AÇIK İSTİHBARAT

Düşünen Beyinlere Bilginin Adresi...
Islak veya Kuru İmzalı Belgeyi Hazırlamak, Taraf'a Sızdırmak ve Tarafının Tarafı Olmak - Yrd. Doç. Dr. Ali Osman Engin
Tür: İstihbarat
Admin tarafından gönderildi: 21.07.2010 günü, 06:52:29

 Anlaşılıyor ki bu belgenin esas hedefi; bir aracı rol oynamak ve belirlenen hedefe anlamlı bir mesaj iletmektir.

Üç boyutlu derin bir özelliği olan bu belge, her bir boyut için kendi ölçeğinde anlamlar yüklüdür. Bu yüzden birden fazla değişkenin katkısıyla ortaya çıkarıldığı anlaşılıyor.

Bu belgenin eylem boyutu birden fazla iç ve dış merkezin beklentilerini karşılama hedefine dönüktür. Bu yüzden belgenin neresinden tutarsanız o yerin dizaynını yapan güç merkezinin kontrol alanına girersiniz. 


Açık İstihbarat Haber

Islak veya Kuru İmzalı Belgeyi Hazırlamak, Tarafa Sızdırmak ve Tarafının Tarafı Olmak

Yrd. Doç. Dr. Ali Osman Engin

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

21.07.2010


Son günlerde yeniden start alan belge savaşları ortalığı toz duman edecek gibi gözükmektedir. Daha önce kaleme aldığım bir yazıyı duruma ışık tutacağı düşüncesiyle yeniden okunmasını istiyorum. Çünkü bu belge kendisine yüklenen misyonu fazlasıyla yerine getirmeye başlamak üzeredir.

Misyonun ulaşacağı nihai hedef yerinde kaos ve sosyal bunalımlara yol veren sonu asla siyasi otoritenin beklentisi ve istendiği olmayan vahim organizasyonlar vardır.

Bir ihtilâle zemin hazırlamak için 5-10 bin vatan evladı gencin (şu an uyanıp geri gelseler sınırda törenlerle karşılananlar kadar ilgi görürler mi bilemiyorum!) kurşunlara hedef olmalarını sağlayanlar, yeni taktiklerle sahne almaktadırlar. 

Halktan ve siyasi otoriteden taraf gibi gözüken Taraf gazetesinin gerçekte kimin tarafında olduğu çok açık değildir.

Bana öyle geliyor ki bu gazete ve benzeri medya kuruluşları, karşısında oldukları izlenimi verilen odakların yanındadırlar. Çünkü bu kurulan denklemin çözümü sonucunda davranışa dönüşecek olan yaşantıların kimleri nerelere taşıyacağını sanıyorum yakında görme fırsatımız olacaktır.

Görebildiğim oyun kurgusunda yaşanan ve yaşatılacak olan süreçler bağlamında ne halk taraftır ve ne de taraf halktır.

Taraf kendisini besleyen karşı tarafına enerji verirken aynı süreci işletmek için karşılık olarak belge ve bilgi alıp yayınlamaya devam etmektedir.

Sızdırılan Belge veya Belgeden Sızanlar

Son günlerde basına sızdırılan ve üzerinde konuşulan belge ile ilgili olarak koparılan kıyametlere rağmen, asıl hedeflenenlerin göz ardı edildiği veya asıl hedefin gözden kaçırıldığını sanıyorum.

Her geçen gün biraz daha eriyerek ve eritilerek bağlı bulunduğu asıl gövdeden kopuk hale gelen buz dağının arkasında saklı olan ve halâ tam olarak anlaşılmış olduğunu düşünmediğim gerçeğin. Yeni yeni bağımsız değişkenlerin etkileşimleri sonucu belirlenen ana hedef yanında yeni ve tali hedefler olarak şekil değiştirmeye devam ettiği görülüyor.

Bence konuşulması ve sorgulanması gereken,   bu  belgenin kopyamı yoksa gerçek mi yaklaşımından ziyade, niçin basına sızdırıldığıdır.

Anlaşılıyor ki bu belgenin esas hedefi; bir aracı rol oynamak ve belirlenen hedefe anlamlı bir mesaj iletmektir.

Üç boyutlu derin bir özelliği olan bu belge, her bir boyut için kendi ölçeğinde anlamlar yüklüdür. Bu yüzden birden fazla değişkenin katkısıyla ortaya çıkarıldığı anlaşılıyor.

Bu belgenin eylem boyutu birden fazla iç ve dış merkezin beklentilerini karşılama hedefine dönüktür. Bu yüzden belgenin neresinden tutarsanız o yerin dizaynını yapan güç merkezinin kontrol alanına girersiniz. 

Belge sürecini yöneten bu temel ve bağımsız değişkenler, paylarına düşen hisselerini almak için kendi boyutlarının derinleştirmeye çalışmaktadırlar.

Bu belgenin hazırlanış sebebi, eğer ifade edildiği gibi adı darbe belgesi ise, oldukça açıktır. Yok eğer Türk Silahlı Kuvvetlerini karalamak için birileri tarafından hazırlanıp ortaya atıldıysa, bunun kanıtlanması çok zor olmayacağından oldukça acemice yapılmış bir teşebbüs olacağı düşünülebilir. 

Esasında ve bana göre bu belge muhtemelen daha orijinallerinin ellerinde veya bilgileri dahilinde olduğunu düşündüğüm birileri tarafından Taraf Gazetesine servis edilmiş bir kopya belgedir.

Görünürde bu belgenin eylem boyutuyla siyasi iktidarı ve Fetullah Gülen cemaatini hedef aldığı söyleniyor olsa da, hem siyasi iktidarın ve hem de Fetullah Gülen cemaatinin pozisyonlarını daha da sağlamlaştırmıştır.

İşte bu hedef muhtemelen o tali hedeflerdendir. Bence bütün bunlar bu belgenin öncelikli hedefi değildir. Bunlar öngörülmeyen hedefler olabilir.

Mevlâna'nın ifade ettiği gibi, her şeyin zıddıyla var olduğu gerçeği bu belgenin asıl hedefinin zıddında kalan ve aynı hedeflere hedef denk değerleri de harekete geçirdiği ve zaman zaman esas hedefi de gölgelediği görülmektedir.

Fetullah Gülen cemaati ve siyasi iktidara sağladığı avantajlar bu çerçevedendir. Bu belge ve onu hazırlayanlar Yüce Milletimizin nefret ve antipatisini çekmiş ve  belgede hedef haline getirilen unsurlar ise, puan kazanmıştır.

Bu belgeyi basına servis yapanların hedefi; muhataplarına puan kazandırmak olamayacağına göre, teorinin komplolarını daha farklı bakış açılarıyla ortaya koymak gerekir.

Siyasi otorite tarafından tahmin edilip yarım yamalak dillendirilen belge arkası güçler eğer sanıldığı gibi, bir potansiyel ve her şart ve ortamda kendilerini yenileyebilen, değiştiren ve dönüştüren bir güç merkezi ise, o zaman ülkemizde bir yaprağın dahi o güç merkezinin onayını almadan kıpırdaması olası değildir.

Öyleyse son dönemlerde dahil, bütün siyasi ve toplumsal projelerin mimarı da bu güç merkezidir.

Tek partili dönemden çok partili döneme geçerken yaklaşık on yıldan fazla Ankara Belediye başkanlığı görevini yapan ve aynı anda Ankara Valisi olan Tandoğan,asayişi bozdukları gerekçesiyle yakalanan bazı gençleri huzuruna çağırır.

Onlara neden böyle yaptıklarını sorar ve gençlerin içlerinden çelimsiz birisi olan Osman Yüksel Serdengeçti soruyu cevaplayarak bunun sebebinin devleti yönetenlerin hataları olduğunu ifade eder.

Tandoğan kızar ve Serdengeçtinin çenesine sert bir yumruk atar ve kontrolünü kaybederek bağırır.

"-Ulan siz kimsiniz ki bu ülkeye yok adalet, eşitlik ve barış getireceksiniz. Eğer bu ülkeye Komünizm gelecekse ancak biz getiririz. Faşizm gelecekse onu 'da biz getiririz"

der.

Aslında bu örnek olay hep tekrar etmektedir. Sadece etkilenenler ve bazen de etkileyenler değişmektedir.  Oldukça ustaca plânlanan senaryoların kahramanları olduklarını sananlar zaman içerisinde zavallı figüranlar olduklarını anlayarak ”eyvah kullanıldık” demekten kendilerini alamazlar.

İşte eğer bu belge de bu anlayış ve güç merkezinin işi ise, bana göre Fetullah Hoca projesinin de mimarı bu güçler olmalıdır.

İran şii anlayışını ve Humeyni misyonunu dengelemek maksadıyla bu oluşum hazırlanmış ve önemli bir düzeyde korunmuştur.

Aslında aynı şey halen de devam etmektedir.

Önceki hükümetin apar topar alaşağı edilmesi ve Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN' ın da hiçbirisi tesadüf olmayan sistematik süreçlerden geçirilerek, bulunduğu yere ulaşması sağlanmıştır.

Yine aynı şekilde elde edilen pozisyonların korunması ve daha ötelerin etki altına alınması için zincire halka eklenmeye devam edilmektedir. Herhalde bu güç merkezlerinin kurduğu veya çok stratejik düzeylerde destek verdikleri oluşumların kurguladıkları senaryoların dışına çıkmaları, ülke ve Millet menfaatlerini ön plâna çekmeleri veya onların aleyhine döndüklerinde sorun başlamakta ve bu durum zaman zaman belgeler şeklinde kendini göstermektedir.

Bu belge devam eden Ergenekon davası ile ilgili olarak tutuklananların, ses çıkarmadığını düşündükleri Türk Silahlı kuvvetlerini hızla devreye sokma teşebbüsüdür. Yada, yine onlara göre onları kurtarmayan ve kollamayan Türk Silahlı Kuvvetlerini tehdit etme yaklaşımıdır. Her ne olursa olsun ne hükümet ve ne de   Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu çok çirkin ve etkinlik alanı derin oyuna gelmemelidirler.

Hükümet ve sosyal bilimcilerin bu süreçleri halkımıza tüm detaylarıyla anlatmalıdırlar.

Derin saygılarımla.

Y.  Doç. Dr. Ali Osman ENGİN







Açık İstihbarat @ 2010


Kaynak: İleti : Yrd. Doç. Dr. Ali Osman Engin - E-posta grupları

Bu haber 1250 kez okunmuştur.
YORUMLAR:
Haber yoruma kapalı.
DİĞER İSTİHBARAT HABERLERİ
08.09.2010 07:52 Türkiye'de Alman Vakıflarının Faaliyetleri - Tamer Bacınoğlu
02.09.2010 11:17 ÖLDÜRÜLECEKLER LİSTESİ!-Açık İstihbarat Özel
28.08.2010 09:53 "Ergenekon" Bumerangı Erdoğan'a Nasıl Döner? - Açık İstihbarat
20.08.2010 16:27 Cemaate Hanefi Sürprizi
20.08.2010 05:11 Simon Der ki: Avcı'nın Haliç Hamlesi Yeni İç Savaş'ın İşaret Fişeği - Açık İstihbarat
18.08.2010 06:21 Başbakanlık Koridorlarında Bir "CIA Ajanı" - Fatma Sibel Yüksek / Açık İstihbarat
17.08.2010 16:13 Elde Var Bir Mr. Smith ; Sıra Mrs. Smith'lerde - Açık İstihbarat
16.08.2010 07:11 Gladio'nun Yelken Bezinden Propagandisti : Ahmet Altan
09.08.2010 06:15 Erdoğan Türkiye'nin Barzani'sidir-Zahide Uçar
09.08.2010 02:55 Balyoz Zaman Makinası - Ali Serdar Bolat
05.08.2010 09:10 Liderlerin Çocuklarını Hedefleyen İsrail - Açık İstihbarat Özel
03.08.2010 03:19 MİT Başkanı İsrail'in "Kara Kutu" Testini Geçer mi? - Açık İstihbarat Özel
29.07.2010 14:00 Ümit Özdağ'ın Okuması Gereken Haber - Açık İstihbarat
28.07.2010 01:00 Bu Soru Hıfzı Çubuklu'ya - Cevabı Var mı? - Açık İstihbarat
26.07.2010 15:00 İki Komutanın Tartışmasında Gözardı Edilenler - Doğan Yurdakul
23.07.2010 15:30 Facebook Kriminolojisi, 6 Derece Teorisi ve 2020'lerin General Kadrosu - Behiç Gürcihan
23.07.2010 10:41 Teşkilat-ı Mahsusa'nın Son Kurşunu - Şükrü Alnıaçık
22.07.2010 03:00 Özel Hudut Birliği Ne Demek ? - Erdal Sarızeybek
21.07.2010 06:52 Islak veya Kuru İmzalı Belgeyi Hazırlamak, Taraf'a Sızdırmak ve Tarafının Tarafı Olmak - Yrd. Doç. Dr. Ali Osman Engin
20.07.2010 04:18 ABD Büyükelçilik Mafyasının Bir Tehdidi Daha Ortaya Çıktı
2004-2010
Açık İstihbarat