Koskoca bir karanlıkta bırakıldık...
Gazetelerimizden , tabelalarımıza; okullarımızdan şarkılarımıza kadar içimizdeki herşeyi söküp kendimizi yalnız, yapayalnız hissetmemizi sağlayan yaldızlı kağıtlarla sardılar bizi.
GÜVENDİĞİMİZ DAĞLARA KAR YAĞDI...
Bizim bildiğimiz bu vatanı; küresel odaklar ve onun yerli işbirlikçileri emperyalizmin laboratuvarına dönüştürürken; BİZDEN bildiklerimizin maskesi sıyrıldı...
YALNIZ olduğumuz bir kez daha kalbimize çivi gibi çakıldı.
Mustafa Kemalin cephede; Mehmed Akifin dizelerinde yaşadığı o yalnızlığı iliklerimizde hissettik.
İşte bu ortamda; sarmalandığımız bu karanlıkta, bir çıkış yolu ararken; düşünmekten ve öfkemizi kelimelere dökmekten başka bir çare düşünemezken;
bu topraklar üzerinde işaret fişekleri görülmeye başladı.
Hepimize umut veren; karanlığımızı aydınlatan ve "direnin ve mücadele edin" mesajını kor gibi içimize akıtan.
Toplumsal bilinçaltının ve bilgi üretme/yayma mekanizmalarının ele geçirildiği bir ortamda; bu işaret fişekleri bizim kalbimizin manşetleri oldu ve olmaya devam ediyor.
Kimi zaman bir yurtsever oturuyor kalbimizin manşetine;
ülkemizin bir bölgesine "Kürdistan" deme cüretini gösteren AP Parlamento Başkanına cüretinin hesabını sorduğu için...
Kimi zaman bir grup genç;
Ellerindeki kısıtlı imkanlarla Türkiye karşıtı yayın yapan siteleri özgün bir yöntemle baskı altına almayı başaran...
Bu isimler bu toprakların işaret fişeği misali; karanlıkta kalanların umutlarını aydınlatıyor.
En çok bu isimler; kontrol edilemedikleri ve doğrudan bu toprağın bağrından kopup; fonlanmadan geldikleri için birilerini endişelendiriyor.
Açık İstihbarat;
Türkiyenin işaret fişeklerini; bu ülkeyi geleceğe bağımsız ve güçlü bir ülke olarak taşıyacak dinamiklerin kıvılcımları olarak gördüğü için sizlerle paylaşıyor.
Desteğinizi esirgememeniz ve yalnızlığınızdan sıyrılmanız için.
|