AKP'nin ortadan kaldırdığı düzenleme, “Nereden Buldun?” sorusunun sorulmasına dayanak olan yasa maddeleriydi! “Nereden buldun”un kaldırıldığı tarihte en küçüğü 12, en büyüğü 30 yaşında olan, çoğu da 1980'den sonra doğan girişimci çocuklar, ilk AKP hükümetinin kurulduğu 18 Kasım 2002 tarihinden itibaren bugüne değin on sekiz adet limited ya da anonim şirket kurdular! 2008 yılı itibariyleyse şirketlerinin sermayesi 30 milyon YTL'yi aşmıştı.
AKP'nin ortadan kaldırdığı düzenleme, “Nereden Buldun?” sorusunun sorulmasına dayanak olan yasa maddeleriydi!
“Nereden buldun”un kaldırıldığı tarihte en küçüğü 12, en büyüğü 30 yaşında olan, çoğu da 1980'den sonra doğan girişimci çocuklar, ilk AKP hükümetinin kurulduğu 18 Kasım 2002 tarihinden itibaren bugüne değin on sekiz adet limited ya da anonim şirket kurdular! 2008 yılı itibariyleyse şirketlerinin sermayesi 30 milyon YTL'yi aşmıştı.
Karar Mudanya ilçesine bağlı Zeytinbağı Beldesi’nin Belediye Meclisi’ne aitti ve beldenin adı Trilye olarak değiştirilmiş, İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanmıştı! Peki 8 yıl içinde neler olmuştu da İslamcı iddialarla yayınlanan Yenişafak gazetesi bile haberi, “Trilye’ye iadei itibar” başlığıyla verebiliyordu. Yani Türkiye’de bir belde, Türkçe Zeytinbağı olunca itibarsız, Rumca Trilye olunca itibarlı oluyordu Yenişafak’a göre!
Yapılan mezalimden diğer düşman kuvvetleri bile rahatsız oldu. Savunmasız Müslüman halka yapılanlara dayanamayan Rus Başkomutanı, “Bütün bu hallere son verilmezse Müslüman halka silâh dağıtmak zorunda kalacağını” söyledi. Yine bunlardan birinde Rus Albayı Griasnoff, genç bir Ermeni kızını bir caminin avlusuna götürerek Ermenilerin yaptığı mezalimi göstermiş, yapılan iş karşısında üzüleceğini beklediği Ermeni kızın büyük bir zevkle kahkaha attığını ve yapılan işi beğendiğini söylemesi karşısında, bu Ermeni kızdan tiksindiğini ifade etmişti.
Yatırımları Manisa’da yoğunlaşan Zorlu(Vestel), sanayi yatırımlarını geliştirmek varken, İstanbul’da emlak yatırımına girişti. 2007’de, Levent Karayolları arsasını Özelleştirme İdaresi’nden 800 milyon dolara aldı. 83 bin metrekarelik araziye, AKP’nin inayetiyle, 683 bin metrekarelik inşaatı,hukuku da çalımlayarak, dikti (oysa hak, 240 bin metrekaredir) ve İstanbul’un hem dokusuna, hem geleceğine hayrı olmayan, ama kendisine devasa rant sağlayacak beton yığınını yarıladı bile. Kabahat Zorlu’da mıdır?
Ülkenin deprem kuşağında olması ve binlerce vatandaşın hayatının risk altında olması hükümet için fırsata dönüştü. Bu konuda atılacak en büyük adımlardan biri olarak düşünülen “Âfet riski altındaki alanların dönüştürülmesi” hakkındaki yasa tasarısında sona yaklaşıldı. Yeni yasa kendinden önceki hiçbir imar ve çevre yasasını tanımayacak denli büyük yetkilerle donatılacakken, ülkenin anahtarları adeta TOKİ’ye teslim edilecek.
"İktidarı kaybetsek dahi rant sürecek"
(Açık İstihbarat : Türkiye'nin en değerli kalemlerinden Uğur Mumcu anısına geçen sene kaleme aldığımız yazıyı tekrar hatırlatıyoruz.)
----------------------------------------------------
Mumcu suikasti sonrası Cumhuriyet yükseldi. Şeriat korkusu derinleştirilip 28 Şubat'ın önü açıldı. Dink suikasti sonrası Taraf yükseltildi. Milliyetçilik/Ulusalcılık korkusu derinleştirilip "Ergenekon" darbesinin önü açıldı.
Bu topraklardaki Yahudilerin de kendi içindeki bölünmelere dair de son yılllarda bir çok tez ortaya atıldı. Fakat ilk defa, küresel elitlerle dirsek temasındaki bir Yahudi kendi soyundan birilerini açıkça hedef gösteriyor. İshak Alaton'un , Radikal gazetesine verdiği demeçte, Türkiye'deki azınlıklarından kovulmasından Selanikli dönme Yahudileri sorumlu tutması ve "en azılı İttihatçılar bunların içinden çıktı" demesi yukarıdaki teze somut bir kanıt. Ayrıca bugün Türkiye Cumhuriyet'ine açıkca cephe açmış elitlerin rövanşist ruh halini de itiraf ediyor İshak Alaton.
Malatya Zirve Kitabevi cinayeti failleri kim?
- Danıştay yargıcını katletmekten Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahkûm edilmiş olan Alparslan Arslan kim?
- Hukuk Fakültesi yıllarından beri BBP militanı, Fethullah Gülen’in Işık Evleri’nde yetişmiş, cinayetten önce Bulgaristan’da “Türk asıllı” bir Bulgar Ordusu albayı ile ilişkili olduğu MİT’in İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yolladığı yazıda belirtiliyor.
Hrant Dink hakkında söylecekleri varmış... Onun hakkında en son söz söyleyecek kişidir Ali Bayramoğlu. Bağımlı ya da bağlı olduğu sermaye gruplarından bağımsız söz söyleyemeyeceği için susmalıdır da!
Ama konuşmalıdır!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kolon kanseri tedavisi gördüğüne ilişkin kamuoyundaki şüphe ve rivayetler, Mehmet Ali Birand'ın kendisine açıkça "kanser misiniz?" sorusunu yöneltmesine ve "değilim" yanıtını almasına rağmen bir türlü son bulmuyor.
Tayyip Erdoğan'ın televizyon programlarına çıkmadan önce "sorulmaması gereken soruları" dikte ettirdiği bilindiğinden, Birand'ın bu sorusunun 'danışıklı' olmadığını düşünmek pek mümkün değil.
“Ermeni Tehciri” ve sonrasında yaşanan mukatelelerde, sorumlu arıyorlarsa kapitalist hanedanlara baksınlar. Yani ben bunu inceleyeceğim, şimdiden söyleyeceklerim de var ama, bunları söylemiyorum. Şu kadarına belki değinilebilir; TÜSİAD'ın en önemli isimleri Ermeni çiftliklerine, Ermeni topraklarına, Ermeni servetlerine el koyarak bu duruma geldiler. Şimdi ülkeyi mezata çıkaranlar da bunlar. Bu yapıyı iyi analiz etmek lazım.
O yüzden size 2012'de gerçeleşecekleri yazacağım. Bazıları ilginç bazıları sıradan. Fakat yine de yazının sonunda bir kehanet var sizlerle paylaşmak istediğim. Riskli ama önemli. Başlayalım... 2012 yılında....
Gelişini önceden haber veren bu lüks topuk sesine kaliteli bir parfüm ve kusursuz bir makyaj eşlik ediyordu...Koridorun başında beliren kadın, güvenlikçilerle didişip duran topluluğa yaklaştı.
Makyajlı dudaklar aralandı, ince ve buyurucu bir ses, "Çekilir misiniz, benim salona girmem gerekiyor" dedi...
Saatlerdir kapıda çene patlatan avukatlar, gazeteciler, tutuklu yakınları, vatandaşlar, hatta özel güvenlik görevlileri bir an aralarındaki tartışmaya son verip "Bu da kim?" der gibi birbirlerine baktılar.
Son soz olarak, CIA ve NSA son sekiz yildir Turkiye uzmani ve Turkce bilen kisileri ise almak icin cok sayida ilan verdi. Hic dusundunuz mu nicin muttefik bir ulke, NATO uyesi bir dostu icin bu tip ilanlar verir? Ciddiyetle dusunmenizi tavsiye ederim. Ayrica ABD’den 2001-2005 yillari arasi Turkiye’ye donen siyasileri, gazetecileri ve Turkiye kokenli bazi kisileri iyi takip etmenizi oneririm,sakın faust olmasinlar…..
Özdemir ve Aytaç’ın “tasfiyesi”nde, Genelkurmay Başkanlığı’nın ısrar, talep veya rolü olmuş mudur?
Öyleyse iktidar, bugüne kadar Genelkurmay’ı iplemezken, neden harekete geçmiştir?
Her neyse ne, ama şu açık, Orhan Özdemir meselesi Orhan Özdemir’den, Önder Aytaç meselesi de Önder Aytaç’tan ibaret değil!..
Bu soruya AKP yandaşları; “günümüzde kendisinden hesap sorulamayanlar yargı önünde hesap veriyor” gibi süslü ama içi boş bir hediye paketi ile cevap veriyor.
Evet, cevap gerçekleri yüzeysel olarak doğruluyor. Ancak dediğim gibi paketin içi boş! “Ötekiler” yargının bağımsızlığını sağlamak yerine; karşı olduklarını, yanlışlıklarını dile getirdikleri “düzeni” daha da “düzensiz” hale getirdiler.