| SÖZEL
GÖSTERGELER |
| |
|
Gösterge
|
Gösterdiği
|
| |
|
- ABD Büyükelçisi Pearson'un; "Türkiye ile ABD
aynı görüşlere sahip olursa, Türkiye bölgenin ekonomi
ülkesi olabilir. Suriye ve İran, Türkiye ile aynı
avantajlara sahip olmayacak" demesi
- Erdoğan'ın İTO'daki konuşmasında; "ABD Türkiye'nin
Irakın yeniden yapılandırılmasından pay almasını engellemeye
cesaret etmemeli" demesi.
|
ABD ile AKP arasındaki "tüccar"
siyasetinin sürdüğünü |
- Tayyip Erdoğan'ın İTO'nun Olağanüstü Meclis Toplantısında,
TİM Başkanı Oğuz'un doviz kurları ile ilgili şikayetinin
hatırlatılması üzerine; "Önceki gün 450 milyon
dolarlık alım yaptı ama bu bir yerde sanal müdahale
oldu. Olay geliyor bir yerde faizle ilintili. Yani
faizin de bu arada belini kırmak gerekiyor...Merkez
Bankası Başkan ve ekibi de bu konudaki hassasiyetleri
zannediyorum duyuyorlar. Onlar da gerekli değerlendirmeleri
yapacaktır." şeklinde konuşması
- Sabancı Üniversitesi'nde, "Dilek Sabancı
Araştırma Ödülleri" törenine katılan Unakıtan'ın;
"Merkez Bankası bağımsız. Daha önceki hükümet
zamanında bunun temelleri atıldı. Hükümetimiz buna
devam ediyor. Para politikalarını bağımsız bir şekilde
Merkez Bankası tayin ediyor. Faizleri de gelecek beklentilerine
göre tayin ediyor. Geçmişe bakmaz geleceğin beklentilerine
bakar. Merkez Bankası beklenti anketleri de iyi çıktı.
Bunun manası faizler yakında düşecek. Bütün sanayicilerimize,
bilhassa ihracatçılarımıza müjde veriyorum"
demesi
- Mir Dengir Fırat'ın ; darbe söylentisi yayanlara
12 Martı hatırlattığı Vakit'e verdiği röportajda satır
arasında
; "Merkez Bankası'nda devalüasyon gecesi 11:30
- 12:00 arası 12 milyar doların nasıl gittiğini biliyoruz"
demesi
|
- AKP'nin elinde Merkez Bankası'nın faaliyetlerine
dair; içerden alınan çok hassas bilgiler olduğu ve
Serdengeçti'yi ekonomik programlarına ikna etmek konusunda
bu bilgilerden aktif şekilde yararlandıklarını
|
- Financial Times gazetesinde yeralan bir haberde,
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın pragmatik yaklaşımı
nedeni ile Özal'a benzetilmesi
- Gazetenin Unakıtan'ın kendisini Petkim ve Tüpraş
özelleştirmeleri ile kendisini göstereceğini; Unakıtan'ın
yükselmesini Başbakan Erdoğan'ın özelleştirme programını
kendisine bağlamasına borçlu olduğunu yazması
- Şu sıralarda TÜPRAŞ'ın satışı ile ilgilenen Rus
TNK'nin BP ile ortaklık kurması
|
- Tüpraş'ın İngiltere merkezli bir sermaye gitme olasılığının
daha fazla olduğunun ve İngilizler'in; Unakıtan'ı
bu konuda ikna etmek için her yolu denediklerini
- TÜPRAŞ ve Petkim'in "doğru" adreslere
gitmemesi durumunda Unakıtan'ın medyadaki "sempatik"
imajının hızla yıpranma sürecine gireceğini
|
- Merkez Bankası'nı faizleri yüksek tutarak Hazine'yi
yüksek faizle borçlandırmaya neden olmakla; dolara
gereki müdahaleyi yapmayıp kendi cam fanusları içinde
yaşamakla suçlayan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı
Oğuz Satıcı'nın aynı toplantıda Soros'u da överek;
"Türkiye'nin de böyle Soros'lara ihtiyacı
var. Vatanı, memleketi, bayrağı için gerektiğinde
şereflice spekülasyon, manipulasyon yapacak para
piyasasında oyunculara ihtiyaç var" demesi
- Soros'un Türk medyasında daha fazla yeralmaya başlaması
ve Bush'a kızdığı için dolardan Euroya geçtiği iddia
edilen Soros'un; Wolfowitz'in demeçlerine karşı Türkiye'yi
savunduğunun Türk kamuoyuna özellikle duyurulması
|
- TİM Başkanı'nın ciddi bir tahlil yetersizliği çektiğini
- Türk medyasında Soros'un arka planlarını bilmeyenlerin
Soros haberlerini yazmamaları gerektiğini
- Soros'un Türkiye'den bir yada bir kaç banka almak
için temaslarını yoğunlaştırdığını
|
- Ertuğrul Özkök'ün köşesinde: "İzmir'in
işgalinden hemen önce Yunan, İngiliz, Fransız gemileri
Körfez'in girişindeki Kumkale'ye kadar gelip oradan
şehri bombardımana başlamışlar. O sırada İzmir Valisi
Rahmi Bey'miş. Hemen düşman gemilerine şu haberi göndermiş.
'İzmir'de ne kadar Ermeni tebaası varsa, hepsini Türk
mahallelerine taksim ettim. Bu suretle atacağınız
her mermi kendi kardeşlerini öldürmüş olacaktır' Düşman
gemileri bu mesajı alınca çekip gitmişler...Bu düpedüz
bir canlı kalkan olayı"...."O dönemde Türkiye'de
27 vilayet varmış. İzmir kaza, Aydın ise vilayet merkeziymiş.
İzmir, Manisa, Denizli ve Muğla, Aydın'a bağlıymış.
Anlayacağınız bir tür eyalet sistemi varmış.
Bugün bazılarının tartışmasını bile kabullenemediği
bu idari yapılanma, demek ki o zamanlar yürürlükteymiş".
şeklinde yazması.
- Ertuğrul Özkök'ün bir başka yazısında; - "yeni imparatorluk
çağını" kabul etmenin gerekliliği tezini savunarak;
"Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yeni bir konsept geliştirmesi
gerekiyor" demesi ve "...Bir anlamda PKK zaferi
ile kazanılan prestij en azından psikolojik olarak
yara almıştır...İkincisi ise ne yazık ki son zamanlarda
Türk ordusunun komuta kademesi içinde bazı görüş ayrılıklarının
bulunduğu yolundaki söylentilerdir...Türkiye'nin güçlü
ve komuta kademesi homojen bir orduya ihtiyacı vardır...Türkiye'nin
"yeni imparatorluklar çağında" güçlü ve etkileyici
bir biçimde ayakta kalmasının vazgeçemeyeceğimiz koşulu
budur"..şeklinde yazması
|
- Özkök'ün dünya çapında bir siyaset spekülatörü olduğunu
ve Türkiye'nin üzerine gelmeye başlayan yeni dalgaya
göre kendisini yavaş yavaş konuşlandırmaya başladığını
|
- Tayyip Erdoğan'ın İTO toplantısında sürekli İtalya'dan
örnekler vermesi; İtalya'dan üçüncü köprü ile ilgili
proje istediğini söylemesi.
- AKP'nin Bilderberg'e Babacan'ı göndermesi ve Tayyip
Erdoğan'ın Rotaryenlerin toplantısına katılması
|
Birilerine Tayyip Erdoğan'a; MOSSAD'ın
aşağıdaki sözünün arkasındaki mantığı derinliğine anlatması
gerektiğini
"Biz hep masada dostlarımızla otururuz ama onlar
asla"
|
- Sibneft şirketi ile birleşerek hammadde rezervi
açısından dünyanın en büyük petrol şirketi haline
gelen Rus Yukos'un sahibi Hodorskovski'nin "Rusya'nın
dış politikada tümü ile ABD yanlısı bir çizgi izlemesi
gerektiğini çünkü ülkenin asıl sorunu olan ekonomik
kalkınmanın bunu gerektirdiğini" söylemesi
|
- Türkiye'de petrol piyasasının özelleştirilmesi ile
birlikte; ABD güdümlü politikaların daha da koyulaşması
yönündeki baskıların artacağını
|
- Oğuz Satıcı'nın "kısa vadeli sermaye hareketlerine
mutlaka ve mutlaka bir vergi getirilmeli" sözüne
yer vermeyen Hürriyet'in; Satıcı'nın Serdengeçti'yi
eleştiren sözlerini manşete çekmesi. (Serdengeçti'nin
bu sözlerine sadece Akşam yer verdi)
- Derviş'in sıcak paranın Türkiye'de vurgun yapmasının
önlenmesi için, "sıcak para hareketlerine
hiç değilse girişte makul ve cuzi bir vergi konulması
gerektiğini" söylemesi
|
- AKP'nin; ekonomi bürokrasisine yönelik yapacağı
operasyonlarda belli alanlara dokunmaması karşılığında
Doğan grubunun desteğini aldığını
- Derviş'in Ecevit'in sandığının aksine havayı çok
iyi koklayan ve sisteme yönelik ağır talepleri önceden
sezerek tedbirlerini alma yoluyla hafifletme konusunda
hayli usta olduğunu
|
| Erdoğan'ın Özkök'le görüşmesinde
Genelkurmay Başkanına; "medya aracılığı ile değil,
sık sık biraraya gelip yüzyüze görüşelim" demesi |
Türkiye'de temel kurumlar arasında
diyalog kopukluğunun son gaz devam ettiğinin ve Özkök'ün
Irak savaşı başlangıcında sarfettiği; "hükümetle
şiir gibiyiz" sözlerinin gerçeği yansıtmadığını |
| İTO Başkanı Yıldırım'ın; Erdoğan'ın
da katıldığı toplantıda İstanbul Belediye Başkanı Gürtuna'ya
yönelik dile getirdiği; "Başbakan Erdoğan'ın ziyaretini
bir ay öncesinden kendisine bildirdim. Ama sayın Başkan
İstanbul'a fotoğraf çektirmeye geliyor. Senenin 200 günü
yurtdışında" şeklindeki eleştirinin sadece Yeni
Şafak'ta yeralması |
Gürtuna'nın AKP dışında bir partiden
yerel seçimlere girme olasılığının iyice arttığını |
- Hürriyet ve Star'ın SİT alanları ile ilgili yasaya
negatif yaklaşırken,Sabah'ın yasayı Hürriyet ve Star
gibi "Erkan Mumcu'yu karalama kampanyasına"
dönüştürmemesi
- Mumcu'nun Aydın'da yaptığı incelemeler sırasında,
"Türk toplumunun kumarhanelerle bir daha çöküntüye
uğramasına izin veremeyiz. Bu konuda kesinlikle bir
girişim yok. Hükümetimizin de bu konuda bir çalışması
ve düşüncesi de yok. Bu tür söylentiler eski kumarhaneciler
tarafından çıkarılıyor" demesi ve demecinin
bu kısmının medyada sadece Vakit'te yeralması
|
- Türkiye'de belli grupların AKP hükümetine kumarhanelerin
yeniden açılması konusunda ciddi baskı yaptığını ve
Erkan Mumcu'yu bu konuda engel olarak gördüklerini
- Sabah'la bağlantılı grupların bu alanda bir bezlerinin
olmadığını
|
- Aycell'in Aria ile birleşmesinin gündeme gelmesinin
ardından "kurumsal abonelik" planı altında
Hava Kuvvetleri komutanlığı ile görüşmeler yapması
ve TSK üyelerine kurumsal abonelik karşılığında bedava
cep telefonu verilebileceğinin gündeme gelmesi
- Polisler, Aycell'in GPRS hizmetinden istifade ederek
her türlü veri iletişimini sağlıyor
- Microsoft'un Seattle'da düzenlediği "Hükümet
Liderleri Zirvesi - 2003" toplantısına katılan
AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan'ın Washington'daki
"düşünce kuruluşu" CIS'in toplantısında
Bill Gates'i Türkiye'ye davet ettiklerini ve Microsoft'un
bölge ofisi ile Türkiye'de e-devlet konusunda bir
çalışma yapmayı planladıklarını açıklaması
|
- Türkiye'de kritik bilgi altyapılarının yabancılarının
eline geçmemiş kısmı varsa; o kısımlarında teslimi
için gerekli altyapı çalışmalarının tamamlanmak üzere
olduğunun
- Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "bedava cep telefonu"
gibi kampanyalara prim vermemesi gerektiğini ve dünyada
hiç bir şeyin "bedava" olamayacağını
|
- IMF'nin, hükümetin Türk Telekom'un özelleştirilmesi
ile ilgili sunduğu plana karşı çıkarak; özelleştirmenin
zaman ve yönteminin seçiminin Türk Telekom ihale komisyonu
tarafından yapılması konusunda ısrarlı olması (Türk
Telekom'un bağlı olduğu Ulaştırma Bakanlığı buna itiraz
ediyor)
|
Türk Telekom'un hala yurtdışındaki
bazı odaklar için çok cazip bir yapı olduğunu ve kontrolü
dışındaki yapılara kaptırmamak için herşeyi göze aldıklarını |
| Yavuz Donat'ın "istihbarat
örgütleri arasındaki uyum nasıl? "şeklindeki sorusuna,İçişleri
Bakanı Aksu'nun; istihbarat örgütleri arasındaki uyumla
alakası olmamasına rağmen; "koordinasyon mükemmel...bilgi
akışı iyi, sürekli istihbarat geliyor"
şeklinde cevap vermesi |
Türkiye'deki istihbarat kurumları
arasındaki bilgi akışının durma noktasına geldiğini |
- Cumhuriyet'in; "sürgünün 139. yıldönümünde
Çerkesler" yazı dizisi hazırlayarak; bunu manşetten
duyurması
- "Genç subaylar tedirgin" manşetinin Cumhuriyet'te
yeralması
|
Cumhuriyet'in manşetinin önümüzdeki
süreçteki operasyonlarda aktif olarak kullanılacağını |
- Susurluk Davası'nda ifade veren eski milletvekili
Sedat Bucak'ın mahkemede Leyla Zana ile ilgili verdiği
ifadelerin Sabah dışında hiç bir gazetede yeralmaması
(Leyla Zana'nın Bucak'a gelip PKK'nın Urfa-Siverek'e
girmesini engellememesi yönünde istekte bulunması
ve bunun üzerine Bucak'ın devlet yetkilileri tarafından
üzerine dinleme cihazları yerleştirilerek Zana ile
görüşmeye gönderilmesine yönelik ayrıntı)
- Leyla Zana'nın her DGM'ye gelişinde "şıklığına"
dair bir görüntünün gazetelerde yeralması
|
Leyla Zana çevresinde bir siyasi
oluşum gerçekleştirmesi yolundaki planlarda bir değişiklik
olmadığını ve bu zatın kamuoyu önünde belli bir olumlu
profile kavuşturma çabalarının sürdüğünü |
- TBMM Dışişleri Komisyonu'nda iki uluslararası sözleşmenin
imzalanması sırasında; Genelkurmay ile Dışişleri arasında;
sözleşmelerin beyanlar bölümüne "sözleşmeden
kaynaklanan hakların ülke bütünlüğü aleyhine kullanılamayacağı"
yönünde madde konulması konusunda tartışma çıktı ve
komisyon toplantısı ertelendi. Dışişileri metne böyle
bir ifade konulmasına gerek olmadığını savundu.
- Dışişleri Bakanlığı'nın bölgeye yolladığı heyetin
Talabani ve Barzani ile kolkola, samimi pozlar çektirmesi
|
Dışişleri ile Genelkurmay arasındaki
ön-koordinasyon mekanizmalarının koptuğunu |
| Erdoğan'ın "iş güvenliği"
yerine "işyeri güvenliği" kavramını kullanması |
AKP liderinin Türkiye'deki sermaye
birikim süreçleri açısından çok değerli bir noktada bulunduğunu |
| "Tarihi bir yanlışı düzeltip,
sosyal demokrasiyi merkez yapıyoruz,merkezi sosyal demokrasiye
çekiyoruz" diyen Baykal'ın daha sonra Fikret Bila'ya
verdiği röportajda satır aralarında,"CHP'nin inançlara,
etnik kimliklere de saygısı vardır" demesi |
CHP'nin "İslam"la birlikte;
"Kürt" olgusuna da oynamaya başlayacağını |
- Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in ; Kürşat
Tüzmen'in gezisi nedeni ile Türkmenistan'ın medya
gündemine oturduğu bir anda, Cumhurbaşkanı, MGK Başkanı
ve MHP liderinin özel ilgisi ile karşılanması
- Nazarbayev'in ;"Türkiye'nin bölgedeki en iyi
ortağının Kazakistan olduğunu" vurgulaması
|
Kazakistan ve Türkmenistan arasında;
Türkiye'nin müttefikliği konusunda bir çekişme olduğu
ve Nazarbayev'in bu konuda Türkmenistan ile dengeleri
kurmaya çalıştığını |
- * Yarın - Habertürk gazetesinin önce Pera Palas
oteldeki Atatürk'e hediye edilen ve Atatürk'ün ölüm
tarihini ve saatini gösteren "gizemli" Hint
halısını manşete çekmesi
- Yalım Eralp'in köşesinde İstanbul Adalar ormanına
musallat olan bir tür böceğe karşı verilen mücadeleyi
köşesine taşıyıp; Orman Bakanlığı'nın bu AB çevre
fonlarına konu ile ilgili başvurup destek almasını
istemesi
|
"HaberTürk Operasyonu"'nun
yeni gazetesinin spesifik operasyonlar için varlığını
sürdürmeye devam edeceğini; kitlesel bir misyon iddiasını
kaybettiğini |
| Ümit Özdağ'ın YeniÇağ'daki köşesinde,
Türkiye'ye yönelik tehditleri iç,bölgesel ve küresel olarak
üç düzlemde kategorilendirdikten sonra; "Türkiye
Cumhuriyeti'nin 20. yüzyılın başında şekillenen devlet
sistematiği ve bu sistemin üzerine kurulduğu toprakların
muhafaza edilerek 21. yüzyılın içlerine taşınması oldukça
hayli zor bir hal alıyor" demesi |
Türkiye'de milliyetçi olarak
bilinen çevrelerin bile; Türkiye'nin bağımsız bir geleceğine
dair entellektüel çerçeveyi kendi içlerinde oturtamadıklarını |
- Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın İskenderun'da
"İskenderun Limanı ve Transit Taşımacılığın Sorunları"
konulu toplantıda yaptığı konuşmada, Ankara-İstanbul
arasını 3.15 saate indirecek demiryolu projesine 8
Haziranda start vereceklerini açıklaması
- Hattın; Alarko'nun da içinde bulunduğu bir konsorsiyum
tarafından yapılacağı
|
Ulusoy ailesinin sonunda Ankara-İstanbul
arası ulaşım konusunda ikna edildiğini |
| Metin Münir'in yazısında "Türk
halkının yöneticilerine karşı korumasız olduğunun farkında
olan IMF ve Dünya Bankası, bir önceki hükümetin gırtlağına
basarak sıkı bir Kamu İhale Yasası çıkarttı" |
Türkiye'de Türk'ün kendi insanına
karşı derin kompleksinin sürdüğünü ve bu komplekse sahip
olanların köşe yazarı olarak büyük prim yaptığını |
| "Bedelli askerlik"
uygulamasının şu ya da bu vesile ile sürekli gündemde
tutulması |
Her Türk'ün bu gidişle bedelli
asker olarak doğmaya başlayacağını |
- AB Parlamentosu'nun gay parlamenteri Michael Cashman'in
Kaos GL tarafından İstanbul'da düzenlenen sempozyumda;
"AB parlamentosunda 20 kişi eşcinsel-lezbiyen
olduğunu açıklamış durumda. Bu rakam az. Bu nedenle
eşcinsel Türk politikacılar, sanatçılar da kendini
açıklamalı. Böylece partiler de politika üretmek zorunda
kalır" şeklinde konuşması
- Rahmi Koç'un ATO'nun yıldönümü toplantılarında Kürşat
Tüzmen'in gazetelerde çıkan mayolu resimlerine gönderme
yaparak vücudunu övmesi
|
- Her türlü skandala alışık olan yurdumuz topraklarının;
"eşcinsel skandallara" doğru yolaldığını
- Eşcinselliklerini açıklamaları gerekenler listesinde
Cashman'in; Türkiye'de politika üretmede en etkili
kesimlerin işadamları olmasına rağmen; nedense işadamlarını
unuttuğunu
|
| |