Tür: İç Politika Admin tarafından gönderildi: 21.07.2010 günü, 15:04:00

Bu olaya karıştığı iddia edilen hiçbir havacı subay ile ilgili tek bir hukuki ve somut kanıt yoktur. Aksine olayla ilgili olmadıklarına ilişkin somut kanıtlar vardır.
Bu kanıtlar, Müvekkilimiz Ahmet Zeki Üçok'un sanık lehine delil toplama çabası sonucu elde edilmiştir. Müvekkilimiz, Beşiktaş Savcıları gibi her belge ve bilgiyi araştırmadan doğru kabul etmiş olsaydı, şimdi suçsuz bir Üstteğmen ve Yarbay vatan haini olarak cezaevinde olacaklardı.
Açık İstihbarat Haber
Üzgünüz! Subaylar Hain
Değilmiş..Bir Dahaki Yalan Belgeye İnşallah!
Ulusal Kanal
|
|
|
"Heronları düşürün"
talimatı veren askerin soruşturulmasını engellediği iddia edilen Hakim
Albay Ahmet Zeki Üçok'un avukatı, haberleri yalandı.
Üçok'un avukatı Celal Ülgen, söz konusu tarih ve saatte Üstteğmen Fırat
Ç.'nin Eskişehir'de F-4 uçağının içinde, Yarbay Selçuk Ç.'nin de
Napoli'de olduğunu açıkladı.
Avukat Ülgen, iki asker arasında MİT'in tespit ettiği hiçbir konuşma
olmadığını da belirtti.
Yarbay Selçuk Ç. ile Üstteğmen Fırat Ç. arasında, "Heronları
düşürün" şeklinde konuşma yapıldığı iddiası, son birkaç gündür yandaş
basının manşetlerinden düşmüyor.
12 Ekim 2007'de yapıldığı iddia edilen konuşma hakkında Hakim Albay
Ahmet Zeki Üçok da hedef alındı. Yandaş basın, söz konusu askerlerin
soruşturmasını Üçok'un engellediğini öne sürdü.
Albay Üçok'un
avukatı Celal Ülgen, iddialara yanıt vermek üzere yazılı bir açıklama
yaptı.
Ülgen, 12 Ekim 2007'deki telefon konuşması ve askeri savcılığın
soruşturması hakkında şu bilgileri verdi.
MİT'in gönderdiği
telefon konuşmasındaki kişilerin kimliği BELLİ DEĞİLDİR.
Hiçbir konuşmada "üsteğmenim", "yarbayım" gibi ifadeler yer
almamaktadır.
MİT'in gönderdiği telefon konuşması Ankara/Etlik'te bulunan ankesörlü
telefondan Kavaklıdere/Ankara'da bulunan cep telefonunun aranmasında
geçen konuşmalardır.
12 Ekim 2007'de, 14:10'da yapılmıştır.
Bu tarih ve saatte
Üstteğmen Fırat Ç. Eskişehir'de, F-4 uçağının içinde, Yarbay Selçuk Ç.
de İtalya/Napoli'de kurmay subay akademisinde görevdedir.
Dosyanının Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok'a ulaşması, telefon konuşmasını
yapan kişinin havacı olabileceği üzerine gerçekleşiyor.
Süreç hakkında bilgi veren Avukat Ülgen, şunları söyledi.
"Üstteğmen Fırat
Ç. ile Yarbay Selçuk Ç. arasında ne askeri savcılığın, ne de MİT'in
tespit ettiği hiçbir konuşma yok. Konuşmanın
bir yerinde "Fırat" benzeri bir ismin geçmesi nedeniyle TSK'da ne kadar
"Fırat" varsa ses kaydı inceleniyor.
Raporlar, Havacı Pilot Üstteğmen Fırat Ç.'ye işaret ediyor. Fırat Ç.,
havacı olduğu için dosyayı görevsizlikle Hava Kuvvetleri Komutanlığı
Askeri Savcılığı'na gönderiliyor. Dosya yaklaşık 1,5 yıl sonra da
müvekkilimiz Ahmet Zeki Üçok'a ulaşıyor."
Hakim Albay Üçok, dosyayı alır almaz Fırat Ç.nin kendisini ve tüm yakın
çevresini yasal dinlemeye ve teknik takibe aldırıyor.
Avukat Celal Ülgen'in verdiği bilgiye göre, Fırat Ç.'nin hiçbir şüpheli
hali, konuşma ve eylemi olmadığı saptanmıyor. Ülgen, soruşturmanın
devamını şöyle anlatıyor.
"Bu olaya
karıştığı iddia edilen hiçbir havacı subay ile ilgili tek bir hukuki ve
somut kanıt yoktur. Aksine
olayla ilgili olmadıklarına ilişkin somut kanıtlar vardır.
Bu kanıtlar,
Müvekkilimiz Ahmet Zeki Üçok'un sanık lehine delil toplama çabası
sonucu elde edilmiştir. Müvekkilimiz,
Beşiktaş Savcıları gibi her belge ve bilgiyi araştırmadan doğru kabul
etmiş olsaydı, şimdi suçsuz bir Üstteğmen ve Yarbay vatan haini olarak
cezaevinde olacaklardı.
Üstelik Albay
Üçok, dosya hakkında görevsizlik verip Genelkurmay Savcılığı'na
gönderme aşamasındayken tutuklanmıştır."
|
|
|
Kaynak: Ulusal Kanal
Bu haber 1704 kez okunmuştur. YORUMLAR: |