniz ve bu topraklardaki rolünüzün masumiyetinden bu kadar eminseniz; HODRİ MEYDAN. Kamuoyuna açık bir platformda; siz ne kadar "Türkiye'nin dostu" olduğunuzu anlatın; biz de sizin bütün faaliyetlerinizi bütün ayrıntıları ile tek tek ortaya koyalım.

Ve bırakalım o dostu olduğunuzu iddia ettiğiniz millet karar versin :

Biz mi ABD halkına hakaret ediyoruz; siz mi Türk Milleti'ne?

Saygılar

SESAR

Biz Duyduk, Siz de Duydunuz mu?


Elimize ulaşan fakat doğruluğundan %100 emin olamadığımız bilgi ve bulguları; sizin de kendi kaynaklarınızdan araştırıp, teyit etmeniz için dikkatinize sunmaya devam ediyoruz.

  • Alaattin Çakıcı krizi patlamadan önce; Nazlı Ilıcak'ın Alaattin Çakıcı ile yalısında özel bir görüşme yaptığını ve bu görüşmenin içeriğinin, daha sonra kamuoyuna düşen olayların sebeblerini de bünyesinde barındırdığını?
    ,
  • Haydarpaşa Limanı ihalesinin şimdiden küçük bir yatırım bankası olan bir gruba verildiğini ve bu grubun; bir Türki Cumhuriyeti'nin başkanının parasını Türkiye'ye getirip, bu para ile bu alanda yatırım yapacağını?

  • Hükümetin; Kuzey Irak'lı Kürtlerin başkent olarak gördükleri Süleymaniye'ye konsolosluk açmaya kalktığı ve bu girişimin Genelkurmay tarafından engellendiğini?


Bilgi Bankamızı Denediniz mi?

SESAR olarak web sayfamızda yeni bir hizmetin test yayına başladık.

Elimizdeki yazı ve veri arşivini web üzerinden aramaya açtık. İstediğiniz kişi veya konuyu bilgi bankamızdan araştırın. Eğer elimizde bulunuyorsa; size ulaştıralım.

Bilgi Bankamıza ulaşmak için tıklayın


SESAR


www.sesar.com.tr

© 2003 SESAR