|
|
Derin bir telaş içindeyiz.
Şıh Şamil Tayyar manidar sitemlerle beraber yazılarına ara verdiğini açıkladı.
Son yazısında, hükümetin kendisine sahip çıkmadığından yakınıp, davalardan başını kaldıramadığından sızlanıp, "Ali Ekber'in Slip Mayosu" yazdı ve anlayana gerekli mesajı vererek yazılarına ara verdi.
Şıh Şamil gibi bir kalemin yazıya küstürülmesinin vehametinin farkına varılmamış olacak ki,
Şamil bir de Best FM'de konu ile ilgili bir programa katılarak
"Hükümete sitemim var. Benim sitemim sadece verilen sözün yerine getirilmemesidir. Ben bu yola çıkarken Allah rızası için millet için çıktım. Türkiye-AB müzakere sürecinde bir adım daha öne taşımış olurlar. Aksi halde Şamil Tayyar, Ahmet, Mehmet farketmez sonuçta bedel ödemek gerekirse öderiz.
Bu protestonun ne kadar süreceğini bilmiyorum. Sürece bağlı, durum değerlendirmesi yapıyorum."
dedi ve hükümete ulaşamamaktan yakındı. Kendisini; milli spor olduğu üzere "demokrasi kahramanı" ilan etti ve "mücadelelerinden" sözetti.
Şıh Şamil açıkca gazeteci değil, hükümetin adamı olduğunu itiraf etti.
Derin telaşlar içindeyiz.
Yanında sürekli iki koruma ile dolaşan,
insanları yalan yanlış belgelerle karalayıp , kafasına eseni "Ergenekon"cu ilan eden;
bugüne kadar bir kez bile Silivri'de dava takip etmediği halde, "Ergenekon" uzmanı diye lanse edilen;
Mahkeme sürecinde yalan olduğu açıkça ortaya çıkan belgeleri hala doğruymuş gibi lanse ederek kamuoyunu açıkca yanıltan;
yalan yanlış kendisine sızdırılan belgelerle yazdığı kitaplar cemaatin yayınevlerinden basılıp verilen her türlü medya desteği ile onbinlerce sattırılıp zengin edilen;
her gün bir TV'de, bir gazetede röportaj yapılan;
"Ergenekon" sürecinde sahiplerinin planları ile uyumlu bir şekilde her dönem başka birini "1 Numara" ilan eden;
kitaplarında "Ergenekon" sanıklarını ev adreslerine kadar deşifre eden ama kendisinin ismi bir yerde geçince "Ergenekon beni hedef gösteriyor" diye feveran eden, hatta "benim sülalem geniş, kan çıkar" mealinde tehditler savuran ;
Şıh Şamil Tayyar bile sahipsiz kalıyorsa vay bizim halimize.
Sahipsizlikten tasması olanlar şikayet eder, zincirin boşalması hissi ile başedemezler.
Sahipleri bir dönem bekçiliğini yaptıkları bahçeden taşınmıştır ve sahipsiz kalmıştır bu sahipseverler.
Şıh Şamil'e hemen yeni bir bahçe bulunması , sahip çıkılması gerekiyor.
Sahipsizlik köreltir böylelerini.
Şıh Şamil'in sonuna kadar arkasındayız.
O olmasaydı "Ergenekon" süreci bu kadar sulanamaz; hukukun nasıl ayaklar altına alındığı bu kadar alenileşemezdi...
Şıh Şamil olmasaydı ; hangi belgenin kimin tarafından niye sızdırıldığını bu kadar kolay takip edemezdik...
Şıh Şamil olmasaydı "Ergenekon" sürecini kurgulayanların davayı nereye yönlendirmek istediğini okuyamazdık...
Kısacası Şıh Şamil "Ergenekon" sürecinin Bush'udur.
ABD'yi bir halt zannedenler Bush sayesinde nasıl bu sahte rüyadan uyandıysa...
"Ergenekon" sürecinin "derin devlet avı" zannedenler de Şıh Şamil sayesinde bu sürecin bir muhalif avı olduğuna uyanmışlardır.
O sahibini kaybetmiş bir sahipseverdir.
Yanında iki koruma ile dolaşan; onbinlerce para kazandırılan, "Ergenekon" uzmanı diye ünlendirilen ve her türlü şekilde beslenen bu kalem , "beni sahipsiz bıraktılar" noktasına geldiyse
telaşlanırız.
Sahip çıkalım Şamil'e.
Ona yeni bir sahip bulalım ki kaleminden yanlış, yalan, iftira, cahillik akıtmaya devam etsin.
Yeter ki yazıp, aydınlatsın bizi.
Sahiplerinin yerini belli etsin.
Şimdi biz "Ergenekon"'un son dönemdeki "1 Numarası" 'nı nasıl öğreneceğiz?
Geri dön Şamil.
Geri dön....elbet kulağına fısıldayan, dolabında saklaman için gizli soruşturma "belgelerini" sızdıran biri bulunur.
Geri dön...elbet kitaplarında karalayacağın, iftira atacağın, adreslerini deşifre edip hedef göstereceğin nice "Ergenekon"cu bulunur.
Sahip çıkalım Şamil'e.
Açık İstihbarat
|