Edelman
Neden Kaçıyor?

Edelman'ın
Gayr-ı Meşru Faaliyetler Serisi Sürüyor
Edelman'ın 11 Eylül'ün
yıldönümünde yazdığı yazıda, raporumuza gönderme yaparak,
"bizi tektonik silahlarla suçluyorlar, bu ABD halkına
hakarettir" sözlerine cevap olarak yayınladığımız açık
mektuba ve bu mektup bünyesindeki
|
"Hodri-Meydan.
Siz aksini iddia etseniz de Büyükelçisi olduğunuz
Bush yönetiminin, Türkiye'nin dostu olmadığını her
platformda kanıtlamaya hazırız"
|
çağrısı ABD
Büyükelçiliği'nde hala asılı duruyor.
Kürtçü örgüt veya tarikat olmamamız nedeni ile Edelman'ın
bizi görmezden gelmesini normal karşılıyoruz.
Bu yazımızla; Ankara'da üç katlı bir apartmanı gizli
strateji üssüne çeviren ve Ankara'da AKP'li milletvekilleri
ile, Konya ve Kayseri'de bazı toplumsal ve dini önderlerle
görüşmeler yapan ABD Büyükelçisi'ni deşifre etmeye devam
ederken; çağrımızı da yeniliyoruz .
Yazının
tam metni
Fettullah
Gülen Geri Dönüşü Öncesinde Temaslarını Yoğunlaştırıyor
Medyadaki hareketlenmeden, Zaman gazetesinin birden
profil yükseltmesinden siz de anlamışsınızdır...Fettullah
Gülen'in yurda dönüşü eli kulağında.
Fettullah "Hoca" gibi geniş bir etki alanına sahip
bir ismin milli olmasına bizden çok kimse sevinemez. Fakat
biz kendi tabirleri ile "Fettullahçı" arkadaşlarımıza
da, içinde bulundukları yapının dürüst ve tarihsel bir analizini
yaptıktan sonra dost acı söyler kabilinden şunları ifade
ediyoruz.
Gülen kendi hareketi içinde gittikçe fikri bir
mankene dönüşürken; kral arka plandaki vezirler kurulunun
yarattığı dinamikleri kontrol etmekte zorlanıyor.
Zaman'ın İsrail'in "soft" propaganda aracına
dönüşmesinden tutun da; bu coğrafyada İslam'ı pasifleştirmeye
yarayan "Dinler arası Diyalog" mizansenlerine
kadar bunu destekleyen onlarca bulguyu sıralayabiliriz.
Bu noktada Gülen'in atacağı adımlar; geçmişi pekiştiredebilir,
unuttura da bilir. Seçim onun. |
Yazının
tam metni
|
Biz
Duyduk - Siz de Duydunuz mu?
|
Bazen
elimize öyle bilgiler ulaşıyor ki; sizlerle paylaşıp
paylaşmama konusunda ciddi tereddütler yaşıyoruz.
Yaptığımız tetkikler elimizdeki bilginin %90 doğru olduğunu
gösterse de; bilginin hassasiyeti dolayısı ile %10'luk
yanlış olma riski bizi düşündürüyor.
Tam bir dezenformasyon sirkine dönen ülkemizde; eleştirdiğimiz
noktaya düşmek istemeyeceğimiz de açık.
Bu nedenle artık bu bilgileri "Biz Duyduk, Siz
de Duydunuz mu?" köşesinde dikkatinize sunup;
en azından kendi kaynaklarından bunları kontrol etme
şansını okuyucularımıza sunmanın doğru olacağını düşündük.
Bir de siz bakın bakalım; doğru muymuş?
- AKP'de bakan-milletvekili-genel
başkan yardımcıları arasında tartışmaların şiddetinin
arttığını ve geçenlerde bakanlardan birinin mekanında
AKP'li milletvekillerinden birinin sinkaflı saldırısına
uğradığını
- Zamanında Erbakan'ı "halife-i ruy-i zemin"
olarak gören anlayışın AKP'ye de sirayet ettiğini
ve İslamcı olduğunu iddia ettiği halde İslam'ın
temel ilkelerini hiç kavramamış koca koca
bazı milletvekillerinin; Erdoğan'ın Allah tarafından
özel olarak korunduğuna ve dünyaya belli
bir misyon ile gönderildiği inancını uluorta
savunmaya başladıklarını
- Kabinenin önemli isimlerinden bir bakanın parti
kurmak için zemin yokladığını
|
Bağlantıya
Geçmek İçin
Bu e-bülteni başkalarına
da yollayabilirsiniz
Bültene üye olmak için tıklayın
Sorularınız, yorumlarınız ve eleştirileriniz için bize
e-posta yollayabilirsiniz.
Tel : 0 532 5959046
|
|
Erdoğan'ın
Derin Silahı

Hanefi
Avcı'nın 28 Şubat İntikamı
Kendisini tanıyan ve birlikte çalışanların, "vatanperver,
dürüst ve çalışkan bir Anadolu çocuğudur" diye
nitelediği Hanefi Avcı; 28 Şubat'ın intikamnı alma pahasına;
dolaylı yollardan da olsa, küresel rehberleri eşliğinde
Türkiye'yi federasyona sürüklemeye niyetli kadroların
elini güçlendiriyor.
Kendisine ufak bir tavsiyemiz ve bir kaç ricamız var.
Yazının
tam metni
Kadrolar ve Çıkar Kümeleri

Satılmışlığın
ve Vatanperverliğin Sistematik
Analizi
Ülkemize ve içinde bulunduğu coğrafyaya yönelik
dalga gittikçe derinleşirken; bu sürece birileri adına
alet olurken kasalarını dolduranlarla, bu sürece direnenleri
daha ayrıntılı ve sistematik etüd etmek gereği artıyor.
SESAR olarak sizlere ; Türkiye'deki
dinamikleri, kadroları, kurumları, kişileri; duruşları
ile hizmet ettikleri çıkar kümesine göre kategorilendirebileceğiniz
teorik bir harita çalışması sunuyoruz.
Yazının
tam metni
Entellektüel
karşı duruşun çelişkileri
BİR
KURUMUN ATALET
ANALİZİ
Haberlerde görmüşsünüzdür; Türkiye, Kuzey Irak'taki
TIR şoförlerinin korunması için ABD'li özel bir güvenlik
şirketinin Habur'da ofis açmasına ve bu yönde faaliyet
göstermesine izin vermiş.
Lütfen not edin. Bu haber; "milli" olduğunu
iddia eden yapıların; kendilerini bizzat ilgilendiren
konularda bile, ne kadar büyük bir acz içine düştüklerinin
kanıtı olarak Türk Milleti'nin suratına çarpılmıştır.
Soros gibi küresel tefecilerin; "Türkiye'nin en
önemli ihraç ürünü ordusudur" cümlesinden sonra;
topraklarımız üzerinde, vatandaşlarımızın korunmasını
paralı hem de yabancı bir orduya emanet edilmesi, sabır
taşlarında onarılması güç yeni ve derin bir çatlak oluşturmuştur.
Bu konulara direk müdahil olması gereken ve sürekli
"Atatürk milliyetçiliğinden" sözeden kurumlar
ise; kendi varlık nedenlerine yönelik her türlü tecavüz
gerçekleşirken; bu tecavüze karşı entellektüel bir
duruşun ötesinde bir duruş sergileyememektedir.
Bu ataletin sistematik bir analizini yapmak derde deva
mıdır bilemeyiz ama biz yine de sizler için denedik.
Yazının
tam metni
|
MİNİ
ANALİZ :
TÜRKİYE'NİN "SOFT" İŞGALİNDEN YENİ ÖRNEKLER
|
|
Hatırlarsınız bize kaç ay önce; bazı kurumların
MOSSAD'ın Kuzey Irak'ta dinleme istasyonu kurmasından
rahatsız olduğu haberi medyaya yansıyınca; bu
haberlere tepki göstermiş ve "MOSSAD'ın bırakın
Kuzey Irak'ı neredeyse burnunuzun dibinde dinleme
istasyonu kurduğu bir ortamda" bu tür haberlerin;
kamuoyunu yatıştırmaktan başka bir işe yaramadığı
gibi mileti salak yerine koyduğu için uyarmıştık.
Bu tespitimizi; MERNİS'le ilgili somut
bir İsrail hikayesi ile de pekiştirmeyi ihmal
etmedik. Bu yazımızın tamamını okumak için tıklayabilirsiniz.
İsrail ve ABD gibilerinin bu ülkedeki "dinleme"
konusunda geldikleri noktayı örneklerle pekiştirmeye
devam edelim :
Emniyet'i sürekli ziyaret eden firmalar mevcut.
Bunlardan bir tanesi geçenlerde; ilgili birimlere
kullanmaları için özel bir yazılım bıraktı.
Türkiye'deki temsilci firma aracılığı ile gelen
bu yabancı firmanın yazılımını test etmeye başlayan
uzmanlar ayrıntılı bir inceleme sonucunda ilginç
bir şeyin farkına vardılar :
Sözkonusu yazılım; bazı bilgileri, arka planda
ABD Savunma Bakanlığının ve US. POstal Service
(ABD'nin PTT'si) sunucularına yollamaya çalışıyordu.
Tabiki firmanın yazılımı kara listeye alındı.
Fakat bu; iki gün sonra aynı temsilci aracılığı
ile başka bir İsrail firmasının, bu sefer "ADSL
hatlarını dinleyen" bir sistemle Emniyette
demo yapmasına engel olmadı. Amirlerin; "bunlar
güvenilir firma, bunlarla çalışalım" telkinleri
ile son bulan bir demo. Emniyet içindeki kadroların;
sözkonusu sistemi kendi imkanları ile çok daha
rahat yapabilecekleri bilindiği halde.
Geçen Jeo-Kritik'te "İsrail Başka Nereleri
Dinliyor" başlığı altındaki mini analizimizde;
Türkiye'deki özel telefon şirketlerinin hepsinin
kullandığı temel anahtar-santral (switching) yazılımının
İsrail firmasına ait olduğunu ve bu yazılımın
bünyesinden geçen herhangi bir konuşmayı sadece
8Kb'lik bir bant genişliği üzerinden başka bir
adrese kopyalayabildiğini duyurmuştuk.
Müsteşarların yeğenlerine burs verip, daha
sonra o müsteşarların bakanlıklarında milyonlarca
dolarlık eğitim projeleri başlatan ; AKP danışmanları
ile girdikleri özel ilişkiler sonucu örneği görülmemiş
şekilde e-devleti kendi üzerinden gerçekleştirmeye
gücü yeten yabancı firmalar karşısında bu bilgilerin
bize ne yararı var diyebilirsiniz.
Zamanı gelince her bilginin bir yararı olacaktır.
|
| |
|