AÇIK İSTİHBARAT

Düşünen Beyinlere Bilginin Adresi...
GLOCAL FORUM’un ardından - Cem Yaren
Tür: Küresel Şebekeler
sazende tarafından gönderildi: 14.07.2006 günü, 15:10:47

ANKARA BİLDİRGESİ Mİ, TÜRKİYE’NİN İŞGALİ, TÜRKLERİN İŞGALLERE ORTAK EDİLME BELGESİ Mİ?
Ankara’da 5ncisi yapılan Glocal FORUM’un sonunda bir sonuç bildirgesi yayınlandı. Bu sonuç bildirgesi yayınlanırken katılımcıları hemen hepsinin özellikle de İ.Melih GÖKÇEK’in “ağzı kulaklarında fiyonk” vaziyetteydi. Ne de olsa efendiye bir de “yılın barış adamı” ödülü de verilmişti… Oğlu, Osman da Glocal Forum Gençlik Parlamentosu üyesi de oluvermişti… Glocal Forum da muhatabımız hükümetler değil, yerel yönetimler dememiş miydi?.. Ancak, İ.Melih GÖKÇEK ve aile fertleri için çok olumlu ve verimli geçen Glocal Forum 5, Türkiye için aynı olumlulukta ve verimlilikte değildi. Hatta, Glocal Forum Türkiye’nin Başkenti’nde Türkiye’nin Üniter Devlet yapısını dinamitlemek için kararlar alıyor ve kendilerine de bol bol şakşakçı buluyorlardır. Nedense, “Şeytan’ın Yattığı Yerin Adresi”ni dahi bilen İ.Melih GÖKÇEK’in ne Davit KİMCHE’nin MOSSAD’ın tepe yönetiminde olduğundan ne de Glocal Forum’un Türkiye için düşündüğü melanetlerden haberi vardı?!... E ne yapalım “insanlık hali”, nasıl ki “beşer şaşar”, GÖKÇEK’in de bütün şaşkınlıkları ve algılama zorlukları Glocal Forum çerçevesinde bir araya

GLOCAL FORUM’un ardından (4)
VATİKAN-MOSSAD elele
GLOCAL’in bugüne kadar yaptığı dört toplantısına en fazla 35 belediye başkanı katılırken Ankara’daki beşinci toplantıya 45 belediye başkanının katılması dikkate değer bir ayrıntıdır. Katılanlardan biri de Lefkoşa’nın Rum Kesimi’nin Belediye Başkanı Michael ZAMPELAS’dır; yani Türkiye’nin tanımadığı GKRY’nin.
Glocal Forum’un sürekli katılımcıları arasında bir kişi vardır ki üzerinde çokça düşünmek gerekir; Papa’nın sağ kolu Kardinal Walter Kasper; yani Vatikan bütün GLOCAL FORUM toplantılarına en üst düzeyde katılımcı göndermektedir.  
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Yahudi/Musevilerle ilişkilerinde iki isim oldukça dikkat çekicidir. Biri Avi ALKAŞ diğeri Bension PİNTO. Peki Avi ALKAŞ nasıl biridir? İşte kendi ağzından yanıtı:
Hürriyet Pazar ekinde Avi ALKAŞ’la yapılan bir röportaj. “Dindar ve muhafazakar bir aile çocuğu olarak yetiştirildim. Eşimi aynı cemaatten seçtim. Tercihim, oğullarımın da Yahudi kızlarla evlenmesi. Çünkü birtakım geleneklerin devam etmesi gerektiğine inanıyorum. Oğlumun nasıl uyuşturucu kullanmasını, homoseksüel olmasını istemiyorsam, bir Müslüman kızla da evlenmesini de istemiyorum. Yahudi olmayan bir anneden doğacak torunlarımın, Yahudilikten kopması gibi bir gerçek ortaya çıkacak. Bu da çok hoşuma gitmiyor.
Siz bu paragraftan ne anladınız? Yoksa benim de düşündüğüm ve anladığım gibi; ‘oğullarının Müslüman bir kızla evlenmesi ile homoseksüel ve uyuşturucu müptelası olması arasında bir fark yokmuş’, şeklinde mi?
GÖKÇEK’in çok samimi olduğu diğer Yahudi/Musevi ise Türk Musevi Cemaati Başkanı Bension PİNTO’dur.
AKP kanadının Yahudi/Musevilere olan ilgisi sadece Melih GÖKÇEK ile sınırlı değildir. Partinin bu konuda üç önemli kartı vardır; bunlar Ömer ÇELİK, Şaban DİŞLİ ve Egemen BAĞIŞ’tır. RTE’nin ve dolayısıyla AKP’nin Abromovitz ile başlayan iktidar serüveni, bir başka Yahudi/Musevi kuruluşu olan Glocal Forum ile ciddi bir tehdit altındadır. Bu tehdit sadece AKP için geçerli olsa, “Allah müstehakını verdi” der geçerdik ama ne yazık ki sadece AKP ile sınırlı değil; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Milleti, Türk Vatanı, dünya Türkleri ve hatta bütün insanlık alemi için de geçerlidir.
Saygıdeğer okurlar şu ana kadar sizlere, büyük bölümünü aklı başındaki gazetelerden ve internet sitelerinden okuyabileceğiniz gerçekleri yazdık. Bu yazıyı yazarken de internetten faydalandık. Fikirlerinden ve bilgilerinden yararlandığımız dostlara teşekkür ederiz. Ancak şu andan sonra okuyacaklarınız bu kadar geniş kapsamlı olarak hiçbir yerde yer almamıştır, almayacaktır da. İşte bu da bizim gazetemizin farkıdır.
ANKARA BİLDİRGESİ Mİ, TÜRKİYE’NİN İŞGALİ, TÜRKLERİN İŞGALLERE ORTAK EDİLME BELGESİ Mİ?
Ankara’da 5ncisi yapılan Glocal FORUM’un sonunda bir sonuç bildirgesi yayınlandı. Bu sonuç bildirgesi yayınlanırken katılımcıları hemen hepsinin özellikle de İ.Melih GÖKÇEK’in “ağzı kulaklarında fiyonk” vaziyetteydi. Ne de olsa efendiye bir de “yılın barış adamı” ödülü de verilmişti… Oğlu, Osman da Glocal Forum Gençlik Parlamentosu üyesi de oluvermişti… Glocal Forum da muhatabımız hükümetler değil, yerel yönetimler dememiş miydi?.. Ancak, İ.Melih GÖKÇEK ve aile fertleri için çok olumlu ve verimli geçen Glocal Forum 5, Türkiye için aynı olumlulukta ve verimlilikte değildi. Hatta, Glocal Forum Türkiye’nin Başkenti’nde Türkiye’nin Üniter Devlet yapısını dinamitlemek için kararlar alıyor ve kendilerine de bol bol şakşakçı buluyorlardır. Nedense, “Şeytan’ın Yattığı Yerin Adresi”ni dahi bilen İ.Melih GÖKÇEK’in ne Davit KİMCHE’nin MOSSAD’ın tepe yönetiminde olduğundan ne de Glocal Forum’un Türkiye için düşündüğü melanetlerden haberi vardı?!... E ne yapalım “insanlık hali”, nasıl ki “beşer şaşar”, GÖKÇEK’in de bütün şaşkınlıkları ve algılama zorlukları Glocal Forum çerçevesinde bir araya gelivermişti. Peki sizler, İ.Melih GÖKÇEK ile ilgili olarak yazdığım bahanelere inanıyor musunuz?
5nci GLOCALİZASYON KONFERANSI “ANKARA BİLDİRGESİ”
Ankara Bildirgesi'nde;
Görüşmelerde, taraflar arasındaki farklılıkların ortak yönleri olduğu sonucuna varıldığı kaydediliyor ve ''Ancak esasında kültürel olsun, siyasi olsun farklılıklar meşrudur, saygı duyulmalıdır ve barışçıl bir şekilde bir arada yaşam yolunu açan çok kültürlülük mozaiğinin bir parçası olarak görülmelidir” açılımı getiriliyordu.
Sizler de bu “mozaik” palavrasını daha önceden çokça duymuştunuz değil mi? Yani elma, armut, ile necasetin bir araya getirilmesine mozaik (!) diyen şaşkalozların ulumalarını?   
Bir iki elin parmakları kadar sayının dışında tamamının dünya üzerinden silinmeleri gerektiğine inandığım “insanlığın yüz karası” bir kavim, Talmut Tevratı ve Siyon Protokolleri’nde belirtilenlerin gerçekleşmesi için İslamın Sancaktarlarının ve İnsanlığa medeniyeti öğretenlerin yurdunda bizi kendi “pis” emellerine alet etmek için binbir dereden su getiriyor, bu eylemlerinde de bizdeki “onursuzlar”ı kullanıyorlardı.
GLOCAL FORUM’un ardından (5)
Glocal Forum’u Yerel Yönetimler arası “iyiniyetli” ve “insani” değerler olarak açıklamaya çalışan malum medya ve malum medyayı el altından besleyen “münafıklar”, Ankara toplantısından sonra neredeyse bayram ediyor. Aynen, RTE’nin Türk Düşmanı Papa önünde imzaladığı Avrupa Anayasası sonrası Ankara’da yapılan seviyesiz kutlamalar gibi…
İşte “malum Medya”nın, övgüler düzdüğü Ankara Bildirisinin devamı:
Medeniyetler arasında köprü kurma çabalarının sürdürülmesi için konferansta bazı ''önlemler'' belirlenmiştir. Önlemler:
  • ''Medeniyetler arasında husumet endişesiyle, özellikle İslam fobisi ve batı fobisini reddederek medeniyetler arasında sürekli bir diyalog çağrısında bulunmak.”
Glocal Forum Medeniyetler Arası Diyalog - Dinlerarası Diyalog - Kültürlerarası Diyalog gibi palavraların devamıdır. Ancak asla onlar değildir. Forum, Salya Sümük Efendi’nin yalan-dolan ve ihanetlerini gölgede bırakacak melanetlere gebedir. Ancak, kapalı kapılar arkasında Forum için iş tutanlar, Türk Atasözünde olduğu gibi “aşikare doğuracaklardır”. Umarız o günlerde onlar ve piçleri bu ülkede değil de başka ülkelerde “icra-i sanat” eylemeye devam ederler.
  • “Medeniyetler arası diyalogu devam ettirmek için 2007'de Roma'da bir diğer önemli toplantı düzenlemek.”
Glocal Forum, ROMA çıkışlı olup VATİKAN kokusu ile burunları kırmakta, mideleri alt üst etmektedir. Forum aynı zamanda “Yüzyılın Deccalı” komutasındaki ROMA KLÜBÜ ile de aynı çöplüğü paylaşmaktadır. Dolayısıyla FORUM İspanya Kralı Juan CARLOS’un güdümünde ve kontrolunda, VATİKAN’ın buyruklarını da ciddiye alan ama bildiğini Talmut Tevratı, Siyon Protokolları ve MOSSAD çerçevesinde okuyan bir fetbazlar oluşumudur. 
  • “Pek çok medeniyetin her tür şiddeti kınaması ve barışçıl bir şekilde bir arada yaşamayı destekleyebileceği ortak bir diyalog imkanı için Ortadoğu'da medeniyetler arası bir merkezin kurulma imkanını araştırmak.”
Her zaman söylediğimiz ve “satılmış kalemler”in sürekli reddettiği ORTADOĞU NATO’sunun kuruluşu için gerekli olan bu madde, Ortadoğu NATO’sunu “külahlı” hale getirmek için bildiriye ilave edilmiştir. Bu merkezin Yeryüzünden Silinesi İsrail’in soykırımını, vahşetlerini ve cinayetlerini kınayacağını sananlara en hafif ifade ile DEBİL  falan demek gerekir. Ortadoğu NATO’sunda yine Türkiye mutlaka bulunacak, ancak kararlarda sadece MOSSAD söz sahibi olacak, Türkiye yine GLOCAL FORUM’un sadece JANDARMASI olarak yaşamını sürdürecektir. Bu bildirge altına imza atmak, Sarı Gacı’nın İsrail Knesset’ini ziyaretinde “Arz-ı Mevud’da olmaktan mutluyum” demesinden bile daha ağırdır.
  • “Glocal FORUM'un bir şubesiyle işbirliği halinde Ankara'da çok kültürlülük merkezi kurarak pek çok kentteki çok kültürlülük ifadelerini desteklemek.”
İşte bu madde, Türkiye’deki bütün hainlere, uşaklara, onursuzlara şu müjdeyi vermektedir. Ankara’da kurulacak Çok Kültürlülük Merkezi, Forum yoluyla aklanmış bir MOSSAD Merkezi olacaktır. MOSSAD, Türkiye’deki bütün faaliyetlerini bu merkezde toplayabilecek ve Sivil Toplum Kuruluşu adı altında gözümüzün içine baka baka MELANETLERİNİ sürdürecek ve hatta arttıracaktır.  Burada bahsedilen “GLOCAL FORUM’un bir şubesiyle işbirliği” cümlesindeki ŞUBE’nin ne olduğunu gördüğümüzde buparagrafta ne kadar haklı olduğumuz da ortaya çıkacaktır.
  • “Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri ve UNESCO himayesinde bir uluslararası çok kültürlülük günü ilan edilmesi çağrısında bulunmak.”
Bu ifadenin açılımı ise, işgüzarlıktan da öte Küresel Eşkıya ABD’ye “NANİK” yapmaktan ve bir yandan da onun da ağzına bir parmak bal çalmaktan başka bir şey değildir. Çünkü BM, Dünya Bankası ve IMF gibi ABD’nin güdümünde olan ve ABD’nin, Küresel Şeytan İSRAİL’İn günahlarını temizleyen bir “Temizlikçi”den başka bir şey değildir. 
  • “Cehaletin yarattığı bölünmeyi daraltmak ve tehlikeli basmakalıp düşünceleri minimum düzeye indirmek için bir çok ülkede medyanın daha çok yer vermesini sağlamak.”
Cehalet, GLOCAL FORUM’a göre üniter devlet yapılarının yıkılması için yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri ile temasa geçmeye karşı çıkmaktır. Tehlikeli basmakalıp düşünceler, İSRAİL denen yeryüzünden silinesi bir devletin melanetlerine, vahşetine karşı çıkmak, insanı ve insai değerleri savunmaktır. Dolayısıyla GLOCAL FORUM, bu madde ile girdiği ülkelerdeki bölgesel ve yerel medyayı sindirme operasyonları başlatacaktır. Bunun müjdesi GLOCAL FORUM toplantısı yapılmadan önce bir kanun teklifi olarak TBMM’ne sunulmuştu. Bu tekliften amaç, özellikle merkezi hükümetlerin tam olarak kontrol edemediği yerel ve bölgesel yazılı medyayı kontrol altına almaya yönelik, gelirlerini düşürme hazırlığıydı. Doğal olarak GLOCAL FORUM maskesi altında ANKARA’da kurulacak MOSSAD ORGANİZE ŞUBESİ, yerel ve bölgesel görsel, işitsel ve basılı medya, özellikle de aslını inkar etmeyen, onursuzluğu ilke edinmemiş, insanlığın mutluluğunu hedef alanların ensesinde boza pişirecektir. Bu konuda, bütün dostlarımızın ve aynı safta yer alan kan kardeşlerimizin şimdiden gerekli tedbirleri alması gerekmektedir.
GLOCAL FORUM ardından (6)
Ülkemizde işlerin ve kişilerin ne hale geldiğinin en somut örneği olan Ankara Bildirisi, aslında SEVR’den de korkunçtur. Pek çok gazete Glocal Forum’dan, kendilerine emredildiği ve dikte ettirildiği gibi insani değerleri temel alan barışçı bir kuruluş olarak bahsederken; güya milli ve manevi davalara sahip çıkanlar da sadece GLOCAL FORUM’un katılımcıları üzerine yani işin serüven kısmına kafa yordu. Neredeyse hiçbir MEDYA kuruluşu Ankara Bildirisi’ni değerlendirmeye almadı. Halbuki Ankara Bildirisi, bu topraklar üzerinde TBMM’ni de aşarak birkaç sorumsuz belediye başkanı tarafından imzalanan bir Uluslar arası Antlaşma niteliğindeydi. Evet, yanlış duymadınız ve yanlış okumadınız; Ankara Bildirisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ÜNİTER yapısını, Türk Vatanı’nı, Türk Milleti’ni hedef alan Uluslar arası bir İHANET BELGESİ’dir.
İşte o İHANET BELGESİ’ndeki maddelerin devamı:
  • “Bütün katılımcılar, Avrupa'da farklı geçmişlerden gelen insanlar arasında daha iyi bir uyumu güçlendirmek isteğini beyan ettiler ki bu da Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne hızlı bir şekilde girmesiyle kuvvet bulacaktır.”
Bu madde, GLOCAL FORUM’un AB gibi; Efendiler, Memurları, Uşakları ve Köleleri gibi KAST’a dayalı bir kuruluş olduğunu özetlemektedir. Türkiye’nin Uşaklık ile Kölelik arasında bir yerde AB’ne girmesinin Glocal Forum’un işlerini kolaylaştıracağı ve hedefine daha çabuk varacağını ifade etmektedir. Çünkü, bu şartlar altında Türkiye, İSRAİL, ABD, AB, Glocal Forum’un istediği gibi Ortadoğu NATO’sunun beleş Jandarması, BATI ile İSRAİL’in son ana kadar ortaklaşa ilerleyecek emellerine alet olarak kullanılacaktır. Bu madde aynı zamanda GLOCAL FORUM’un Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni tanımadığı, T.C. Başbakanı’nı kale almadığı, Türkiye’de kendilerine muhatap olarak sadece İ.Melih GÖKÇEK’i gördüklerinin öz ifadesidir.
  • “Kültürel bölünmelere karşı tutumların gelişimini ölçmek ve bunu BM ve uluslararası camiaya bildirmek.”
İHANET ŞEBEKESİ, bu madde ile Türkiye’nin istedikleri yerlerinde istedikleri bütün araştırmaları izinsiz olarak yapmanın, bu araştırmalarda MOSSAD elemanlarını kullanmanın, gerektiğinde bu araştırmalar için bölgesel ve yerel MOSSAD istasyonları açmanın; bu araştırmalardan elde ettikleri her türlü sonucu pazarlamanın ve deşifre etmenin hakkını almıştır. İHANET ŞEBEKESİ’ne göre Türkiye artık, kimsenin tanımadığı ve kale almadığı görünürde bir hükümeti olan bir ülkedir. TBMM de, görünürde bir kurum olup, kale alınmasına gerek yoktur. Türk Milleti’nin değil, Türkiye halklarının tek temsilcisi de İ.Melih GÖKÇEK’tir.
  • “BM Genel Sekreterliği himayesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İspanya Başbakanı Jose Luis Rodrigoez Zapatero'nun ortak başkanlığında yürütülen Medeniyetler İttifakı girişimlerinin hedef ve amaçlarını desteklemek. Bu kapsamda, farklı kültür ve toplumları arasında anlayış ve diyaloga katkıda bulunabilmek için belediye başkanları ile yerel düzeyde işbirliği yapmayı taahhüt etmek.”
İHANET ŞEBEKESİ, bir bakıma İktidara ve iktidarın başına ‘var sen, kumda oynamaya devam et!’ demekte ve ilave etmektedir. Biz de Roma Klübü’nün Onursal Başkanı ve Gizli Dünya Hükümeti’nin onursal kralı Juan CARLOS’u tanıyoruz; onun görevlendirdiği bir Başbakan ile RTE’nin kumda oynamasını da anlayışla karşılıyoruz; çünkü onlar kumda oynarken de İSRAİL’in yüce değerlerine hizmet ediyor olacaklardır.
Ayrıca, İHANET ŞEBEKESİ, gerek Salya Sümük Efendi gerek diğerleri ile Türkiye’de yürüttükleri Dinlerarası Diyalog, Külterlerarası Diyalog, Medeniyetlerarası diyalog çalışmalardan beklenen sonuçları alamadıklarını ifade ederek, bundan sonra bu işlerin sorumluların birer SİTE DEVLETİ haline getirilmesi planlanan Belediyeler eliyle yapılmasının gerekliliğine işaret etmektedirler.
  • “Diyalog ve işbirliği yoluyla medeniyetler arasında köprülerin kurulmasını hazırlayacak bir gündem için gençleri desteklemek.”
Bu ihanet şebekesi örgüsünün örülmesi ve bütün alanın kılcal damarlar ve sinir uçları ile donatılması için, mutlak surette gençlerin kullanılacağını, gençlerin öne sürüleceğini, gençlerin ayaklandırılacağını ve gençlerin her türlü tehlikeye karşı korunacağını açıklamaktadır. Ayrıca bu madde ile, İHANET ŞEBEKESİ’ne katılmış ve katılacak belediyelerle gençlerin ve gençlik örgütlerinin maddi açıdan üst düzeyde destekleneceğini ilan etmektedir. Bu şebeke, muhtemelen toplumumuzda sosyo-ekonomik açıdan güçlü çevrelere hizmet eder ve onları desteklerken, gecekondu semtlerinden değişik vaatlerle kendine hizmet eder hale getireceği gençleri öne sürecek ve onları çatışmalarda vurucu unsur olarak kullanacaktır.
GLOCAL FORUM’un ardından (7)
GLOCAL FORUM’un 5nci toplantısından sonra yayınlanan “Ankara Bildirisi”nin içindeki melanetlere devam ediyoruz.
  • “Belediye başkanları ile sivil toplum arasındaki işbirliğinin rolü arttırılarak uluslararası ilişkilerde ademi merkeziyetçiliği güçlendirmek.”
Bu madde, özellikle Ortadoğu, Kuzey Afrika, Kafkaslar coğrafyasında parçalanarak devletçikler halinde yapılanması istenen devletler için, sivil toplum örgütleri ve belediyeler ile çalışarak parçalanma sürecini, hızlandırmak, federal ve konfederal yapıların oluşumunu hızlandırmak, teşvik etmek amacıyla bildiride yer almıştır.
  • “Yerel medya ifadesini ve onların arasındaki bağlantıları güçlendirecek bir GLOCAL medya merkezi kurmak.”
Ulusal Medya’yı kontrol altına alan GLOBAL EŞKIYA, artık yerel ve bölgesel medyayı da ilgi alanına alarak kontrolu dışında hiçbir gelişmeye izin vermemek için, alan kontrolunu sağlamaya yönelmiştir. Bu uygulamaya muhtemelen Türkiye’den başlanacak ve kurulacak Medya Merkezi sayesinde, GLOCAL EŞKIYA’nın sinir uçları Hakkari dağlarındaki çobana kadar yaklaşacaktır. Yerel, bölgesel ve ulusal medya böylelikle tek merkezden yönetilir, tek merkezden servis edilen haberleri yayınlar hale gelecektir.
  • “Her iki tarafın sivil kaybını önlemek için Ortadoğu'da cereyan eden krizin derhal barışçıl yolla çözüme kavuşmasını istemek.”
GLOCAL FORUM, bu madde ile Ortadoğu’daki vahşete sadece seyirci kalacağını, sivil kayıplar dışındaki her türlü terörün GLOCAL FORUM’un ilgi alanı dışında kaldığını, dolayısıyla İsrail Terörüne kapalı bir destek verildiğini dile getirmektedir.
  • “Yukarıda söz edilen bütün faaliyetleri kucaklayacak, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve GLOCAL FORUM öncülüğünde bir Ankara süreci başlatılacaktır.”
Türkiye’nin ve Ortadoğu’daki İsrail dışındaki bütün ülkeler hakkında gereğinin yapılması için başlatılan bu ŞER SÜRECE, “ANKARA SÜRECİ” adı verilmektedir. Ankara Bildirisi’nin tamamı dikkate alındığında, Ortadoğu, Kafkasya ve Kuzey Afrika NATO’sunun ana unsurunun ANKARA yani Türkiye Cumhuriyeti olacağı, ancak bu güç içinde Türkiye’nin rolünün, bu güce asker ve silah sağlamak olduğunu, kısaca Türkiye’nin bütün Şeytani ve İnsanlık Dışı kuruluşların Jandarması olacağı, Ankara Süreci olarak kayıt altına alınmıştır. Aslında “Ankara Süreci”, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türk Milleti’nin, Türk Vatanı’nın ve bütün mazlum ve/veya masum milletlerin İNFAZI SÜRECİ’dir.
  • “Ankara süreci, Filistin ve İsrail sorununa barışçıl çözüm gayretleri ile de GLOCALizasyon faaliyetleri yoluyla ilgilenecektir''
“Ankara Süreci” aslında İsrail’in bütün vahşi ve alçak politikaların “Öz Adıdır”, GLOCAL FORUM bu nedenle Ortadoğu’daki vahşet, zulüm ve kıyım karşısında görünürde tarafsız tavır takınacak ve bu tarafsız tavrı ile İSRAİL’in bütün melanetlerini “tarafsızlık” kılıfı altında destekleyecektir. Bu yapısı ile GLOCAL FORUM, tamamen materyalist ve Makyavelist politikaları benimseyen bir örgüt olarak, ilgi alanında hükümran olacak ve strateji ile hedeflerinden asla taviz vermeyecektir.
  • Bildirgenin sonuç bölümünde ise ''Ankara konferansının katılımcılarının, medeniyetler arasındaki bölünmeyi ortadan kaldırmak için medeniyetler arasında köprüler kurmaya çalışma kültürü sayesinde, sivil toplumlar arasında barışın tesisini geliştirmek için daha iyi anlayış, sosyal-ekonomik kalkınma, yerel yönetimler arasındaki kültürel, sanatsal ve teknik işbirliğini, artan diyalog ve çatışmaların çözülmesi konularını destekleyeceği'' vurgulandı.
  • GÖKÇEK, dünya barışına katkıda bulunmak amacıyla İslam, Yahudi ve Hıristiyan dünyasından katılımcıları Ankara'da ağırlamaktan ve konferansın ardından ''Ankara Süreci''nin başlatılmasından memnuniyet duyduğunu söyledi.
  • Ankara'nın medeniyetler arasında uzlaşma sağlayabileceğini belirten Gökçek, ''Belediye başkanları olarak bizler aramızda hükümetlerden daha fazla anlaşıyoruz. Bu nedenle çok kültürlülüğün ve medeniyetler arası uzlaşmanın sağlanmasında başarılı olacağımıza inanıyorum'' dedi.
Bu ifadeler, hem GLOCAL FORUM’un hem de davetçisi ve çanakçısının GLOCAL FORUM’un Merkezi Hükümetlerden daha önemli hale gelen Belediyelerin, ulusların ve devletlerin geleceğinde daha çok söz sahibi olacağını ilan etmektedir.  Dolayısıyla milletler, devletler ve hatta halklar arasındaki ilişkilerde Merkezi Hükümetler by-pass edilmekte, bütün yetkiler  Yerel Yönetimler’e aktarılmaktadır. Artık GLOCAL FORUM için, bölgesel tercihler önemlidir ve bu yolla da devletler ve ulusların çözülmesi sağlanacaktır. Bu durumdan sadece HOMOJEN uluslar etkilenmeyecektir (İSRAİL gibi))
GLOCAL FORUM’un ardından (8)
Bugüne kadar sizlere GLOCAL FORUM’un yazılmayan kısmını aktarmaya çalıştım. Yazdıklarımın bir kısmını da internet ortamına taşıdım. Üzülerek ifade etmem gerekir ki, zillinin “tanga”lı (1) görüntüsü, yazılanlardan daha önemli ki, yazımın okunma sayısının en az 20 katı “rating” almış. Bir ülkede insanlar eğer bir “tanga”lı popoya bu denli tutkun ve hayransa o ülkede hiçbir kutsal değerin önemi kalmamış ve o insanlar da o tanganın gizlediği (!) mabada layık demektir. Aslında buradan sizlere sunduğum, “Ankara Bildirisi” ile ilgili yorumlarım bir gün gerçekleştiğinde de acaba o insanlar “tanga”lı popoyu düşünebilecekler mi merak ediyorum? 
Ortadoğu “kan gölü” kimin umurunda? Bütün dünya İsrail’in soykırımını seyrediyor, bir gün sıra bize de gelir mi diyen yok! İnsanlar aç, susuz, elektriksiz, üç aydır sınırları kapatıldığı için çalışmaya gidemiyorlar; insanlar karınlarını doyurmak için tefecilerden faizle borç almak durumunda; bebeler aç; insanlık ruhunu teslim edemiyor, can çekişiyor… Bütün bunlar demek önemli değil ki, insanları milliyetçiyim-maneviyatçıyım deyip kandıran, oy avcılığı yapan siyasi fahişeler, fakirlere deyip yandaşlarına gıda, yakacak vs. yardımı yapan soysuzlar, tescilli canileri davet etmekte, ağırlamakta bir sakınca görmüyorlar. Ona oy veren, merhum Aziz NESİN’in milleti seyrediyor. İşin garibi, bunların oranları her geçen gün artıyor. Seçenler geri zekalı olunca, seçilenden de hayır beklemek komik oluyor.
Ankara’da, İsrail’in cinayetlerini, eşkıyalığını aklayan bir kurgu ve sonuç belgesi ile sonuçlanan GLOCAL FORUM’un son günü, Forum’un başkanı Uri SAVİR’in yaptığı açıklamalar oldukça alkışlandı. Kimler tarafından mı? Bindirilmiş ve eğitilmiş kıytlar tarafından; çünkü, aynı alkışlar ve aynı alkış şiddeti “pinokyo efendi”nin sunumu esnasında da aynıydı. Alkışlayanlar acaba neyi alkışladıklarını biliyorlar mıydı? Nasıl bilsinler ki, onların bildiği tek şey, o alkışlar karşılığında alacakları kemiğin ne kadar yağlı olduğundan başka bir şey değil ki… Ne diyordu Uri SAVİR:
  • “Bu konferans şimdiye kadar yapılanlara arasında en başarılısı”
  • “Batı ile İslam dünyası arasında ortaya çıkan düşmanlığın çok tehlikeli olabilir. Bu durum dünyayı uçurumun eşiğine getirebilir.”
  • İki medeniyet arasındaki yanlış anlamalar, yerel yönetimlerin gayretiyle ortadan kaldırılabilir. Bu nedenle Birleşmiş Milletler, GLOCALİZASYON çalışmalarına destek vermelidir.”
  • “Açıklanan bildirgeyle ‘Ankara Süreci’ başlamıştır. Bu çerçevede farklı ülkelerde gençler arasında ilişkileri geliştirecek çeşitli kültürel etkinliklerin düzenlenmelidir.”
Biz, Uri SAVİR’in bu sözlerini malum medyanın, satılmış gazetecileri gibi görüp geçiştiremeyiz. Çünkü, Uri SAVİR’in bu sözleri, TALMUT TEVRATI’na ve SİYON PROTOKOLLARI’na tamamen uygundur. Bu konuşmanın altındaki sır “MUSEVİ-İSLAM Dünyası” çatışmasının FİNAL’e bırakılmasından başka bir şey değildir.
Önemli olan, İslam Dünyası’nın GLOCAL FORUM kontrolunda Ankara Süreci ile Ankara Bildirisi’nde yer alan hususlara uygun olarak “Sahte Barış Ortamı” görüntüsü altında parça-parça edilmesidir. Bu bir zaman kazanma operasyonudur.
GLOCAL FORUM’un GENEL DEĞERLENDİRMESİ
  • Bu iktidarı Türkiye’de iş başına getirenler; onların üst yönetiminin icraatlarından memnun değildir. Bu üst yönetim de, kendisini iktidara getirenlere karşı “verdiği sözler” ile “tabanı” arasında sıkışmış durumdadır.
  • Onları iş başına getirenler artık onlardan vazgeçmişlerdir. Çünkü NEO-CON’lar, “yeşil kuşak” stratejisi ile istediğini tam olarak elde edememiştir.
  • Onlar kurulduğundan bu güne kadar çok büyük bir bela ile burun burunadır. Bu bela da iktidarın başının liderliğini “kerhen” kabul etmek zorunda kalan “pinokyo efendi”dir.
GLOCAL FORUM’un ardından (9)
Dün sabah www.anayurtgazetesi.com sitesini açınca karşımızda “sitenizi TİT tarafından HACK edildi” ibaresi ile karşılaştık. Neden? Kim? Diye iki soru sorduk kendimize ve son bir hafta içindeki bazı yazılarımızı inceledik. Efendi güya “Türkiye Haritası”na takmış mış, o harita Türkiye’yi bölmek isteyenlerin haritasıymış mış… Biz de yuttuk… Adımız gibi biliyoruz ki, “hacker” “pinokyo efendi”nin beslemelerinden biri. Bu gazetenin sitesi bugüne kadar pek çok kez saldırıya uğradı, HACK edildi, ancak, HACK edenlerin tamamı bu ülkenin düşmanları ve Türkiye’deki işbirlikçileriydi. Dolayısıyla, bu gazetenin sitesini milli ve manevi hassasiyeti olan birinin HACK etmesi inanılacak bir olay değildir.
Biz yine HACK edilmemizin gerçek gerekçesine dönelim yani GLOCAL FORUM melanetinin altındaki şeytani ilişkilere, beklentilere ve yapılanmalara…
GLOCAL FORUM’un GENEL DEĞERLENDİRMESİ
  • Onlar ABD’nin ve İSRAİL’in gözünden düştükçe, “pinokyo efendi” güçlenmektedir. Ancak, “pinokto efendi” hiçbir şeyi tesadüflere bırakmamak niyetindedir. Bu nedenle GLOCAL FORUM-İSRAİL-MOSSAD ilişkilerini geliştirmek için elinden geleni yapmış ve beşinci GLOCAL FORUM toplantısını, Ankara’ya taşıyabilmiştir.
  • GLOCAL FORUM’un arkasında MOSSAD, VATİKAN ve NEO-CON işbirliği vardır. Bu tespit, her üç yapının tamamının bu kuruluşu desteklediği anlamında ele alınmamalıdır; desteğin kurumların iç çekişmelerine taraf olanlarla sınırlı kalma ihtimali yüksektir.
  • Şimdilik yaklaşık 75 belediye ve 50 ülke ile yetinen GLOCAL FORUM’a çok yakında DİYARBAKIR, MARDİN, HAKKARİ, BATMAN, VAN gibi belediyelerin eklenmesi beklenmelidir. Daha doğrusu “Arz-ı Mevud”un sınırları içindeki bütün belediyelerin…
  • GLOBALİZASYON ile LOCALİZASYON’u bir arada ele alan GLOCAL FORUM, Türkiye’nin “tam başkanlık” sistemine geçişinde de lokomotif görevini üstlenebilir. Efendi bu güne kadar bütün “hane”lerde siyaset yapmıştır. Kendisini bir “hane”dekiler bile “vallahi, o bizlerden birinin çocuğu olamaz; yüz kişi bir araya gelsek ‘pinokyo efendi’ çıkartamayız” demektedirler. Ancak o iktidarın başından daha çok “milliyetçi rolü kesmekte”dir.
  • “Pinokyo efendi”nin bütün çabalarının sebebi iktidarın başı gözden düştüğünde iktidarın başına geçmektir; bu olmadığı taktirde olası BAŞKANLIK seçimlerinde gerekirse şimdiki iktidarın başının karşısında aday olup yarışı kazanmaktır. Çünkü, iktidarın başı “pinokyo efendiyi” saf dışı etmek için fırsat kollamaktadır. Pinokyo efendinin mevcut yerinin veliahdı ise, “ilin tüm yeşilliklerinden sorumlu” bir başka beslemesidir.
  • “Pinokyo efendi”nin arası, kendisine karşı çıkabilecek, kendi ipini çekebilecek, görevini yapması gereken ama yapmayan kurumlarla ev, arsa, villa, iş, ihale karşılığı satın aldığı alçaklar sayesinde çok iyidir. Ancak pinokyo efendiye bu yetmemektedir. Çünkü, efendi için sonun başlangıcı başlamıştır. Bu nedenle de onu Türkiye’de kurtarabilecek kimse olmadığından ve kalmadığından MOSSAD’ın kucağına sığınmıştır. Böylece ihanet merkezden sonra, yerelde de tescillenmiştir.
  • GLOCAL FORUM Türkiye’de Merkez Teşkilatlanmasını kendine bağlı diğer mihraklara tamamlattırmış, yerel yönetimlere yönelmiştir. Muhtemele bundan sonraki aşamada bu teşkilatlanma, iktidara bağlı belediyelerden pinokyo efendiye yakın olanlar ile Kürtçü Faşistlere ve ayrılıkçılara bağlı belediyeler üzerinde yaygınlaştırılacaktır. Böylece LOCAL olarak elde edilen kale içi unsurlarla Türkiye kalesi, GLOBALİZASYON’un kucağına tamamen atılacaktır.
  • Başlangıçtan itibaren GLOBALİZASYON tarafımızdan micro-nationality, micro-safety, micro-security, micro-intelligency, micro-defence… olarak tanımlanagelmiştir. Çünkü, GOLOBALİZASYON için altyapıyı oluşturan LOCAL taşların sağlam ve mümkün olduğunca küçük olması gerekmektedir. Bu strateji, özellikle Türk-Arap-İslam halklar üzerinde “liderlik, önderlik ve güya bağımsızlık” özlemlerini büyük ölçüde gidereceğinden, geniş taraftar kitlesi bulabilecektir. Kısaca GLOBALİZASYON’un GLOCALİZASYON ile sağlamlaştırılmasındaki en önemli unsur, AJAN temininde de geçerli olan KİŞİSEL HIRS VE BEKLENTİLERİN kısmen sağlanması anlayışıdır. GLOCALİZASYON bu stratejisi ile her şehirde adeta birer DEVLET BAŞKANI yaratmış olacaktır. Bu sistemin geliştirilmesinin altındaki en önemli düşünce ise MERKEZİ DEVLET OTORİTESİ’nin zayıflatılması ve YETKİNİN MERKEZDEN YERELE DEVİR EDİLMESİ çalışmalarıdır. Kısaca, GLOCAL FORUM tabiri caizse SİTE DEVLETLERİ oluşturmanın öncü gücüdür. Gelişmekte olan ve yönetimleri dış güçler tarafından belirlenen ülkeler, gelişmiş ve patron ülkeler tarafından artık o ülkenin milli hazinesi ile değil, belediyelerin kasalarındaki varlıklarıyla soyulacaklardır.
  • Bu çalışmalar için medyadan da yardım isteyen GLOCAL FORUM’un Türkiye’deki yerel medyaya sızma ve sızdıklarını yüksek para transferi ile bağlama çalışmaları içinde olacağı düşünülmelidir. Özellikle her ilde bir yerel gazete, bir yerel radyo ve bir yerel TV kanalı ile o bölgede en yüksek reytingi olan bir bölgesel gazete, bir bölgesel radyo ve bir bölgesel TV yine GLOCAL FORUM’un hedefi olacaktır. Özellikle “dezinformatsiya” ustası David KIMCHE’nin bu tür alan çalışmalarından vazgeçemeyeceğini düşünmek, alınabilecek tedbirlerin boyutunu da belirleyecektir.


Kaynak: anayurt

Bu haber 5750 kez okunmuştur.
YORUMLAR:
Henüz yorum yapılmamış.
DİĞER KÜRESEL ŞEBEKELER HABERLERİ
19.07.2010 15:44 Fiili Kuzey Kürtdistan Devleti-Mustafa Yıldırım
07.07.2010 02:34 Faili Meçhullerin Sorumlusu, Çetin Altan'ın Yanaşma Torunu - Sabahattin Önkibar
01.07.2010 02:00 Masonluğun Pilot Bölgesi Türkiye Olacak - Bedia Ceylan Güzelce
29.06.2010 05:04 Bu Yazıyı Okumadan Rahim Ağzı Kanseri Aşısı Yaptırmayın - Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
25.06.2010 10:00 Avustralya'da Maden Şirketi Vesayeti
18.06.2010 02:33 Attila İlhan'ı Anarken Batı'nın Deli Gömleğinde Türkiye - Banu Avar
15.06.2010 02:00 Ufkun Ötesi - Galip Türkmen
11.06.2010 03:23 Türkiye'nin Üçte Biri Maden İçin Tahsis Edildi - Yusuf Yavuz
08.05.2010 13:52 Küresel Sermayey Tavır Alan Ya Morga, Ya Silivri'ye, Ya da You Tube'a - Açık İstihbarat
28.04.2010 12:04 İsmiyle Müsemma Doğramacı'nın Ardından - Kerem Doksat
22.03.2010 02:13 Trabzon'da Siyonist Oyunları - Hakan Yılmaz Çebi
08.03.2010 12:06 Bülbülderesi Mezarlığının Gizli Kalmış Sırları - Salim Meriç
19.02.2010 01:24 Borç Saklama ve Gelirlere El Koyma Operasyonları
17.02.2010 14:09 ABD'nin Sırrı ve Derin Türk Tarihi - Muammer Karabulut
16.02.2010 01:15 Diyalogcu Nurcular ve Üstadları - Mehmet Emin Koç
16.02.2010 01:00 Kabala ve Said Nursi - Ufuk Günaç
11.02.2010 20:36 Açık İstihbarat Uyarıyor : Yeni ABD Dolarına Hazır Olun
04.02.2010 00:30 Bülent Arınç Mason mu?
13.01.2010 15:55 Siz Bu Haberi Daha Önce Okumuştunuz - Açık İstihbarat Özel
06.01.2010 18:25 İlaç Mafyasının Doktorlarını Tanımadan Grip Olmayın
2004-2010
Açık İstihbarat